18.06.2018, 00:10 223

BABAM ABDÜLFETTAH HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Babam Rahmetli, “… Aman oğlum” derdi; “aman koçum… Canımsın, gözümsün... Aç kal, ama hiç kimselere ‘açım’ deme… Kimseye yalakalık, dalkavukluk yapma… Onurundan, gururundan ve dürüstlüğünden kimseye ödün verme. Mal, mülk, para, pul, gelir de gider de… Mevkii/makam da öyle… Ama onur var ya onur; onur bir kez gitti mi, bir daha geri gelmez. Aman oğlum, aman koçum dikkat…” derdi.

Ben ve iki kardeşim, hep bu telkinlerle büyüdük.

Sosyal bir insandı Rahmetli.

Gönül adamıydı, sohbet adamıydı.

Sanata hayran, sanatçıya saygılı, her şeyin en iyisine, en güzeline sevdalı bir seçkinciydi.

Münir Nurettin Selçuk ve Müzeyyen Senar hayranıydı. Bu sanatçılarımızdan söz ederken, adlarının ardına ‘Bey’ ya da ‘Hanım’ tamlamasını eklemeye özen gösterirdi.

Rahmetlinin bu tavrı, bizi de etkilemiş olmalı ki; biz de “Münir Nurettin Bey, Müzeyyen Hanım” diye anar olmuştuk bu sanatçılarımızı; hâlâ da öyle anarız.

* * *

Babam Rahmetli de benim gibi bankacıydı.

Bankacılık stresli ve sıkıntılı meslektir. Sabahı başka, öğleni başka, akşamı bir başka derttir.

Kendini bedenen ve ruhen, bu stresten uzak tutamayan; o stresi bankada bırak(a)mayıp, evine taşıyan bankacının, işi zordur.

İşte bu aşamada, “içki illeti” girer devreye…

Mesai sonrası bir iki duble atıp, rahatlamazsa; o stres, sabaha kadar boğar o bankacıyı.

Rahmetli babam da stresini böyle atardı.

Güzel insandı babam.

Ben de babayım ama çok istememe, hatta onun gibi olmak için büyük çaba sarf etmeme karşın onun gibi bir baba olamadım hiçbir zaman.

Babam, hem babaydı, hem de iyi bir eğitmen.

Baba gibi babaydı yani.

Otoriterdi, sert görünüşlüydü ama bir o kadar da yufka yürekliydi.

Yerine göre baba, yerine göre arkadaştı bizimle.

Bize hissettirmeden de öğretmen…

Ebeveynlikle, arkadaşlık arasındaki o ince çizgiyi çok dikkatli kullanırdı. Kendisini rahatsız eden, üzen bir konuda; kaşlarını çatıp, gözlerimizin içine içine bakması; babalığını öne çıkarıp, arkadaşlığını geri plana ittiğinin göstergesiydi.

Böyle durumlarda, sessiz sedasız yok olurduk ortalıktan!

Bize göre daha imtiyazlı olan küçük kardeşimizden, “tamam, yumuşadı” tiyosunu almadan da gözüne görünmezdik.

* * *

Babam Rahmetli, “… Aman oğlum” derdi; “aman koçum… Canımsın, gözümsün... Aç kal, ama hiç kimselere ‘açım’ deme… Kimseye yalakalık, dalkavukluk yapma… Onurundan, gururundan ve dürüstlüğünden kimseye ödün verme. Mal, mülk, para, pul, gelir de gider de… Mevkii/makam da öyle… Ama onur var ya onur; onur bir kez gitti mi, bir daha geri gelmez. Aman oğlum, aman koçum dikkat…” derdi.

Ben ve iki kardeşim, hep bu telkinlerle büyüdük.

Sosyal bir insandı Rahmetli.

Gönül adamıydı, sohbet adamıydı.

Sanata hayran, sanatçıya saygılı, her şeyin en iyisine, en güzeline sevdalı bir seçkinciydi.

Münir Nurettin Selçuk ve Müzeyyen Senar hayranıydı. Bu sanatçılarımızdan söz ederken, adlarının ardına ‘Bey’ ya da ‘Hanım’ tamlamasını eklemeye özen gösterirdi.

Rahmetlinin bu tavrı, bizi de etkilemiş olmalı ki; biz de “Münir Nurettin Bey, Müzeyyen Hanım” diye anar olmuştuk bu sanatçılarımızı; hâlâ da öyle anarız.

* * *

Babam Rahmetli de benim gibi bankacıydı.

Bankacılık stresli ve sıkıntılı meslektir. Sabahı başka, öğleni başka, akşamı bir başka derttir.

Kendini bedenen ve ruhen, bu stresten uzak tutamayan; o stresi bankada bırak(a)mayıp, evine taşıyan bankacının, işi zordur.

İşte bu aşamada, “içki illeti” girer devreye…

Mesai sonrası bir iki duble atıp, rahatlamazsa; o stres, sabaha kadar boğar o bankacıyı.

Rahmetli babam da stresini böyle atardı.

Güzel insandı babam.

Ben de babayım ama çok istememe, hatta onun gibi olmak için büyük çaba sarf etmeme karşın onun gibi bir baba olamadım hiçbir zaman.

Babam, hem babaydı, hem de iyi bir eğitmen.

Baba gibi babaydı yani.

Otoriterdi, sert görünüşlüydü ama bir o kadar da yufka yürekliydi.

Yerine göre baba, yerine göre arkadaştı bizimle.

Bize hissettirmeden de öğretmen…

Ebeveynlikle, arkadaşlık arasındaki o ince çizgiyi çok dikkatli kullanırdı. Kendisini rahatsız eden, üzen bir konuda; kaşlarını çatıp, gözlerimizin içine içine bakması; babalığını öne çıkarıp, arkadaşlığını geri plana ittiğinin göstergesiydi.

Böyle durumlarda, sessiz sedasız yok olurduk ortalıktan!

Bize göre daha imtiyazlı olan küçük kardeşimizden, “tamam, yumuşadı” tiyosunu almadan da gözüne görünmezdik.

* * *

Manevi değerler, doğduğu topraklar, akrabaları, “dostum” dediği arkadaşları çok önemliydi onun için…

Bıkmadan, usanmadan; her yerde, her ortamda inandığı bu değerleri ve de bu ilişkilerini, bize de aşılamaya çalışırdı…

Şimdi üç kardeş, her bir araya geldiğimizde o günleri anımsayıp; kâh hüzünleniyor, kâh gülümsüyoruz.

Şu an ağabeyim, büyük bir bankamızın genel müdür yardımcılığından emekli. Küçük kardeşim de makarna sektöründe faaliyet gösteren büyük firmalardan birinin Genel Müdürü.

Üçümüz de altmışlı yaşları devirip, yetmişli yaşlara merdiven dayadık.

Üçümüz de çocuklarımızı evlendirip, torun sahibi olduk.

Üçümüz de dedeyiz yani..

Ama üçümüz de hâlâ babamızı arıyor, babamızı özlüyor, onun gibi baba olmaya özeniyoruz.

Daha da önemlisi;

“Keşke hayatta olsa da, (başımızda kavak yelleri eserken, dinlemekten gına gelen) kelimesi kelimesine ezberlediğimiz bitmek tükenmek bilmeyen o öğütlerini yinelese…” diyoruz.

“Bugün onurumuzla, gururumuzla, başımız dik geziyor, kimseye eyvallah etmeden yaşıyorsak; bütün bunları, o telkinlere borçluyuz…” diyoruz.

“Bugün insanlarımızı seviyor ve sayıyorsak, çevremize karşı duyarlıysak, fırsatçı, fesat, hain değilsek; paylaşımcı ve katılımcıysak, bunları O’na borçluyuz…” diyoruz.

“Her baba, babamız gibi olsa, toplumun çehresi değişirdi…” diyoruz.

Ve…

Ve babamızla gurur duyuyoruz.

… …

Yıldızlar yağsın üzerine, ışıklar içinde uyu Güzel İnsan..

Babalar Günün kutlu olsun…

Yazarın notu; Bu vesileyle tüm babaların ve baba adaylarının “Babalar Gününü ve tüm okurlarımın Ramazan Bayramını en içten duygularımla kutlar saygılarımı, sevgilerimi sunarım…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
-11°
parçalı az bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@