Yıllardır sosyal medyada Baaddin fırtınası esiyor. Günlük olayları esprili bir dille karikatürize ederek yorumlayan çirkin adam Baaddin’i çok seviyorum.
Umarım, siz de seversiniz.
-Allah ile konuşmak istiyorsan, sessiz bir köşeye geç konuş. O seni işitecektir.
Eğer onu görmek istiyorsan, araba kullanırken SMS yolla…
-İşine geleni yapana erkek, kafasına koyduğunu yapana kadın denir.
-Rahip kilise duvarına, “Günahlardan yorulduysan içeri gir” yazılı bir afiş asmış.
Bir süre sonra yazının altına rujla “Yorulmadıysan şu numaraya telefon et” yazılmış.
-Bu moral Çin malı mı lan? Herkesin bozuk…
-Seni, sana anlatsam, “kim bu geri zekalı?” dersin.
-Zengin olmanın üç yolu vardır. 1) Kader, 2) Peder, 3) Kayınpeder..
-Fazla makyaj yapan kıza kaportacı Mahmut abinin yorumu; bu kadar boya varsa kesin darbe almıştır.
-Kadına “şişmansın” desen kızar. Ama, “senin zayıf noktan yok” desen sevinir. Söyleyiş şekli önemli.
-Rakı geçmişe, kahve geleceğe, çay her şeye içilir.
--Bence bütün boşanmaların sebebi, evlilik.
-Askerliğin 12 aya düştüğünü duyan kadınlar askere gitmek istiyorlarmış. Kadın milleti indirime dayanamıyor arkadaş.
-Gökyüzüne bakan fotoğraflı parti liderlerine sesleniyorum: Biz aşağıdayız…
-Ulan kız yurdu havaya uçsa, benim kollarıma bekçi düşer.
-Şimdi anlıyorum Mona Lisa tablosunun neden bu kadar sevildiğini, kadın konuşmuyor...
-70 yaşında teyze çıkmış evlendirme programına, neymiş efendim, elektrik alamadım. Sen dua et nefes alıyorsun TEYZEEE…
-Canım daha sen çantada çalan telefonu bulamıyorsun, ondan sonra da kalkmış, “aradığım erkeği bulamadım” diye ağlıyorsun, kıyamam..
-Erkek hata yapar, kadın kızar, erkek özür diler. Kadın hata yapar, erkek kızar, kızdığı için erkek özür diler. Mekanizma tam olarak bu…
-Bir kızın en mutlu günü düğün günüdür. Düşünsenize, sabah uyanıyor ve ilk defa ne giyeceğini biliyor. Bize de mutluluk dilemek düşer.
-Kadınlar ne ister sorusunu 100 kadına soramadık. Çünkü ilk sorduğumuz kadın hâlâ susmadı.
Bayan okurlar kusura bakmasın, Baaddin, hep erkek tarafına yontmuş.
Ne de olsa erkek adam Baaddin!
FATİH SULTAN MEHMET EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KLASİK TÜRK MÜZİĞİ TOPLULUĞU’NUN YAZA MERHABA KONSERİ ÇOK GÜZELDİ.
29 Mayıs Perşembe akşamı Kemani ağabeyim Yozgat’lı Recai Bülent Duruer’in davetlisi olarak, Zübeyde Ana Öğretmen evinde, İstanbul’da ilk defa mekânik seslerden arınmış sazlar eşliğinde yapılan muhteşem bir konsere tanık oldum.
Sazların doğal seslerini ne kadar özlemişim. Zübeyde Ana Öğretmen evinin aküstiği çok güzel olduğu için sazların kulağa hoş gelen nağmelerini nefes almadan izledik.
Seyfettin Osmanoğlu’nun Bayâti peşreviyle başlayan konserde koro ve solistlerden Bayâti, Hicaz, Nihavent ve Kürdülihicazkâr makamında çok sevilen şarkılar dinledik.
Nurcan Köymen Karataş’ın sunduğu bu güzel konsere sazlarıyla can veren, sesleriyle hayat veren doktor, ebe, hemşire, sağlık personeli ve değerli şef Kaya Karataş üstadıma ne kadar teşekkür etsek azdır.
Müzik ruhun gıdası, hayatın sevdasıdır,
Yüce Tanrı makamı, insanlık duasıdır,
Müzikle yüceldikçe olgunlaşır insanlar,
Müzik bâki âlemde uygarlık mirâsıdır…(Mehmet Özata)
18 Haziran 2014

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol