Uzun zamandan beri hayatın-gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat, her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu.
Sonra hayat başlayacaktı.
Sonunda anladım ki, bu engeller benim hayatımdı.
Mutluluk bir yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için ona daha fazla değer verin.
Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse, okulu bitirene kadar, yüz milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar, çocuklarınız evden ayrılana kadar,
İşe başlayıncaya kadar, evlenene kadar,
Ev alana kadar, yeni bir araba alana kadar,
Borçlarını ödeyene kadar,
Yaza kadar, kışa kadar,
Emekli olana kadar,
Ve ölene kadar…
Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz an’dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin…
Mutluluk bir yarış değil, bir yolculuktur.
Unutmayın, yarın kimseye vaad edilmemiştir.

Bahar zamanları ne kadar hoştur,
Gül kokularıyla kuşlar sarhoştur,
Gönül yakar incesaz nağmeleri,
Ama yoksa yârin, hepsi de boştur…(Şiraz’lı Şeyh Sâ’di)

Jean Jacques Rousseau (1712-1768) der ki ;
Hayatımızın dörtte biri kullanılmasını bilmeden, sonuncu dörtte biri de, kullanma kudretimiz tükendikten sonra geçiyor.

Bir taş bulamazsın ki doğu ovalarında,
Küfretmesin bana da, benim zamanıma da,
Yüz adım yürü bak, bir dertli insan görürsün,
Bunalmış, otura kalmış yolun kenarında… ( Ömer Hayyam)

Hayyam dedi “ Mehmet sen rubaiye devam et”,
El âlem ne derse desin, felsefededir hikmet,
Roman hayal kurgudur, yaşanmamış hayattır,
Fazla söze ne hacet, dörtlüktedir marifet…(Mehmet Özata)

Korkunç bir kasırga, gök gürültüsü ve ardı ardına patlayan şimşeklerle bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında koşarak okula gitmeye çalışan kızını arabasına alan anne, “ yavrum kusura bakma, yağmur ani bastırdı, bu yüzden sana yetişemedim. “Peki, sen her şimşek çakışta neden durup gülerek gökyüzüne bakıyordun?” diyen annesine kızı” anne Tanrı flaşlarını patlatarak resmimi çekiyordu, ben de poz verdim.” dedi. 26 Şubat 2014

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol