“Deniz’lerin özlemini duyduğu dünyayı kuracağız”

68 kuşağı önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 42. yıl dönümünde Çorum Emek Gençliği tarafından anıldı. “68’den bugüne Denizlerce çoğalarak yarınlara yürüyoruz” pankartını açan gençlerin eylemine EMEP İl Başkanı Hikmet Aydın, Merkez İlçe Başkanı Cafer Gökmen ve parti üyeleri de destek verdi.

“Deniz’lerin özlemini duyduğu dünyayı kuracağız”

68 kuşağı önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 42. yıl dönümünde Çorum Emek Gençliği tarafından anıldı. “68’den bugüne Denizlerce çoğalarak yarınlara yürüyoruz” pankartını açan gençlerin eylemine EMEP İl Başkanı Hikmet Aydın, Merkez İlçe Başkanı Cafer Gökmen ve parti üyeleri de destek verdi.

06 Mayıs 2014 Salı 22:38
“Deniz’lerin özlemini duyduğu dünyayı kuracağız”

68 kuşağı önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 42. yıl dönümünde Çorum Emek Gençliği tarafından anıldı. “68’den bugüne Denizlerce çoğalarak yarınlara yürüyoruz” pankartını açan gençlerin eylemine EMEP İl Başkanı Hikmet Aydın, Merkez İlçe Başkanı Cafer Gökmen ve parti üyeleri de destek verdi.

Migros önünde toplanan gençler Pirbaba Parkı’na kadar yürüdüler. Gençler skık sık “Yusuf-Hüseyin-Deniz sürüyor, sürecek mücadelemiz”, “Yaşasın tam bağımsız demokratik Türkiye”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “Deniz’den Erdal’a gençlik emeğin saflarında”, “Faşizme ölüm, halka hürriyet” sloganlarını attı.

Basın açıklamasını okuyan Berkay Yıldız, 6 Mayıs 1972’nin Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın katledildiği tarih olduğunu belirterek, aynı zamanda üç yıl önce vefat eden Denizlerin ağabeyi ve avukatı, Türkiye devrim mücadelesinin yılmaz savaşçılarından olan Halit Çelenk’i de sonsuzluğa uğurlayışlarının yıl dönümü olduğunu söyledi. Yıldız, “Bizler her 6 Mayıs’ta Denizlerin idamını lanetleyip anmalar düzenliyor, onların bıraktığı mirası büyütmek, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının açtığı mücadele bayrağını ileri taşımak için azim ve kararlılığımızı yeniliyoruz” dedi.



Deniz ve arkadaşlarının düzene ve emperyalizme karşı mücadele verdikleri için, ezilen işçi-emekçi halkın yanında yer aldıkları için, Türk ve Kürt halklarının kardeşliğini savundukları için ve en nihayetinde özgürlüklerin olduğu bir ülke talep ettikleri için 6 Mayıs sabahı idam edildiklerini belirten Yıldız, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Denizleri; kapitalizmden kopan gençliğin sosyalizme yönelmesini engellemek için asanlar, şimdi bu yönelimi durduramayınca daha sinsi bir siyaset izliyorlar. Halkın değerlerinin, sevdiklerinin gölgesine sığınarak politika yapıyorlar. Onları anlamsızlaştırarak istismar etmek bir burjuva siyaseti tarzı olarak karşımıza çıkıyor. İşçi sınıfını sömüren kapitalist düzenin başındakiler, emek haklarından söz etmek zorunda kalıyorlar; düne kadar halk düşmanı ilan ettikleri Nazım Hikmet'e, Aziz Nesin'e diğer aydınlarımıza rağbet ederek muhaliflerine yanıt veriyorlar.

Devlet aradan 42 yıl geçmesine rağmen hala o günleri yaşatmaktadır. Denizleri idam ettikleri gibi Gezi direnişinde polis terörüyle 8 gencimizi katletmiştir. 42 yıl önce faili meçhullerin yaşandığı gibi bugün de Ethem'in, Ali İsmail"in, Medeni'nin katilleri hala devlet tarafından saklayıp korunmaktadır.



“BARIŞ, DEMOKRASİ VE BAĞIMSIZLIK İÇİN YÜRÜYORUZ”
Burjuva partileri ve politikacıları emekçi halkın çıkarlarıyla, bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesiyle bir ilgisi bulunmamalarına rağmen, politik bir ikiyüzlülük içinde halkın şairi Nazım Hikmet’i, emperyalizme karşı mücadelenin simgesi Che Guevera'yı ve Deniz Gezmiş'i kullanmaktan da geri durmadıkları görünmektedir.

Denizler, idam sehpasını, hiç tereddüt etmeden kendileri tekmelediler. Ve o karanlık gecenin ortasında haykırdılar; ‘Kahrolsun Emperyalizm! Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Bağımsızlık Mücadelesi!’

Çünkü Onlar, "Kürt halkı özgür olmadan Türk halkının da özgür olamayacağını" biliyorlardı.

Onlar, Türk ve Kürt halkları eşit haklara sahip olmadan, emperyalizme karşı ortak ve güçlü bir mücadelenin yapılamayacağını söylüyorlardı.

İdam edilişlerinin 42. yılında Denizlerin bu sözleri bir kez daha doğrulanıyor! Ezilen bir halkın, kardeş Kürt halkının taleplerini görmezden gelenlerin, ne devrimcilikle, ne antiemperyalistlikle ne de tutarlı bir bağımsızlık mücadelesiyle ilgisi olabilir!

Denizlerin idam sehpasında biz genç kuşaklara bıraktığı devrimci mirasın anlamı işte bugün burada anlam kazanmaktadır.

Katledilişlerinin 42. yılında Denizleri bir kez daha saygı ile anıyor ve onları, işçi sınıfı, ezilen haklar ve gençliğin kitlesel mücadelesinde yaşatacağımıza söz veriyoruz.”
(Taner ŞİMŞEK)


Son Güncelleme: 06.05.2014 23:23