Çetin Şahin: “Rehber öğretmenlerinin unvan sorunu çözüme kavuşturulmalı”

Rehber öğretmenler olarak verdikleri birçok değerli hizmetlere karşın ‘unvan’ sorunlarına bir türlü çözüm bulunamamasını eleştiren Çetin Şahin, “Bugüne kadar mezunlarımızı en çok istihdam eden Milli Eğitim Bakanlığı, 20 Şubat 2014 tarihine kadar mezunlarımızı ‘Rehber Öğretmen’ unvanı ile istihdam ederken, bu tarihten sonra alan adımızı ‘Rehberlik’ olarak değiştirmiştir. Neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğu konusunda doğru, sağlıklı ve net bir bilgiye sahip değiliz” dedi.

Çetin Şahin: “Rehber öğretmenlerinin unvan sorunu çözüme kavuşturulmalı”

Rehber öğretmenler olarak verdikleri birçok değerli hizmetlere karşın ‘unvan’ sorunlarına bir türlü çözüm bulunamamasını eleştiren Çetin Şahin, “Bugüne kadar mezunlarımızı en çok istihdam eden Milli Eğitim Bakanlığı, 20 Şubat 2014 tarihine kadar mezunlarımızı ‘Rehber Öğretmen’ unvanı ile istihdam ederken, bu tarihten sonra alan adımızı ‘Rehberlik’ olarak değiştirmiştir. Neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğu konusunda doğru, sağlıklı ve net bir bilgiye sahip değiliz” dedi.

08 Mayıs 2014 Perşembe 23:58
Çetin Şahin: “Rehber öğretmenlerinin unvan sorunu çözüme kavuşturulmalı”

Çorum’da görev yapan rehber öğretmenleri, rehber öğretmenlerinin yaşadığı ‘unvan’ sorununa bir an önce çözüm bulunmasını istediler.

Rehber öğretmenleri, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Yönetmelik Taslağı’na karşı dün Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde kitlesel basın açıklamasında bulunarak, hazırlanan taslakla ilgili endişe ve taleplerini dile getirdiler.

Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk ile Türk Eğitim Sen Çorum Şube yöneticilerinin katılarak destek verdiği basın açıklamasında Çorum’da görev yapan rehber öğretmenler adına konuşan Çetin Şahin, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan ‘Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Yönetmelik Taslağı’nın rehber öğretmenler olarak kendilerini bir hayli kaygılandırdığını belirterek, “Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri ile Özel Eğitim Hizmetleri ayrı iki disiplin ve çalışma alanıdır. Bundan dolayı yönetmelikleri de ayrı olmalıdır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri tüm öğrencilere açık bir hizmet alanıdır; oysa Özel Eğitim sadece özel eğitim gerektiren öğrencilere yönelik bir hizmet alanıdır” dedi.

Rehber öğretmenler olarak verdikleri birçok değerli hizmetlere karşın ‘unvan’ sorunlarına bir türlü çözüm bulunamamasını eleştiren Çetin Şahin, “Bugüne kadar mezunlarımızı en çok istihdam eden Milli Eğitim Bakanlığı, 20 Şubat 2014 tarihine kadar mezunlarımızı ‘Rehber Öğretmen’ unvanı ile istihdam ederken, bu tarihten sonra alan adımızı ‘Rehberlik’ olarak değiştirmiştir. Neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğu konusunda doğru, sağlıklı ve net bir bilgiye sahip değiliz. Okullarda çalışan mezunlarımız, fiili olarak öğretmenlik görevi yapmamalarına rağmen yıllarca ‘rehber öğretmen’ unvanı ile kimlik karmaşası içinde çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Mezunlarımızın yaptığı iş ile unvanımız arasındaki uyuşmazlığı gidermek konusunda yapılan tüm girişimler sonuçsuz kalmıştır” ifadesini kullandı.

Çetin Şahin açıklamasında şöyle dedi:

“Ülkemizde 60 yıllık bir geçmişe sahip olan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Mesleği, ülkemizde görünür ve bilinir olduğundan bugüne değin sürekli yükselen bir trend göstermiştir.

Son yıllarda Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümlerine ilk yüzdelik dilimlerden öğrenci alınmaktadır. Mezun olan öğrenciler başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere; Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve bağlı pek çok kurumda istihdam edilmektedir.

Üniversitelerimiz, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü, öğrencilerini günün koşullarına, ihtiyaç duyulan alanlara uygun yeterlilikte yetiştirme gayreti içinde çalışmaktadırlar. Bundan dolayıdır ki, mezunlarımız ülkemizde en çok ihtiyaç duyulan ve aranan eleman konumundadırlar.

Üniversitelerimizin PDR bölümlerini bitiren mezunlarımız; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her seviyedeki okullarımızda; başta öğrencilerimize koruyucu ruh sağlığı hizmeti sunarak çatışma ve problem çözme ile iletişim becerileri kazanmaları, eğitim ve öğretim sürecinden ilgi ve yetenekleri ölçüsünde en iyi şekilde yararlanmaları konularında çalışmalar yürütmektedirler. Mezunlarımız bu ve benzeri hizmetleri; öğretmenlerimiz ve öğrenci velilerimize de vermektedirler.

Meslektaşlarımızın verdiği bu değerli hizmetlere karşın unvan sorunumuz bir türlü çözülememektedir. Bugüne kadar mezunlarımızı en çok istihdam eden, Milli Eğitim Bakanlığı, 20 Şubat 2014 tarihine kadar mezunlarımızı “Rehber Öğretmen” unvanı ile istihdam etmekte iken; bu tarihten sonra alan adımızı “Rehberlik” olarak değiştirmiştir. Neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğu konusunda doğru, sağlıklı ve net bir bilgiye sahip değiliz. Okullarda çalışan mezunlarımız, fiili olarak öğretmenlik görevi yapmamalarına rağmen yıllarca “rehber öğretmen” unvanı ile kimlik karmaşası içinde çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Mezunlarımızın yaptığı iş ile unvanımız arasındaki uyuşmazlığı gidermek konusunda yapılan tüm girişimler (TBMM’ye Meslek yasası teklifi, Devlet Personel Başkanlığı 190 sayılı cetvele “Psikolojik Danışman” unvanının eklenmesi vb.) sonuçsuz kalmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı, Psikolojik Danışma ve Rehberlik (rehber öğretmen) alan adı değişikliğinden sonra; Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri yönetmeliği ile Özel Eğitim Hizmetleri yönetmeliklerini birleştirerek, ‘Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri’ adında bir yönetmelik taslağı yayınlamıştır. Baştan sona kadar yanlışlarla dolu olan yönetmelik taslağına ilişkin; rehber öğretmenler olarak görüş ve önerilerimizi yazılı ve sözlü olarak Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine ilettik. Bugün burada bu görüşlerimizi, siz değerli basın mensupları ve değerli kamuoyu ile de paylaşıyoruz:

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri ile Özel Eğitim Hizmetleri ayrı iki disiplin ve çalışma alanıdır. Bundan dolayı Yönetmelikleri de ayrı olmalıdır.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Özel Eğitim Hizmetlerinin içinde yürütülecek bir hizmet alanı değildir. Bu nedenle Yönetmelikleri de ayrı olmalıdır.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri tüm öğrencilere açık bir hizmet alanıdır; oysa Özel Eğitim sadece özel eğitim gerektiren öğrencilere yönelik bir hizmet alanıdır. Bu nedenle Yönetmelikleri de ayrı olmalıdır.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri çok kapsamlı ve süreklilik arz eden bir hizmet alanıdır, bu nedenle; kendi yönetmeliği olmalıdır.

Ayrıca Yönetmelikte; görev tanımı ve ifadeler açık ve anlaşılır olmalıdır.

Bütün bunların yanı sıra Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinin alan uzmanı kişiler yerine herkes tarafından yerine getirilebilecek bir hizmetmiş gibi gösterilerek alanımızın itibarsızlaştırılması, önemsizleştirilmesi tavrının hazırlanan taslakta yer aldığını söylemek yanlış bir tespit olmayacaktır.”
(Taner ŞİMŞEK)


Son Güncelleme: 08.05.2014 23:58