Maliyetlerin düşürülmesi konusunda işçilik ile ilgili analizin bir diğer ayağı endirekt işçiliktir. O halde öncelikle endirekt işçiliğin tanımını yapmakta yarar var.

Endirekt işçilik; bir işletmede -üretime doğrudan katkısı olmayan- ancak işletmenin ihtiyaçlarının giderilmesi Saik’iyle istihdam olunan personelin emeği ve bu emeğin oluşturduğu maliyet, endirekt işçiliğin yapısını oluşturmaktadır.

Örneğin; şoför, bekçi, mutfak görevlisi, işçiler ve ofis personeli vb. çalışanlar, endirekt işçilik kapsamındadır. Bazı şirketler yönetimde yer alan çalışanlarında (beyaz yakalı adı altında kategorize edip) bu bölümde yer aldığını düşünmektedir. Burada önemli olan çalışanların aldıkları ücretin biçimidir şöyle ki, eğer sabit ücret alıyorlarsa  “çalışanın yönetici veya şoför olmasının” işletme maliyetleri açısından fark yaratmadığını söyleyebiliriz. Hatta işletmede birkaç yöneticinin aldığı ücret çok fazla çalışanın ücretinden daha yüksek oran ve miktarda maliyetlere etki etmektedir. Çünkü bu yöneticilere ücretleri sabit olarak ödendiği sürece yüksek maliyet ( hatta artan oranda) devam edecektir, fakat hemen belirtmeliyim ki kimi sabit ücretli yöneticilerin işletmeye katkısı, aldıkları ücretin çok üstünde olabilir, tabi böyle kişileri istihdam edebilmekte o işletmenin şansı olacaktır:

Diğer taraftan kimi yöneticilerinde yönetim erkini bırakarak yönetme ve eğitme fonksiyonlarını unutup başkalarının yapması gereken işleri yaptıkları da gözlenmektedir, bu durumda idarecilerin birer yüksek ücretli işçiler olduğunu pek ala söyleyebiliriz.

Endirekt işçilik maliyetleri daha çok hantallaşmış özel teşebbüs ve kamu kurumlarında sıklıkla karşımıza çıkar hele de kimi kamu işletme ve kurumlarında işçi sayısı küçümsenmeyecek hatta korku duyulacak boyutta “Sabit masraf” üretmekte ve fakat işletmenin verimlilik ve kazançları “kamu yararına” olduğu savıyla göz ardı edilmektedir. Bu tip işletmelerde ödenen sabit ücretler yıllara bağlı olarak kıdem almakta ve artmakta işletmelere olan baskı yükselmekte ve verimlilikleri erozyona uğramaktadır Çünkü bu işletmelerin iktisadi bir varlık olmalarından ziyade “istihdam kurumu” gibi düşünülmeleri onlardan beklenmesi gereken faydayı düşürmektedir.

Evet, bu kurumların istihdamı sağlaması doğrudur ancak kolaylıkla sabit masraflardan kurtarılıp rasyonel çalışma modelleri ile verimliliklerinin arttırılması kolaylıkla sağlanabilir ama inanın bunu niçin yapmazlar anlamış değilim.

Hantal ve sabit maliyetli işletmelerin yükü sadece kendilerine olmadığı gibi içinde bulunduğu sektöre ve hatta ulusal anlamda vergi verenler için bir yük teşkil etmekte ve kaynakların rantabl kullanılmaması sonucu ülke ekonomisi zarar görmektedir.

“ŞEFLERİN ÇOK KIZILDERİLİLERİN YOK OLDUĞU SAVAŞTA KAZANMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR.”

Peki, neler yapmak lazım.

Sabit maliyetleri yükselten onu artırıp üretime ve verime katkısı olmayan bu tip personel sayısını azalmak gerekir,

Kriz dönemlerinde işçi çıkarmaktan çok “kararları ile işletmenin krize girmesine sebep olan yöneticilerden” yapacağınız tasarruflar inanın maliyetlerinizde büyük fark yaratacaktır, ayrıca yıllardır istihdam ettiğiniz emeği ile size o güne kadar katkı sağlamış çalışanı başka alanlarda (güven içinde) istihdam etme olanaklarını araştırabilir ve işletmenize katkı sağlayabilirsiniz

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol