Abdülhamit 33 yıllık iktidarı boyunca, ülkenin yenilikçi ve yurtsever insanlarına baskı ve zulüm uyguladı. Tek adam yönetimi altında, binlerce hafiyenin verdiği jurnallerle ülkeyi yönetti. Tahta çıkar çıkmaz, hemen Meclis’i kapattı. Meclis 1908’deki ikinci meşrutiyete kadar bir daha açılmadı.

Yurt içinde Meclis’i kapatan, halkına kan kusturan, despot bir yönetim uygulayan Abdülhamit, dış ülkelere ve dışardan gelen tehlikelere karşı da aynı tutum içinde miydi?

Öncelikle Osmanlı en büyük toprak kaybını, bu padişah döneminde yaşamıştır. Tarihte 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Türk-Rus Savaşı’nda, ne yazık ki Türk ordusu yenildi.

Rus ordusu doğudan ve batıdan ülkemize girdi. Erzurum işgal edildi. Daha kötüsü Plevne’de, Rus Ordusu Gazi Osman Paşa’yı esir almayı başardı. Batıdan da İstanbul’a girdiler. Tuna Nehri Akmam diyor türküleri, o zamanlar söylenmiştir.

Tuna nehri akmam diyor

Etrafımı yıkmam diyor

Şanı büyük Osman Paşa

Plevne'den çıkmam diyor

Kılıcımı vurdum taşa

Taş yarıldı baştanbaşa

Şanı büyük Osman Paşa

Askerinle binler yaşa

Yaklaşık bir yıl süren savaşta Osmanlı ordusu savunma yapmıştır. Rus ordusu Yeşilköy’e kadar girmiş, Osmanlı Devleti Ayestefanos Antlaşması’nı imzalamak zorunda kalmıştır. Antlaşmadan memnun kalmayan, bazı Avrupa devletlerinin ısrarı, Berlin Antlaşmasını getirmiş, bu antlaşma ile Osmanlı çok toprak kaybetmiştir. Balkanlardaki etkinliğini yitirmiş, Balkanlar’dan ve Kafkaslardan Anadolu’ya dev göç dalgaları gelmiştir.

Ruslar Abdülhamit’in burnunun dibine dev bir zafer anıtı dikmiştir. Ayastefanos Anıtı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda ölen Rus askerlerin anısına yaptırılmıştır. 8 Kat bina yüksekliğindedir. Bakırköy ilçesinde Florya semti Şenlik köy mahallesinde bulunan yer Galitaria'da (eski Kalkıratya Köyü'nün hemen yanında) yapıldığı bilinen anıt, bugün mevcut değildir. Ülke içinde kendi halkına kan kusturan Abdülhamit, burnunun dibine anıt dikilmesine izin vermiş, ses dahi çıkarmamıştır. O utanç anıtının gölgesinde yıllarca yaşamayı içine sindiren kişidir. Yeni Osmanlıcıların rehber aldıkları Abdülhamit.

Rusların İstanbul’a yaptırdığı Ayestefanos Anıtı

Ruslar tarafından Yeşilköy’de zafer anıtı olarak inşa edilen Ayestefanos anıtı 1914’de bombayla patlatılarak yıkılmıştır. Olayı kayıt altına alan Fuat Uzkınay, İlk Türk Filmi’ni de çekmiş oluyordu. 14 Kasım 1914 tarihinde. Çekilen “Ayestefanos’taki Rus Abidesinin yıkılışı” isimli film Türk sinema tarihinin de başlangıcı kabul edildi. Ne yazık ki bu film şu an kayıptır.

Anıtın dikiminden sonra Abdülhamit sıkışmıştı. İstanbul’daki İngiliz elçisinden yardım istedi. Daha doğrusu yılan mı? Timsah mı? Tercihi yapıyordu. Ruslar yerine İngilizler. İngiliz donanması bir süre İstanbul’a gelip, Rusları Osmanlı toprağından çekilmeye zorladı. Ruslar ülkesine döndü. Yıllar sonra.

Mevcut iktidar döneminde Rusya ile yapılan bir anlaşmaya göre Utanç Anıtı tekrar dikilebilecek. “Rusya hükümetinden yapılan açıklamada, 3 Aralık 2012’de imzalanan hükümetler arası anlaşmanın 16 Temmuz 2017 itibarıyla” yürürlüğe girdiği ifade ediliyor. Açıklamada, “Taraflar, ülkelerin ulusal ve dini gelenekleri göz önünde bulundurarak topraklarında bulunan mezarların düzenlenmesini, bakımını ve korunmasını sağlayacak” deniyor.

Söz konusu anlaşma 3 Aralık 2012 tarihinde Başbakanlar düzeyinde gerçekleştirilen Türkiye- Rusya Federasyonu Üst Düzey İşbirliği Konseyi 3. toplantısında dışişleri bakanları tarafından imzalandı. Türkiye’de de resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Pazartesi: Abdülhamit Kıbrıs’ı İngilizlere hibe ediyor. Abdülhamit zamanında diğer kayıplar.