06.02.2021, 00:01 22

MÜNAFIK KİMDİR, MİLLETE ZARARI NEDİR? -2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Münafıklar, Allah’a inanmadıkları ve İslam dinini kabul etmedikleri için ibadete yanaşmazlar. Halkın arasında bulunup ta kaçmaya fırsat bulamadıkları zaman, genelde cenaze namazında olduğu gibi, istemeyerek ve üşenerek kalkarlar. Münafıkların bu hallerini bakın ayetler ne güzel beyan ediyor:

“Şüphesiz münafıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar; hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az hatıra getirirler. (Namazları da kabul olmaz)

İmanla küfür arasında bocalayıp durmaktalar, ne gerçekten iman ediyor ne de açıktan inkâr ediyorlar. Ey Peygamber! Allah’ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol bulamazsın.”(Nisa, 4/142-143)

Hz Peygamber (s.a.v.) de, münafıkların ikiyüzlülüğü ile ilgili olarak şöyle buyuruyor:

“Münafığın meseli, iki koyun sürüsü arasında bir defa şuna bir defa da buna gidip gelen şaşkın ve mütereddit koyunun misali gibidir.”(Müslim)

Halk arasında da böyle ikiyüzlüler için, “Kurtla bir olup koyunu yer, çobanla bir olup koyuna ağlar” denir.

Allah, Müslümanların münafıklara karşı takınacağı tutum ve takip edeceği yolu da şöyle açıklıyor:

“Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihat et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!” (Tevbe, 9/73)

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bu alametleri şöyle haber veriyor:

“Münafığın alameti üçtür: Bir şey haber verdiğinde yalan söyler. Vaat ettiği zaman cayar ve kendisine bir şey emanet olunduğu zaman ihanet eder.”

Hz Peygamber (s.a.v.),münafığın alametlerini anlatmaya devam ediyor:

“Dört kötü davranış vardır. Kimde bu şeyler bulunacak olursa, halis münafık olur. Kimde de bunlardan bir haslet bulunursa, terk edinceye kadar nifaktan bir şey onda bulunmuş olur: Bir şey emanet bırakılsa ihanet eder, haber verdiğinde yalan söyler, sözleşme yaptığında mağdur eder ve murafaa olduğunda haktan ayrılır.”(Müslim)

Ayet ve hadislerde vasıfları ve alametleri açıklanan münafıklardan son derece sakınılmalıdır. Zira gayri Müslimlerin durumu ve tutumu açıktır. Bunlarsa iman sahibiymiş gibi görünüp, içinde küfür gizlemektedirler. Hele ağzı laf yapan münafıklar, bilgisi az insanları daha çabuk şaşırtabilirler. Bu tehlikeye Hz Peygamber (s.a.v.) şöyle işaret buyuruyor:

“Ümmetim üzerine en çok endişe ettiğim korku, dil dökmeyi bilen münafıklardır.”(Ahmet bin Hanbel, 1,22)

Zamanımızın ağzı laf yapan bu tip münafıkları; televizyonda yapılan oturumlarda, kitap, gazete ve dergilere yazdıkları yazılarda, bazı ayet ve hadisleri kendi düşünceleri istikametinde tevile kalkışarak, halkın zihnini bulandırmakta ve avam tabakasını şaşırtmaktadırlar. Kimi İslam fıkhını inkâr etmekte, kimi kümes hayvanlarından da kurban olabileceğini, kimi de hac ibadetinin hac aylarının dışındaki zamanlarda da yapılabileceğini iddia ederler. Yani kendilerine göre fetva üretirler. Bunlar, “Nas olan yerde fetvaya değil, içtihada bile mesag (gerek) yoktur.” kaidesini yok saymaktadırlar.

Nifak alametlerinin uhrevi sorumluluğunu Kur’an-ı Kerim şöyle açıklıyor.

“Münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet ve şeref yalnızca Allah’a aittir.” (Nisa,138/139)

Kâfirler Müslümanların açık düşmanlarıdırlar. Bu nedenle Müslümanlar kâfirlere karşı her türlü tedbiri açıktan alılar. Kâfirlere karşı tedbirli olurlar. Onlara ser verir sır vermezler. Ancak münafıklar böyle değildirler. Onlar mümin görünüp Müslümanların arasında yaşarlar. Müslümanların her sırrına vakıftırlar. Onun için de çok tehlikelidirler. Hırsız evden olunca alınacak tedbirler işe yaramaz. Onun için “ Ev hırsızına baş gelinmez” denmiştir. Münafıklar ev hırsızı durumundadırlar. İslam’da her suçun cezası vardır. Ancak münafığın cezası daha çetindir. Bununla ilgili ayette;

“Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın” buyrulmuştur. (Nisa, 4/145)

Evet, günümüzde de aklıselim sahibi bir insan, etrafına dikkatle baktığı zaman, kimin söylem, eylem, hal hareket, iş ve davranışlarının münafıklık alameti taşıdığını bilir ve anlar. Bir Müslüman’ın kendi gibi Müslüman’ı bırakıp da, bir kâfirin veya münafığın arkasından gitmesi, söz, yazı, fil ve hareketleriyle onun yanında yer alması, onu desteklemesi ve ona arka çıkması dinimizde cezayı mucip bir davranıştır ve yanlıştır. Müminleri bırakıp kâfirleri ve münafıkları dost edinen ve onlarla iş birliği tutan ve onları destekleyenler, kendilerini cezalandırması için Allah’a açık bir delil vermiş olurlar. Konu ile ilgili Kuran ayetinde:

“Ey iman edenler! Sakın ha müminleri bırakıp da, kâfirleri (ve münafıkları) dost edinmeyin, onlarla iş birliği içinde olmayın. Yoksa siz Allah’a, Onun size azap etmesi için kendi aleyhinize, açık delil mi sunuyorsunuz?” (Nisa, 4/144)

Yüce Allah, bütün Müslümanları, özellikle büyük milletimizi, içimizde ve dışımızdaki kâfir ve münafıkların şerrinden emin eylesin. İnsanlarımıza onları tanıma basireti versin. Milletin menfaatini bırakıp, kendi menfaati için onlarla işbirliği yapanları da ıslah etsin. Milletimizi bölüp parçalayıp yok etmek isteyenlere Rabbim fırsat vermesin, onları kahhar ismi şerifi ile kahreylesin.

Allah kendi yolunda ihlasla yürüyenleri, yardımıyla hedeflerine ulaştıracaktır. Binlerce yıldır gönderlerinde ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı, minarelerinde şehadetleri dinimizin temeli olan ezanlarımızın okunduğu, Müslüman milletimizin dininin, iffet ve namusunun korunduğu Anadolu muzun bir karış toprağını bile, bu kâfir ve münafıklara vermemek için, her gün koç yiğitlerimiz şehit ve gazi olmaktadırlar. Allah kahraman askerimizin ve polisimizin yokluğunu vermesin. Onlar bu milletin has evlatlarıdırlar. Onların kanı, dün olduğu gibi bu gün de, tevhidi ve vatanı kurtarmaktadır.

Allah içerde ve dışardaki düşmanlarımıza fırsat vermesin, onları kahhar ismi şerifi ile kahreylesin. Düşmanlarımızın milletimiz aleyhine hazırladıkları plan, proje ve desiselerini, kendi başlarına makûs eylesin. Kahraman asker ve polislerimize güç, kuvvet, sabır, metanet ve cesaret versin. Âmin. D.K.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
25°
açık
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@