04.03.2021, 19:30 63

MİRAÇ KANDİLİ (İSRA VE MİRAÇ)

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Miraç Kandili, çok mukaddes pek feyizli ve bereketli bir gecedir. Kelime olarak “İsra” geceleyin yükselmek, gece yürümek, “Miraç” ise yükseğe çıkmak veya yükselmeyi sağlayan manevî asansör anlamlarına gelir.

Hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce Recep ayının 27. gecesinde, Yüce Peygamberimiz Mekke’deki Mescid-i Haram’dan, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Oradan da zaman ve mekan mefhumları aşılarak göklere yükseltilmiş, hiçbir faniye nasip olmayan nice manevî makam ve mevkiler kendisine gösterilmiş, varlık ufuklarının üstüne çıkartılarak Yüce Allah’ın huzuruna varmıştır.

Gece, çok kısa bir zamanda iki safhada cereyan eden bu olaya “İsra ve Miraç” mucizesi ve bu geceye de “Miraç Kandili” diyoruz.

İsra mucizesi, Kur’an-ı Kerim’in İsra Suresi’nin 1. ayeti ile sabittir. İnkar eden küfre girer, imanından olur.

Cenab-ı Hak bu ayet-i kerimede mealen; “Bir gece kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulu Muhammed’i, Mescid-i Haramdan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. O Allah gerçekten işiten, görendir ” buyrulmaktadır.

İsra ve Miraç olayının vuku bulduğu zaman, her şeyi dar kafaları ve materyalist görüşleriyle değerlendirenler bu olaya inanmak istememişlerdir. Bugün de aynı görüş ve düşünceyi paylaşan insanların varlığı bir vakıadır.

Halbuki 21. asırda on binlerce kilometre uzaklıkta bulunan insanlar aynı anda birbirleriyle konuşabilmekte, dünyanın her tarafında meydana gelen olayları ve haberleri aynı anda izleyebilmektedirler. Çok uzun mesafelerin çok kısa zaman içinde kat edildiği günümüzde; aya, gezegenlere ve uzaya çıkılmakta, bunlardan yeryüzündekilerle sesli ve görüntülü bağlantılar kurulmaktadır.

İnsanoğlunun bu ve benzeri harikaları gerçekleştirdiği bir zamanda sonsuz kudret sahibi olan Allah’ın, Peygamberimize İsra ve Mirac mucizesini gerçekleştirme imkanını veremeyeceğini düşünmek bile abesle iştigaldir ve küfürdür.

Bu gecede; dinin direği olan namazı camilerde cemaatle, evlerde ihlasla kılarak ve diğer kulluk görevlerimizi de hakkıyla ifa ederek, bizlerde manevî miraca ermeyi arzu etmeliyiz.

Bilindiği gibi bu yıl önümüzdeki 10 Mart Çarşamba gününü 11 Mart Perşembe gününe bağlayan gece Mübarek Miraç Kandilini idrak edeceğiz inşallah. Miraç gecesine ulaşmak büyük bir mutluluk ve bulunmaz bir fırsattır. Bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz. Çünkü ömrümüzü son miraç gecesi olabilir.

Bu gecede Rabbimize kendimizi affettirmek için her türlü gayreti göstererek, her çeşit tedbiri almalıyız. Bu kandil gecesinde her şeyden önce geçmiş günahlarımıza tövbe etmeli, geçmiş namaz, oruç ve zekât gigbi borçlarımızı kazaen ifa edeceğimize ve bundan sonraki ömrümüzü günahsız yaşamaya elimizden gelen gayreti edeceğimize Yaradanımıza söz vermeliyiz.

Evet gece tevbe etmeli, geçmiş namaz kılmalı, Kuranı Kerim okumalı, evin büyükleri elleri öpülerek, küçükleri de güzel hediyeler verilerek sevindirilmeli ve tüm ev halkına bu gecenin kandil gecesi olduğu sevincini yaşatmalıyız.

Kandil gecesinin gündüzünde de oruç tutulmalı, dul, yetim, fakir ve fukaraya yardın edilerek sevindirilmelidir. Akrabalarımızla, komşularımızla ve diğer tanıdığımız insanlarla kandil tebrikleşmesi yapmalıyız. Bu kutlamalar birebir olduğu gibi, mektupla, telefonla ve mesajlarda yapılabilir.

Miraç kandilinde geçmişimizi gözden geçirmeli, günümüzü iyi değerlendirilmeli ve geleceğimizi de güzelce planlamalıyız. Kalan ömrümüzü de Allah’ın emrine ve Peygamberin sünnetine uyğun olarak yaşamaya gayret etmeliyiz.

Millet olarak nasıldık, ne hale geldik, Müslümanlar olarak içinde bulunduğumuz durumdan nasıl kurtuluruz, dertlerimizi, sıkıntılarımızı ve problemlerimizi nasıl hallederiz, dünyada yeniden güçlü ve etkili duruma nasıl gelebiliriz? gibi soruların cevapları üzerinde u gecede kafa yormalıyız.

Yine bu gecede; dinimizin ısrarla istediği, birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma, yardımlaşma, sevgi, saygı, hoşgörü gibi yüce duyguları aramızda pekiştirmeli, dinî ve millî değerler etrafında birleşmeliyiz.

Manevî bunalımların yaşandığı, sevgi, barış, kardeşlik, ve huzur ortamına çok ihtiyacın duyulduğu 21. yüzyılda İslam’ın güzel ahlakını yaşayarak, iyilikle, faziletle insanlığa örnek olmalı, İslam’ı bu yolla insanlığın gündemine etkin bir şekilde yeniden sokmaya çalışmalıyız.

Bu vesile ile saygıdeğer okurlarımın ve bütün müminlerin mübarek Miraç kandillerini tebrik eder, kandilin her türlü haırların fethine, şerlerin define, milletimizin birlik beraberlik ve kardeşliğine, ordumuzun ve güvenlik güçlerimizin muzafferiyetine, ailelerimizin mutluluğuna, mazlum milletlerin kurtuluşuna ve tüm insanlığın hidayetine vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.

Rabbim başından bu yana bu din bu devlet ve bu millet için kanını sebil eden bütün şehitlerimize rahmet, gazilerimize de sağlık ve mutluluklar ihsan eylesin.

Yüce Allah, kendisine olan imanımızı söndürmesin, Bayraklarımızı indirmesin, Ezanlarımızı dindirmesin ve aziz milletimizi düşmanlarına böldürtmesin inşallah. Amin. D.K.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarımla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
parçalı az bulutlu
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@