08.01.2021, 23:57 47

İSRAF HARAMDIR

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Sözlükte, haddi aşma, hata, cehalet, gaflet gibi anlamlara gelen israf genel olarak, inanç, söz ve davranışta dinin, akıl ve örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı özellikle mal veya imkanları meşru olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder.

İsrafçı kişiye müsrif denir. Dinin, adetlerin ve insanlığın gerekli kıldığı yerlere gerekli gördüğü ölçüde harcamak cömertlik, bu ölçülerin altına düşmek cimrilik, bunların üstünde harcama ise israftır.

Maddi manevi imkanları Allah’ın insanlara bağışladığı birer emanet sayan İslam dini, bunları Allah’ın rızasını kazanmaya ve insanlara mutluluk getirmeye elverişli yerlerde kullanmayı emreder. İçki, kumar, fuhuş, rüşvet gibi toplumsal ve ferdi zararlar doğuran hususlarda yapılan harcamaların açık hükümlerle yasaklanması yanında insanların tutkularını kamçılayan toplumda kıskançlık doğuran gösteriş tüketiminin yasaklanması veya hoş karşılanmaması da, aynı gerekçelere dayanmaktadır. Dinen haram kılınan maddelerle, lüks sayılan tüketim israf olduğu gibi, helal kabul edilen maddelerin günün icaplarına göre ihtiyaçtan fazla tüketimi de haram veya mekruh sayılmıştır.

Esasen genel olarak tutumluluk ve itidal İslam’ın ibadetlerde bile öğütlediği temel bir ilkedir.

Nitekim sorumlulukları ihmal edecek derecede ibadete dalmak, camilerin aşırı bir biçimde süslenmesi, kabirlere lüzumundan fazla harcama yapılması gibi ölçüsüzlükler uygun görülmemiştir.

Kur’an’da, Rabbimiz: “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz, çünkü Allah müsrifleri (İsraf edenleri) sevmez. ”(el-araf 7\31) ve “Ürünleriniz mahsul verince ürününden yiyin, hakkını (zekât ve sadakasını) da tam olarak verin, fakat israf etmeyin, çünkü (Allah) müsrifleri sevmez” buyuruluyor. (Enam 6\141)

Peygamber efendimiz (s.a.v), “Abdest alırken suyu gereğinden fazla kullanmayınız; sofranızda tıka basa doymadan kaşığı bırakınız; altın, ipek gibi pahalı eşya kullanmayınız; giyiminiz temiz ve sade olsun; eviniz sade olsun, harcamalarınızda eliniz ne sıkı olsun ne de saçıp savurunuz, kişi ahirette zaman, servet, işgücü ve ilmi gibi kaynakları nasıl kullandığından sorguya çekilecektir” buyuuyor. (Tirmizi Kıyamet, 19)

Gelişmiş ülkeler, zamanı ve kaynakları iyi değerlendirmişlerdir. Zamanı, yer altı ve yerüstü kaynaklarını değerlendirmeyen milletler ise çökmüşler, başkalarına muhtaç duruma düşmüşlerdir. Tasarrufa, özellikle küresel ısınma nedeniyle su israfına son verip, zamanı iyi değerlendirerek ve prensipli davranarak, ülkemizi kalkındırmak hepimizin dini ve milli görevidir.

Allah (c.c.),milletimize bu şuuru nasip etsin. Âmin. D.K.

Ankara'dan selam, sevgi, saygı ve dualarla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
açık
banner303
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@