21.03.2021, 20:10 36

İÇKİ BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Dinin muhafaza edilmesini istediği ana hedefler açısından alkol ve uyuşturucuya bakılacak olursa, bu beş temel esasa ters düştüğü görülür, Mesela,

Alkol ve uyuşturucuyu kullananlar önce akıl nimetini sarhoşlukla yitirmektedirler. Hz. Peygamber (s.a.v.): “İnsanı insan yapan akıldır. Aklı olmayanın dini de yoktur” buyurmuşlardır. Görüldüğü gibi içki, korunması gereken din ve akıl için en büyük tehlikedir.

Uyuşturucu ve diğer zararlı maddeler kullanıldığında can tehlikeye atılmakta, nesil de hem sağlık yönünden ve hem de manevî yönden bozulmaktadır. Aklı ve sağlığı yerinde olmayan kişinin malını korumada da güçlük çekeceği aşikardır. Gerçekten içki, bütün fenalıkların anahtarıdır. Dinin muhafazasını emrettiği beş ana hususun da muhafazasına engel teşkil etmektedir.

İçkinin bütün kötülüklerin anası olduğuna güzel bir örnek olarak, “Büyük dini hikayeler” isimli kitapta şöyle bir hikaye anlatılır.

Bersisa isminde bir zat, inzivaya çekilmiş, gece-gündüz vakti Allah'a (c.c.) ibadetle geçer ve hiçbir kötülükte bulunmazdı. Bu zatı şeytan aleyhillane kandırmak için türlü hilelere başvurdu. Fakat bir türlü kandıramadı. En sonunda şeytan işin kolayını bulmuştu. Çünkü şeyh Bersisa, âbid, müttaki, züht-ü takva sahibi bir zattı ama, âlim değildi. Yaniilm-i zahirisi yoktu. Ondan dolayı onu kandırmak kolay olacaktı.

Plânını şöyle tatbik etti:

Şeytan, sırtında cübbesi, bir elinde asası, başında sarığı, bir elinde de tesbihi olduğu halde bembeyaz sakalıyla şeyh Bersisa'nın ibadet ettiği yere varıp kapısını çaldı. Şeyh Bersisa kapıyı açtıktan sonra, kim olup, nereden geldiğini ve niçin geldiğini sordu.

Şeytanı aleyhillane ona şu, cevabı verdi:

- Ben dünya nimetlerinden uzak, ömrünü Allah'a ibadetle geçirmek isteyen bir kimseyim. Bir Allah dostu bulup kendime arkadaş edinmek için çok yer dolaştım, fakat sizden başka bir kimseye rastlamadım. Memleketine yaklaştığımda, sizin isminizi duydum. Sizin de bütün gayretiniz Allah'ın rızasını kazanmak olduğuna göre, beni de kabul buyur da, beraber ibadete devam edelim.» dedi.

Şeyh Bersisa, onun şeytan olduğunu ve kendisinin ayağını kaydırmak için geldiğini nerden bilecekti. Arkadaşlığı kabul etti... Beraber ibadete başladılar. Aradan zaman geçiyor, şeyh Bersisa ibadet ediyor, yiyor içiyor ve diğer insanlar gibi yaşıyor, lâkin şeytan Allah'a öyle ibadet eder gözüküyor ki yemiyor - içmiyor, yatıp uyumuyor ve bütün zamanını ibadet ederek geçiriyordu.

Şeyh Bersisa, yeni dostuna hayran kalmıştı. Aradan- çok zaman geçmeden dayanamayarak:

- Ey Allah'ın salih kulu, sen bu mertebeye nasıl yetiştin. Ben senelerden beri ibadet ederim, yiyip içmekten kurtulamadım. Sense bütün zamanını ibadete ayırabiliyorsun. Ne olur, bunun sırrını bana da öğret de, ben de senin gibi olayım, dedi.

Şeytanın istediği fırsat doğmuştu...

- Bunun kolayı var! Evvela bir büyük günah işleyecek, sonra da -ona samimiyetle tövbe edeceksin. Büyük bir günah işlemiş olduğundan Allah'tan daha fazla korkmaya başlayacak ve böylece de benim gibi, sen de her türlü insanî kötü hasletlerden kurtulmuş olacaksın, dedi.

Şeyh Bersisa, meselâ ne gibi bir günah işlemesi lazım geldiğini sordu. Şeytan, artık bayram ediyordu. Çünkü avını kandırmıştı.

- Zina edebilirsin, dedi.

Şeyh: - Yapamam, dedi.

Bu sefer şeytan: - Adam öldür! dedi.

Bersisa, yine: - Onu da yapamam, dedi.

Şeytan: - İçki içersin, dedi...

Bersisa, düşündü taşındı, onu biraz hafif görmüştü: - O olur, yapabilirim, dedi.

Şeytan artık sevincinden havalarda uçuyordu. Bersisa doğru kasabadaki meyhanelerden birine gidip bir miktar içki istedi, içkiyi sunan saki, kadındı. Bersisa içtikçe içti ve sonunda sarhoş olup kadınla zina etmeyi düşünmeye başladı. Şeytan tabiî ki boş durmuyor, adamın gözüne gözükmeden nefis yoluyla durma, böyle fırsat ele geçmez, hemen bu kadınla münâsebet kur, diyordu.

Bersisa, tamamen sarhoş olduktan sonra, meyhaneci kadınla orada zina etti. Bu onun için çok kötü bir şeydi... Duyulursa ne derlerdi. En iyisi o kadını öldürüp gömmekti, ve öyle yaptı. Kadını öldürüp meyhanenin arkasında bir yere gömdü. Fakat hadise duyulmakta ve yayılmakta gecikmedi. Bersisa'yı yakalayıp mahkemeye çıkardılar. Katil olduğu için kısasa kısas ölümüne hükm olundu.

Bersisa idam sehpasına çıkmış, artık ip boğazına geçirildikten sonra onu kurtaracak hiçbir kimse yoktu.

Şeytan karşıda görüldü. - Bu hal nedir ey dostum, dedi.

Bersisa: - Görüyorsun ey Allah'ın sevgili kulu beni kurtar, diye yalvarmaya başladı. Şeytan: - Bir şartla seni kurtarırım. O da bana secde edeceksin, dedi.

Bersisa: -Görüyorsun ip boğazıma geçirilmiş nasıl secde edebilirim, deyince de:

Şeytan: - İşaretle secde edebilirsin, dedi.

Bersisa başıyla işaret ederek secde etti ve sandalye ayağının altından çekilince imansız olarak göçüp gitti. Allah muhafaza buyursun.

İlimsiz amelin, insanı nereye kadar götüreceğine güzel bir misâl böylece vuku bulmuş oldu. Eğer onda şeriata müteallik ilim olsaydı içki içmek, zina etmekle, adam öldürmekle evliya olunamayacağını bilir, şeytana uymazdı.

Hikâyede olduğu gibi; adam öldürmek, zina etmek ve içki içmek gibi üç büyük günahtan içki içmek, ehveni şer gibi görünse de onu içen aklî melekesini kaybettiği için her türlü fenalığı yapabilir.

Allah nefsimizi, neslimizi, milletimizi, İslam âlemini ve bütün insanlığı içki ve uyuşturucu belasını kötülüklerinden muhafaza buyursun. Âmin.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
açık
banner303

Gelişmelerden Haberdar Olun

@