Azapçı: “Yaşam hakkımız hiç kimsenin keyfiyetinde değildir”

Güncel 20.04.2021, 14:15
134
Azapçı: “Yaşam hakkımız hiç kimsenin keyfiyetinde değildir”

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şube Başkanı Emrah Azapçı, lebaleb kongrelerin olduğu günden 14 Nisan’da kısmi kapanma tedbirlerinin açıklamasının olduğu güne kadar hastane yoğun bakımlarının da lebaleb dolduğunu belirtti.
Hükümetin göstermelik tedbirlerle pandemide sürü bağışıklığı politikasını uygulamaya devam ettiğini kaydeden Azapçı, “Ülkenin geldiği aşama itibariyle, iktidarın beslemek zorunda olduğu sermaye gruplarının varlığı ezilenlerin emekleriyle inşa edilmiş, savaş yolsuzluk ve talan anlayışı halkın bütçesinin salgının kontrolüne ayrılamayacak duruma gelmesini sağlamış durumda. İktidarın başından beri salgını değil ölümleri yönetmeye çalıştığını biliyoruz, fakat yine biliyoruz ki salgını yönetmeye kalksa bile zaten yönetemeyecekti. Tam bir yerin dibine batmışlık söz konusu” dedi.
Türkiye’nin “resmi rakamlara göre” 19 Nisan tarihi itibariyle dört milyon 324 bin vaka ile dünyada sekizinci sırada, vefat sayısının ise 36.267 ile oransal olarak dünya sıralarında ilklerdeki yerini aldığını belirten Azapçı, “Tek doz aşılama oranlarına bakıldığında ise durum daha da vahimdir. Tüm dünyada aşılama oranı %2,6 iken, Ülke nüfusuna oranla İsrail, İngiltere, ABD, Şili, Bahreyn, Macaristan ve Sırbistan %60-70 oranlarında en çok aşı yapan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alırken, Türkiye %12,88 ile dünya sıralamasında beğenmediği Yunanistan’ın bile gerisinde 22. sırada yer almaktadır.  
Ülkemizde 1 Mart 2021 tarihinde “resmi rakamlara göre” yaklaşık 9 bin 900 yeni vaka varken ve vaka sayısı giderek artarken AKP-MHP iktidar partilerinin kongrelerini yapmaları için Türk Tabipler Birliği’nin tüm uyarılarına rağmen tüm tedbirler kaldırılarak yeni “normalleşmeye” geçilmiştir” ifadelerini kullandı.
Pandemi ile mücadelede başta gerçek vaka ve ölüm sayıları olmak üzere sürecin tam anlamıyla demokratik ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini ve anti demokratik yönetim anlayışından vazgeçilmesi gerektiğini belirten Azapçı, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Meclis’te bulunan tüm partiler, emek, meslek ve demokrasi güçleri, ilgili tüm kesim temsilcileri merkezi ve yerel süreçlere dâhil edilmelidir.
Merkezi kapitalist ülkelerin aşı üzerindeki patent haklarının kaldırılmasına yönelik uluslararası alanda çaba yürütülmeli, tedarik sorunu hızlıca çözülmelidir.
Kamuda uzaktan çalışma ve dönüşümlü çalışma gibi çalışma yöntemlerinin sadece pandemi dönemi ile sınırlanması gerektiğini, kamu emekçilerinin hak kayıpları yaşamasının önünü açan söz konusu modellerin kalıcı hale getirilmesine karşı olduğumuzu her platformda ifade ettik, etmeye devam ediyoruz. 
Bu nedenle; kamu emekçilerini mağduriyetinin giderilmesi için keyfiyete yol açmayan, uygulama birliğini-bütünlüğünü sağlamaya dönük düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir. Herhangi bir hak kaybına yol açmaksızın yarı zamanlı, vardiyalı, dönüşümlü çalışma, ücretli izin gibi uygulamalar hayata geçirilmelidir.
Eşi ister kamuda ister özel sektörde çalışsın erkek-kadın ayrımı yapılmadan tüm kamu personelini kapsayan, dönüşümlü ücretli ebeveyn izni, herhangi bir hak kaybı yaşanmaksızın, hızlı bir şekilde hayata geçirilmelidir.
60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı olan, engelli, hamile (24 haftadan küçük hamilelikler de dahil) ve süt izni kullanan kadın çalışanların tüm kamu emekçilerine keyfi yorumlanmaya açık olmayacak netlikte idari izin hakkı tanınmalıdır.
Uzaktan eğitim nedeniyle dönüşümlü ebeveyn izninin kamuda uygulanmasıyla ilgili tüm tedbirler alınmalıdır.
Bu konularda derhal düzenleme yapılması ve tedbirlerin alınması bir zorunluluktur. 
Büro Emekçileri Sendikası olarak; Kamu Emekçilerinin sağlığının korunması ve Covid-19 salgınına karşı alınacak tedbirler konusunda Cumhurbaşkanlığından, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına 15 Nisan 2021 tarih ve E.16291 sayılı gönderdiği yazısını iptal ederek 2021/8 sayılı yayımladığı Genelgeye uyulup uyulmadığını, uymayanlar hakkında “Kamu Emekçilerinin yaşam hakkına kast ettikleri” gerekçesiyle derhal idari işlem başlatılmasını talep ediyoruz.
Aksi halde İşyerlerinde görülecek vaka artışı, can kaybı gibi yaşanacak her türlü olumsuzlukta yaşam ve sağlık hakkının gaspı temelinde sorumlulukları olacaktır.
Kamu emekçilerinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi gereğince “Çalışmaktan kaçınma hakkı” bulunduğunu hatırlatarak, Büro Emekçileri Sendikası olarak bu konuların takipçisi olacağımızı bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz.” (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
30°
açık
banner303
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@