25.06.2021, 00:45 19

DÜNYEVİLEŞMEK-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

“Dünyevileşmek” çeşitli şekillerde tanımlanabilir. Mesela; insanın kendisini dünyanın çekiciliğine, cazibesine ve aldatıcılığına kaptırarak yaşaması, dünyanın esiri ve kölesi haline gelmesi, Allah’ı, emirlerini ve yasaklarını unutarak yaşaması, sanki Allah yokmuş gibi hareket etmesi, konuşması ve düşünmesi, “Dünyevileşmektir”

Halbuki insanoğlu bedeni ile dünyaya, ruhu ile de ahirete ait bir varlıktır. O nedenle, hem bedeninin ihtiyaçlarını, hem de ruhunun ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir. Bedenini ruhuna veya ruhunu bedenine tercih etmesi insanın zararınadır. Çünkü ruhunu bedenine tercih eden dünyada rezil, bedenini ruhuna tercih eden de ahirette sefil olur. Onun için insan hiç ölmeyecekmiş gibi dünyası için, yarın ölecekmiş gibi de ahireti için çalışmak suretiyle, elde ettiği maddi kazanımlarla dünyada rezil olmaktan, manevi kazanımlarla da, ahirette sefil olmaktan kurtarır kendisini.

Bu dünya, Kerim Kitabımızın “yarın” dediği ebedi hayata, yani “Ahirete” iyi veya kötü amellerin gönderildiği yerdir. Yalan dünya bir imtihan dünyasıdır. Allah bu dünyada kimin iyi işler yapacağını, kimin de kötü işler yapacağını denemek için hayatı ve ölümü yaratmıştır. Yüce Allah oraya iyi ameller gönderilmesi konusunda bizleri uyarıyor. Nitekim Kuranda: “O ki, Hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır” buyrulmaktadır. (Mülk, 67/2)

“Aslında hayat, anlamsız bir varoluş olmadığı gibi, ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat bir hayırlı faaliyetler alanı, ölüm de bu faaliyetlerimizin karşılığını bulacağımız ebedi varlık sahasına geçişi sağlayan bir dönüm noktası ve Peygamberimiz (s.a.v.) in de belirttiği gibi bir uyarıcıdır.”(Kuranı Kerim ve açıklamalı meali Mülk s.2. ayetin açıklaması)

Bu dünya bir imtihan dünyası olduğu kadar, eğlenceli, oyuncaklı, çekici, cazibeli ve aldatıcıdır da. Bu dünyanın mevcut hallerine aldanıp ziyana uğramamak için de yüce Allah kullarını yani bizleri ikaz ediyor. Nitekim “Ey insanlar! Allah’ın vadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı şeytan da sizi, Allah hakkında kandırmasın” buyuruyor. (Fatır, a.5)

Dünyanın cazibesine kapılıp ahireti hatırlamadan yaşamak dünyevileşmek olduğu gibi, Allah’ı, emir ve yasaklarını unutarak ve Allah yokmuş gibi düşünüp konuşarak yaşamak da dünyevileşmektir. Bu konuda da Rabbimiz uyarıyor ve buyuruyor ki: “Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan fasık kimselerdir.” (Haşır, 59/ 19)

İnsana Allah’ı unutturan çeşitli sebepler vardır. Bu sebeplerin başında Kuranın deyimiyle insanın apaçık düşmanı olan şeytan vardır.

İnsan ya Allah’ın tarafında, ya da şeytanın tarafındadır. Başka bir deyimle insan ya dünyevîleşir ahireti unutarak yaşar, ya da ahireti unutmaz hem dünya ve hem de ahireti için yaşar. Allah’ın tarafında olanlar, yani ahireti unutmayanlar kazanır felaha ve kurtuluşa ererler. Şeytanın tarafında olanlar yani dünyevîleşip ahireti unutanlar da kaybeder hüsrana uğrarlar. Rabbimizin bu konuda ki ikazları şöyledir:

“Ey Adem oğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır” demedim mi? “Ve Bana kulluk ediniz, doğru yol budur” demedim mi? ( Yasin, 36/60-61)“

“Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, onun varacağı yer Cehennemdir. (Naziat, 79/37-39)

“Şeytan onları hâkimiyeti altına almış ve Allah’ı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridirler.” (Mücadele, 58/19)

“Kim Allah’ı Rasulünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah’ın tarafını tutanlardır. (Maide, 5/56)

“Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erenler de sadece Allah’ın tarafında olanlardır. (Haşr, 59/ 22)

Aşırı servet ve evlat sevgisi ve tutkunluğu da insana Allah’ı ve Ona karşı vazifelerini unutturur. Bu hususta Kelâm-i Kadimde:

“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.”( Münafikun, 63 /9)

“Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir. Ve büyük mükâfat Allah katındadır.” (Enfal, 8/28)

“Servet ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Ölümsüz olan iyi işler ise, Rablerinin katında hem sevapça daha hayırlıdır, hem de ümit bağlanmaya daha layıktır” buyrulmaktadır. (Kehf, 18/46)

Bu ayetler de açıkça gösteriyor ki, yaşamının merkezine dünya nimetlerini koyarak dünyevileşen ve onlara ulaşmak için şeytanın arkasına takılıp gidenler mağlup olup hüsrana uğrarlar. Amma hayatının merkezine dini koyan ve ömrünü dinin kurallarını gözeterek yaşayan insanlar, Allah’ın yolunda giden ve ahirette Cennete kavuşan insanlardır.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
25°
açık
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@