01.04.2021, 23:35 18

CAMİ VE CEMAAT İLE ARINMAK-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Bilindiği gibi toplu ibadet yapılan yerlere “ Cami” denilmektedir. Secde edilen yer demek olan “Mescit” kavramının da, Kuran ve Sünnette Cami kelimesi yerine kullanıldığını görüyoruz.

ilk mescidi, Mekke-i Mükerremedeki Mescid-i Haramdır.(Müslim, Mescid, 1) İslam'da yapılan ilk Mescit ise, Medine-i Münevvere yakınında bulunan, Kuba köyünde Peygamber Efendimiz tarafından yapılan “Kuba Mescidi” ve daha sonra Medine'de inşa edilen “Mescid-i Nebevi”dir.

Camilerin; beldelerin Allah’a en sevimli yerleri ve Allah’ın evleri olduğu Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından verilmiştir. (Müslim, Mescid, 288), (Münavi II-445)

Kuran ve Sünnette, “Allah’ın Mescitlerini ancak, Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namaz kılan, zekât veren ve sadece Allah’tan korkan kimselerin imar edeceği” (Tevbe 9/18), “Allah için bir Mescit inşa edene, Allah’ın da cennette bir köşk inşa edeceği” (Münziri, Tergib I/193), buna mukabil, “Allah’ın Mescitlerinde Allah’ın adının anılmasına ve Mescitlerin harap olmasına çalışanların da, en zalim kimseler olduğu” bildirilmiştir. (Bakara 2/114)

Camilerde sadece Allah’a ibadet edilmesi (Cin 72/18), camilere temiz ve güzel elbiselerle gidilmesi (A’raf 7/31), camilerin temizlenmesi de yüce Allah’ın emridir.(Bakara 2/125, Hac 22/26)

Namazlarını camide cemaatle kılan Müslümanların, 27 kat daha fazla sevap kazanacağı da Peygamber Efendimiz tarafından ifade edilmiştir..(Müslim Mesacid, 249, I, 450) O nedenle cami, mescit ve cemaat Müslüman’ın günah kirlerinden, yani manevi kirlilikten arınmasının vasıta ve sebeplerindendir.

Yeryüzü Ümmet-i Muhammed için mescit kılınmıştır. Müslüman, dinin direği olan namazını, yeryüzünün temiz olan her yerinde kılabilir. Evinde iş yerinde cami ve mescitlerde de kılabilir. Ancak müminin namazını cami ve mescitlerde cemaatle kılması, tek başına kılmasından yirmi yedi derece daha üstündür, sevaptır. Bu üstünlüğün sebebini Peygamber Efendimiz şöyle açıklamıştır; “Güzelce abdest alıp evinden sırf namaz kılmak niyetiyle çıkan bir kimse, attığı her adım başına bir derecelik sevap kazandığı gibi, bir günahı da silinir. Camide namazını kıldıktan sonra da, camide durduğu müddetçe abdesti bozuluncaya kadar melekler, o kişi için Allah’tan devamlı mağfiret dilerler ve “Allah’ım, onu affeyle, ona rahmet ihsan eyle” derler. Namaz vaktini camide bekleyen kimse, devamlı olarak nafile namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır.” (Buhar ve Müslim)

Demek oluyor ki, namazını camide cemaatle kılan kişi, evinden çıkıp camiye gidinceye kadar, camide cemaatle namaz kılarken ve camide göğsü kıbleye karşı olarak otururken, hep sevap kazanmasından ve meleklerin de bu kimse için yüce Allah’tan af ve mağfiret dilemesinden dolayı, manevi kirlerinden temizleniyor.

Peygamberimizin bildirdiğine göre; “Kişinin başka biri ile kıldığı namaz, tek başına kıldığı namazdan daha parlak ve üstün derecelidir. İki kişi ile kıldığı namaz da bir kişi ile kıldığı namazdan daha parlak ve üstün derecededir. Cemaat ne kadar çok olursa namaz da Allah katında o kadar parlak, üstün ve sevimlidir”(Buhari)

Camiye namaz kılmak için gelen bir kişi, namaz vaktini beklerken sevap kazandığı gibi, namaz kılıp evine gittikten sonra da evinde sevap kazanmaya devam edebilir. Bu hususu ve namazı Camide cemaatle kılmanın ne kadar önemli olduğunu Resulullah Efendimiz (s.a.v.) hadislerinde şöyle ifade buyurmuşlardır: “ Yatsı namazını camide cemaatle kılan kimse, gecenin yarısını nafile namaz kılarak geçirmiş gibi sevap kazanır. Sabah namazını camide cemaatle kılan kişi de, gecenin kalan yarısını nafile namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Hem sabah ve hem de yatsı namazını camide cemaatle kılan kişi ise, gecenin tümünü nafile namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır (Müslim)

Namazdan en çok sevap kazananlar, evleri camiye en uzak olanlardır. Kıyamette nurların en parlağına sahip olanlar da karanlık gecelerde evine uzak camilere, yatsı ve sabah namazı kılmaya gidenlerdir. Nitekim Efendimiz (s.a.v) hadislerinde; “ Namazdan en çok sevap kazananlar, yolu camiye uzak olanlar ve namaza giderken en çok yol yürüyen kimselerdir.”, “ Ey Büreyde! Koyu karanlıklarda uzun yol yürüyerek camiye gitmeyi huy edinen kimseleri, kıyamet günü, nurların en parlağı ile müjdele” buyurmuştur.(Buhari)

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
açık
banner303

Gelişmelerden Haberdar Olun

@