13.05.2016, 00:32 297

BİR BODRUM ANISI-2

Muzaffer GÜNDOĞAR

Muzaffer GÜNDOĞAR

Sonra, iki metre derinlikteki bodrumun kapağını örterek, sandalyesini de hiçbir şey olmamış gibi kapağın üzerine koyup, oturdu.
Bizler de bodruma hapsedilme korkusuyla put kesilmiş, olduğumuz yerde kımıldayamıyorduk bile. Çok sürmedi Kemal’in ağıt sesini duyduk. Ahmet’se hem gülüyor hem bir şeyler söylüyordu ona, ama anlaşılmıyordu.
Hamdi öğretmenin bu tür cezalandırma yöntemi yaramazlıklarda bizlere gözdağı verme amaçlıydı elbette..
Dersten çıkış zili çalıncaya kadar her ikisi de bodrumda hapis kaldılar. Bodrum kapağını açan, öğretmenimiz bizlerden büyük ve yiğit olan Mustafa Mert, Hüseyin Taşkaldıran ve diğer yiğit arkadaşlarımızın yardımıyla ikisini de kollarından çekip çıkardılar bodrumdan. Kemal’in, bu derin zifiri karanlık bodrumda ağlamaktan gözleri şişmişti. Ama Ahmet Aykaç gülüyordu.
Öğretmenimiz dersten çıkıp öğretmen odasına yollanırken; bizler de taş basamaklardan inip okul bahçesinde yeni bir oyun kurmak için seğirttik.
Bodrum anısını burada bitti mi sanıyorsunuz? Hayır, bitmedi. Süreği var. Zil çaldı yeniden derse girdik. Sessizce öğretmenimizi beklemeye koyulduk. Hiç birimizin bodruma hapsedilmeye niyeti yoktu. Derken sert bir biçimde kapı açıldı öğretmenimiz geldi. Hep birden ayağa kalkıp asker gibi hazır ol duruşunda bekledik. Bakışlarını üzerlerimizde gezdirdikten sonra:.
“Oturun” dedi.
Oturduk.
Yüzü gülmüyordu. Sınıfın içinde volta atar gibi sert adımlarla duvardan kapıya kadar birkaç kez gidip geldi. Biz de bakışlarımızla onu izliyorduk. Sonra durdu.
Önce dördüncü sınıfların ödevini verdi.
“Bunu, bu derste yapacaksınız” dedi. Ardından beşinci sınıflara, bizlere döndü. Bize de bir ödev vererek:
“Ders bitiminde göreceğim” dedi.
Ardından geçip oturdu sandalyesine. Ders defterini yazmaya durdu.
Herkes sessizce dersini yapmaya koyuldu. Sınıfta, sinek uçsa vızıltısı işitilir, bir sessizlik egemendi. Herkes dersine öyle bir dalmıştı ki birden, bir takırtı ve tukurtuyla silkinip ne oluyor diye sesin geldiği yöne baktık.
Hamdi öğretmen yok olmuştu. Önce ona yakın konumda oturan arkadaşlarımız fırlamıştı ayağa.
“Öğretmenim bodruma düştü diye bağırıyordu Fadik Cebeci. Tüm sınıf ayağa kalkıp seğirterek bodrumun başına vardık. İtiş kakış bodrumun içine öğretmenimize bakmaya çalışıyorduk. Sınıfa tam bir kargaşa havası egemendi. Kimin ne söylediği anlaşılmıyordu. Gerçekten de Hamdi öğretmen bodrum kapağı ve sandalyesiyle birlikte nasıl olduysa bodruma düşmüştü. Trajikomik bir durumdu. Yalnız bu arada bodrum deliğinden öğretmenimizin yukarıya bakan yüzünü ve yüzünde parlayan gözlüklerini gördüm.
İri yapılı arkadaşlarımız bodrumun başını tutmuş: “Öğretmenim elinizi uzatın” diye birbirlerini iterek
öğretmenlerini bodrumdan çıkarma çabası içindeydiler. Ve sonunda yiğit arkadaşlarımız öğretmenimizi kollarından tutup çekerek bin bir güçlükle de olsa bodrumdan çıkarmayı başardılar.
O, üstünü başını silkelerken gülmeye çalışıyordu.
“Bir şeyiniz yok ya öğretmenim” diye sorduk.
“Yok” dedi gülerek. “Herhalde Ahmet’le Kemal’in ‘ahı tuttu’ beni.”
Ahmet’e baktık, gülüyordu.
“Yok öğretmenim” diyordu. Ahı tutmadan ne anladıysa.
O gün okul hizmetlisi Bekir amca tarafından bodrum kapağı kıyılarından çivilendi. Öğretmenin yeniden bodruma düşme ve biz öğrencilerin de bodruma hapsedilme tehlikesi ortadan kalkmış oldu. Hamdi öğretmen, bodrum kapağı her ne değin dört kıyısından çivilense de bir daha bodrum kapağının üzerine oturmadı, yana çekildi.
Aradan tam altmış bir yıl geçti. Arkadaşlarımızın kimi öldü kimisi de başka illerde. Kimi zaman yaz tatillerinde köyümüz Çıkrık’ta buluştuğumuzda, okul anılarımız canlanır belleğimizde. Yeniden öğrencilik yıllarımıza gideriz. Söz sözü açar, anılar anlatılır. Anılar anlatılır da çocukluk anılarına doğru da yolculuk yapılmaz mı? Yapılır elbet. Bu bodrum anısı da anlatılır. Güler, neşeleniriz. Hamdi öğretmenimizi ve ölen arkadaşlarımızı da rahmetle anarız. Hamdi öğretmenimiz 1970'lerin başında İzmir’e taşınmış, bir daha dönmemiş; birkaç yıl önce de orada ölmüştür. Giden gidiyor, anıları kalıyor yaşayanların belleklerinde tatlı bir sızı gibi.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 15 24
6. Galatasaray 15 23
7. Başakşehir 14 22
8. Karagümrük 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Antalyaspor 14 18
13. Altay 15 18
14. Gaziantep FK 14 18
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 13 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Tuzlaspor 13 21
7. İstanbulspor 14 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Gençlerbirliği 14 20
10. Samsunspor 13 19
11. Adanaspor 15 19
12. Menemenspor 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Southampton 15 16
15. Everton 14 15
16. Leeds United 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 14 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 15 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@