22.09.2020, 00:01 42

ANNE- BABA, HOCA VE TALEBE İLİŞKİLERİ-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İskender’i Zülkarneyne, “Neden hocana babandan çok hürmet ediyor, saygı gösteriyorsun?” diye sormuşlar. O’da cevaben: “Çünkü babam beni gökten yere indirmiştir. Hocam ise beni yerden göğe doğru yükseltmektedir” demiş. Gerçekten de insanın ruhu, melekût âleminden anne babası sebebiyle, ana rahmine, dolayısıyla aşağıya düşmüş olur. İnsanın hocası ise ona, Rabbini, dinini, dünyasını, ilmin sırlarını öğreterek ebedi âlemde yüksek mevkilere ulaşmasını temin ediyor.

Hakikat şudur ki, ailesinde iyi terbiye almış, gerçekten öğretmeni (Hocası) tarafından hem dünya ve hem de ahireti için faydalı bilgiler öğretilmiş bir öğrencinin hocasına ve büyüklerine karşı tavrı nasıl olmalıdır sorusuna, eğitimci âlimlerin cevabı şöyledir:

1- Saygı gereği öğrenci, öğretmeninin önünde yürümemelidir.

2-Talebe hocanın yerinde ve makamında oturmamalıdır.

3-Öğrenci izin almadan hocasının yanında konuşmamalıdır.

4-Hocasının yanında çok konuşmamalı ve sözü uzatmamalıdır.

5-Hocaya bıkkınlık zamanında soru sormamalı, müsait zamanında sormalıdır.

6-Derse vaktinde gelmelidir.

7-Öğrenci öğretmenini gönlünü kazanmalı, hoşuna gitmeyecek davranışlardan sakınmalıdır.

8-Allah’a isyanı gerektirmeyen emirlerine uymalı, ancak Allah’a isyan söz konusu olduğunda, kula itaat etmemelidir.

9-Hocaya saygısından dolayı, hocanın çocuklarına ve akrabalarına da saygı göstermelidir.

Hocanın çocuklarına ve yakınlarına saygılı olmak konusunda, geçmişte meviza kitaplarından birinde şöyle bir misal okumuştum. Öğrencilerine medresede ders veren bir âlim, o gün her zaman yapmadığı bir şey yapar, yerinden sık sık kalkar ve tekrar oturur. Talebeleri bunun sebebini sorarlar zata. Âlimin cevabı şöyledir: “ Çocuklar! Hocamın oğlu bahçede arkadaşlarıyla oyun oynuyor. Ara sıra pencerenin önüne geliyor, ben de hocama hürmeten onun ayağına kalkıyorum, o uzaklaşınca da oturuyorum.”

Her eğitimcinin vazifesi, talebesine bilgi yanında edep de öğretmektir. Arap Ediplerinden Esami, oğlunu abdest alırken bir eliyle su döküp, diğer eliyle ayağını yıkamadığını görünce, çocuğun hocasına gider ve derki: “ Ben oğlumu sana hem bilgi, hem de edep öğrensin diye gönderdim. Niçin çocuk abdest alırken bir eli ile suyu döküp, öbür eli ile ayağını yıkamıyor?”

Her öğrencinin vazifesi ise; kendisini küçük düşürmemek, alçak gönüllü olmak, iffetli olmak, kendini küçük düşürecek söz ve davranışlardan kaçınmak ve İmam-ı Azam hazretlerinin şu tavsiyelerine uymaktır.

a-İlmin ile ilgili konularda Devlet başkanına saygılı ol. O’na karşı tutumun ateşe karşı tutumun gibi olsun. Zira ateşe çok yaklaşırsan yanarsın, ondan fazla uzaklaşırsan üşürsün.

b-Devlet başkanının görev teklifini, şahsi ve ilmi prensiplerine uygunsa kabul etmeli, değilse kabul etmemelisin.

c-Halk arasında sorulmadıkça konuşmama, sokağa çok çıkma ve kahkaha ile gülme.

e-İnsanların hatalı işlerine değil, doğru işlerine uy, ergenlik çağına gelmemiş çocuklarla konuşma, zira onlar fitnedirler.

f-Sokaklarda ve yol kenarında oturma, sokakta ve mescitte bir şey yeme, dul, babalı ve çocuklu kadınlarla evlenme. Keza tahsilin bitirmeden evlenme.

g-İnsanlar arasında sık sık Allah’ı zikiret ki senden zikir öğrensinler. İşlerini yaparken acele etme.

h-Namazdan sonra seçkin ayet ve dualar oku. Her ayın belli günlerinde nafile oruç tut ki senden öğrensinler. Çarşıda bizzat alış veriş etme, hizmetçi tut.

Netice olarak evlat insana, Allah’ın en büyü ihsanı ve emanetidir. Çocuğu; dinine, ailesine, akrabalarına, komşularına, devletine, milletine, topluma ve top yekûn insanlığa faydalı bir kişi olarak yetiştirmek de anne ve babanın başta gelen görevidir. Bu görevi yapmayan aile reisi, Allah’ın emrine uymamış ve emanetine ihanet etmiş olur.

Her anne baba evladının mutlu, mesut, huzurlu ve müreffeh bir hayat yaşamasını ister. Yüce Allah (cc) dini, insanların hem geçici olan bu dünyada, hem de devamlı olan öbür dünyada mutlu, mest ve huzurlu olmaları için göndermiştir. O halde evladının mutluluğunu isteyen anne baba, çocuğuna her şeyden önce, Allah katında tek ve en makbul din olan İslam Dinini ve onun kurallarını öğretmesi gerekir. Keza müminler için rahmet ve hidayet kaynağı, vaaz ve nasihat, şifa ve şefaatçi olan ve en doğru yol olan Allah’ın yolunu gösteren Kuranı Kerimi okuyup anlamasını ve hükmü ile amel etmesini öğretmek mecburiyetindedir.

Çocuğun ikinci evi durumunda olan okulunda öğrendikleri de, ailesinde öğrendiklerini tamamlayıcı durumda olmalı, bil hassa inanç konusunda ailenin öğrettikleri ile okulda öğrendikleri çelişmemelidir. Okulun müfredatı ve öğretmenin (Hocanın) öğrettikleri de, çocuğun her yönüyle, iyi bir insan olarak yetişmesini teemin edip, dünya ve ahirette mutlu olmasını sağlayıcı mahiyette olmalıdır.

Milletler, hamiyetperver evlatlarının omuzlarında yükselir. Allah milletimize böyle evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin.

Ankara’dan selâm, sevgi, saygı ve dualarla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
açık
banner303

Gelişmelerden Haberdar Olun

@