05.09.2020, 00:04 77

AKRABALARI GÖRÜP GÖZETMEK, SILA-İ RAHİMDİR-3

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Sıla-i Rahim Adına Yapılabilecekler de özet olarak şunlar olabilir:

1-Yakınlara karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmak, selâmlaşmak.

2-Hâl hatır sormak, ziyaret etmek, telefon etmek, mesajlaşmak veya mektuplaşmak,

3-Elden geldiği kadar onların sevinçlerine ve hüzünlerine ortak olmak,

4-Üzüntülerinde teselli ve tâziyede bulunmak,

5-Hediyeleşmek, bir meselesi varsa ilgilenmek,

6-İkramda bulunmak ve gerektiğinde maddî ve manevi destek sağlamak.

Sıla-i Rahim’in Kazandırdıkları da şunlardır:

a-Sıla-i Rahim, İnsan hayatını kuşatan ibadetlerden birisidir.

b-Kur’an’ın en temel emirlerinden bir tanesi olarak Rahman’dan bir bağdır.

c-Ömrün ve rızkın bereketlenmesinin en önemli vesilelerinden biridir.

d-Korunduğunda sahibini cennete taşıyacak bir Buraktır.

e-Koparıldığında; toplumu rahmetten mahrum bırakan bir yıkımdır.

f-İnşa edildiğinde; karşılığı dünyada verilmeye başlanan bir nimettir.

Sıla-i Rahimin Dereceleri olarak da şunlar sayılabilir:

Sıla-i rahmin üç derecesi vardır.

Sıla-i Rahimin birinci derecesi; akrabalarımıza karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmak, karşılaştığımızda selamlaşmayı, hal-hatır sormayı ihmal etmemek, kendileri hakkında hep iyi şeyler düşünmek ve hayır dilemektir.

Sıla-i Rahimin İkinci derece, ziyaretlerine gitmek ve ihtiyaç duyduklarında yardımlarına koşmaktır. Özellikle yaşlıları zaman-zaman yoklayıp, yapılacak işleri varsa onları takip edivermek kendilerini sevindirecektir.

Sıla-i rahmin üçüncü derecesi, imkânımız varsa akrabalara mali yardım ve destek sağlamaktır.

Günümüz toplumlarında akrabalık ilişkilerinin durumu da maalesef hiç iç açıcı değildir. Çünkü şehirleşme kültürünün etkisinde kalarak değerlerimizi yitirmeye başladık. Teknolojinin yanlış kullanımı ve hayatımızı kuşatması bizi değerlerimizden uzaklaştırdı. Çekememezlik, taassup ve bencillik, kin ve nefret bizi kuşatıyor. Şeytan, nefis, Dünya hırsı, Cimrilik ateşi aramıza duvarlar örüyor. Kendi derdimizle boğuşarak etrafımızdan uzaklaştık. Dünya görüşü ve fikir ayrılıkları bizi birbirimize sırt çevirmeye itti. Nesli akrabayla tanıştırıp kaynaştırmadık. Küçük ve çekirdek aileyi benimsedik. Büyükleri yük olarak görür olduk. Haram ve günahlar konusunda akrabadan yana tavır alarak kayırma ve torpil yaptık. Evlilikler ayrılık vesilelerimiz oldu. Aynı binada birbirimizi arayıp sormaz olduk. Cenazelerden cenazelere mezarlıklarda buluşur olduk. İlişkileri menfaat temeli üzerine inşa eder olduk. Vefa, dostluk, samimiyet, muhabbet gibi bizi biz yapan değerleri kaybetmeye başladık.

Akrabalığın Hukukî Neticeleri:

1. Evlenme yasağı; kan, süt ve evlenmeden meydana gelen her üç akrabalıkta, belli bir sınıra kadar, evliliğe manîdir. Evlenilmesi haram olan akrabaları, Kur'an şöyle sıralamaktadır:

"Sizlere; analarınız, kızlarınız kız kardeşleriniz, halalarınız teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan üvey kızlarınız -ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir engel yoktur-, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder. Kocalı kadınlar ile evlenme de haram kılınmıştır...”(Nisa 4/93)

2. Mirasçı olmak; Yakınlık derecelerine göre akrabalar birbirine mirasçı olur. Kimin kime hangi oranda mirasçı olacağı Kur'an ve Sünnetle tespit edilmiştir.

3. Nafaka temini: Bir kimse, usûl (sulbünden geldiği kimseler) ve fürûunun (kendi sulbünden gelenlerin) nafakasını, muhtaç durumda olan yakın akrabalarının dilerlerse nafakalarını, teminle yükümlü olur. Ayrıca, erkeğin kadınına karşı yiyecek, içecek, giyecek, tedavi ve taşınma vb. gibi hususlarda İslam Dininin erkeğe yüklemiş olduğu bir mükellefiyettir. Sevgili Peygamberimiz evlendiğimiz eşlerimiz hakkında Allah’tan korkmamızı istemekte onların bizlerin üzerinde durumlarına uygun olmak şartıyla yiyecek ve giyeceklerini karşılama yönünde emirleri vardır.

Yüce Allah bizleri içinde yaşadığımız toplumun fertlerine, özellikle de yakın ve uzak akrabalarına karşı dini görevlerini en güzel şekilde yapıp yerine getirenlerden eylesin. Amin.

Netice olarak ben Müslümanım diyen, Allah’a, âhiret gününe ve mahşerde dünya hayatında yaptıklarının hesabını vereceğine inanan hiçbir kimse, yukarıda anlatılan ayet ve hadisler karşısında akrabaları ile ilişkisini kesmez ve kesemez. Akrabalarını üzücü ve rahatsız edici söz ve davranışlarda bulunamaz. Hatta onların kendisine yaptıkları olumsuz davranışlarına aldırış, etmeden onlara iyilik eder, maddi ve manevi yardımda bulunur. Çünkü Hz. Ali (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

“Dünya ve ahiret ahlaklarının en güzelini sana bildireyim mi? Seninle alakasını kesenle ilgilenmen, sana vermeyene vermen ve sana zulmedeni affetmendir.”(Münziri, et-Tergib vet-Terhib, III 342.) (Hadisi Taberani ‘Evsat’inde rivayet etmiştir.

Yüce Allah bizleri, sıla-i rahim konusunda Kendi emirlerine ve Resulünün de sünnet-i seniyyesine uygun hareket eden kullarından eylesin. Amin

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
açık
banner303
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@