09.05.2020, 00:01 65

ZEKÂTINI VERENE SAADET, VERMEYENE FELAKET VARDIR-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Zenginin fakirle kaynaşıp kucaklaşmasını temin eden zekt, aynı zamanda din kardeşliğini de tesis eder. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de mealen; “Eğer tevbe ederler, namaz kılarlar ve zekâtı da verilerse, artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdirler.” buyrulmuştur. Hz. Ebu Bekir (r.a)’in; “Zekâtlık bir keçiyi dahi vermeyenlere savaş açarım” demesinin sebebi de, herhalde bundandır.

Kısaca; Allah’ın emri ve İslam’ın beş şartından birisi olan zekâtın verildiği toplumlarda, kişilerin birbirine karşı kalplerinde birlik, beraberlik, kardeşlik ve paylaşma duyguları oluşur; fertler birbiriyle kucaklaşır, huzurlu bir yaşam ortamı meydana gelir.

Zekâtın verilmediği toplumlarda sermaye uru meydana gelir, yani milli servet diyebileceğimiz sermaye, belirli ellerde toplanır. Böyle durumlarda, toplumun içinde bir tarafta Karun kadar zenginler varken, öbür tarafta da karnını doyuracak boş ekmek bulamayacak kadar fakirler vardır. Hal bu ki İslam tarihinde, zenginlerin mallarının zekâtını verdiği bazı bölgelerde, zamanla zekât verecek fakirin kalmadığına şahit olunmuştur. Nitekim bir zamanlar; zenginlerinin, zekâtlarını verdiği Habeşistan’ın valisi Şam valisine, şöyle bir mektup yazıyor. “Ben burada, zenginlerin zekâtını topladım, fakat verecek fakir bulamıyorum, zekâtları sana göndersem, Şam’ın fakirlerine dağıtır mısın?”. Mektubu okuyan Şam valisinin cevabı ise; “Ben de burada zekât verecek fakir bulamadığım için, zekât paraları ile köleleri, efendilerinden satın alarak hürriyetlerine kavuşturuyorum, Sen de öyle yap” şeklinde oluyor.

Öte yandan zekâtı verilmeyen mal, sahibine dünyada mutluluk temin etse bile, ahrette sahibi için tam bir felakettir. Yazımızı Yaratanımızın bu konulara ışık tutan ve zekâtla ilgili olan ayetleri ve Peygamber efendimizin de, konu ile ilgili hadisleri ile bitirelim.

Yüce Allah buyuruyor; “Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek, Allah yolunda harcamayanları, elim bir azapla müjdele”, “O gün bunlar,(zekâtı verilmeyen mallar), cehennem ateşinde kızdırılacaklarda, onların (sahiplerinin) alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve işte bu kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Hadi tadın bakalım biriktirip sakladığınızı” denilecektir.(tevbe s.a.34-35), “Allah’ın fazl-u kereminden verdiği malını, cimrilik yaparak Allah yolunda sarf etmeyenler (zekâtını vermeyenler), bu malı kendileri için hayırlı sanmasınlar. Belki o (mal), şerdir. Allah yolunda harcanmayan mal, kıyamet günü (sahiplerinin) boyunlarına dolanacaktır.”(ali imran s.a.180).

“Malının zekâtını vermeyen, kıyamet günü ateştedir” buyuran Peygamber Efendimiz, zekâtı verilmeyen malın sahibinin boynuna dolanması olayını bir hadislerinde şöyle açıklamıştır. Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği sahih hadiste; “Allah’ın verdiği malın zekâtını vermeyen kimselerin bu malı, kıyamet günü başındaki saçları dökülmüş, iki tane çengelli zehir dişi bulunan kel bir yılan şekline girer ve sahibinin boynuna dolanır. Sonra da çengelli dişlerini adamın iki kulak altına saplayarak, ‘ben senin dünyadaki yığıp biriktirdiğin (ve zekâtını vermediğin) malınım’ der.” buyurmuştur.

Mevi’za kitaplarında şöyle bir olay anlatılır. Zengin fakat malının zekâtını vermeyen bir adam ölür. Ona kazılan mezardan yılan çıkar. Mezarcılar, “Burada bu yılanın yuvası vardır, ölüyü rahatsız eder” diyerek başka bir yere, başka bir mezar kazarlar, fakat oradan da yılan çıkar. Böyle böyle yedi ayrı mezar kazarlar, hepsinden de yılan çıkar. Devrin âlimlerinden İbni Abbas Hazretlerine durum anlatılır ve ne yapmaları gerektiği sorulur. Hazret sorar, “Adam zengin miydi?” der. Soranlar, “Evet” derler. İbni Abbas hazretleri, “ Peki malının zektın veriyor muydu?” diye sorar. Soranlar, “Hayır zekaât vermezdi” derler. “O zaman Adamı kazdığınız hangi mezara gömerseniz gömün, isterseniz yılan çıkmayan mezar bulun ve gömün, onun zektını vermediği malı, zaten yılan olup boynuna dolanacaktır der, bu ayet ve hadisleri okur.” onlara.

Zengin olup zekaâtını bu güne kadar vermeyenler, “ Zararın neresinden dönülürse kardır” demeli, malının zekâtını vermeye başlamalı, hatta geçmişte vermediği zekâtlarını da zaman içinde vererek, işi ahirete bırakmamalıdır. Zekâtını vermeden biriktirdiği malını, dünyada mirasçıları yerken, kendisi ahirette bu felaketlerle baş başa kalmamalıdır. “Ne veririsin elinle, o gider seninle” atasözü de unutulmamalıdır.

verenlere Allah’ın maddi ve manevi sayısız müjdeleri vardır. Bunlardan sadece bir tanesi; “Mallarını Allah yolunda, gece gündüz, gizli ve açık olarak harcayanlar (zekâtını verenler), Allah katında yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. Onlar, (Ahirette halim nice olacak diye) ne bir korku çekecekler ve ne de (dünyada bıraktığım eşim, çocuklarım ve mallarım ne olacak diye) üzüleceklerdir” şeklindedir.

Netice olarak zenginlik, Allah’ın bir lütfudur. Onun şükrü malın zekâtı verilerek yapılır. Zekâtı verilen mal, sahibi için dünya ve ahiret mutluluğunu temin eder. Zekâtı verilmeyen mal ise, sahibi için şer ve felaket kaynağıdır. Zekâtını veren; malını telef olmaktan korur, onun şerrinden korunur, onunla dünya ve ahiret mutluluğunu bulur, içinde yaşadığı toplumun huzur ve mutluluğuna katkıda bulunmuş olur, cemiyetin içinde onurlu bir şahsiyet olur, kimsenin kem gözü onun malının üzerinde olmaz, o kişi Allah’ın yardımıyla, dünyada da ahrette de bunalmaz ve darda kalmaz.

Mübarek Ramazan ayının, zenginlerimizin mallarının zekâtlarını vererek; fakir fukarayı, garip gurebayı, yoksulu, yetimi, açı, açığı görüp gözetmelerine en müsait zaman dilimi olduğu da unutulmamalıdır. Bu ayda Allah için verilene, yüce Allah kat kat fazlasını verir, bu da bilinmelidir.

Allah zenginlerimizi şükreden zenginlerden, fakirlerimizi de sabreden fakirlerden eylesin. Âmin

Milletimizi de her türlü bela ve musibetlerden ve Korona Virüs salgınından muhafaza buyursun. İnsanlığı bu konuda en yakın zamanda felaha ve kurtuluşa kavuştursun. Âmin.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarla.

Allah’a emanet olun. Hayırlı Ramazanlar, bereketli iftarlar dilerim.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 21 Eylül 2020
İmsak 04:55
Güneş 06:20
Öğle 12:38
İkindi 16:04
Akşam 18:47
Yatsı 20:06

Gelişmelerden Haberdar Olun

@