08.05.2020, 00:37 49

ZEKÂTINI VERENE SAADET, VERMEYENE FELAKET VARDIR-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Zekât mali bir ibadettir, İslam’ın beş şartından birisidir. Zekât kelimesinin bir lügat bir de istilahi manası vardır.

Zekât, lügatte; temizlik, feyiz, bereket, artma ve çoğalma anlamlarına gelir. Nitekim Tevbe Suresi’nin 103. ayetinde mealen;“Onları arıtmak ve temizlemek için mallarından sadaka,(zekât)al” buyrulmaktadır. Burada zekât kelimesi görüldüğü gibi arıtmak ve temizlemek anlamına kullanılmıştır.

Zekt kelimesinin ıstılahı manası ise; “fakirin zenginin malında olan ve Allah’ın tayin ettiği hakkıdır.”

Nitekim Zariyat Suresi’nin 19. ayetinde mealen; “Zenginlerin mallarında fakir ve yoksullar için bir hak vardır” buyrulmaktadır. Burada da zenginin malında fakirin hakkı olduğu beyan edilmektedir.

Zenginlik insana Yüce Allah’ın bahşettiği büyük bir nimettir. Zekaât ise bu nimete karşı Allah’ın açmış olduğu imtihanı şeytana ve nefsi emmareye karşı kazanmaktır. Nefis ve şeytan insanı daima Allah’a karşı isyana sürüklemeye çalışırlar. Şeytan insanı fakirlikle korkutur. İnsana, Allah’a isyan olan, günah ve çirkin olan her şeyi telkin ve tavsiye eder. Nitekim Bakara Suresi’nin 268. ayetinde mealen; “Şeytan sizi daima fakirlikle tehdit eder, korkutur (fakir olursunuz diye zekt vermenize mani olur) ve sizin cimri olmanızı emreder” buyrulmaktadır.

Zekât, Müslüman’ın sahibi olduğu şeylerden Allah rızası için vazgeçmesinin, feragat etmesinin, fedakârlıkta bulunmasının ve imanında ki samimiyetinin bir göstergesidir. Zekât vermek müminin hayatı, toplumun diğer fertleriyle paylaşmasının da gereğidir. Zaten helal mal kendi kazancımız olduğu kadar da, Allah’ın bir ikramıdır. Çünkü bireysel çalışmalarımız, her zaman kazanç getirmez. O nedenle zekât bir manada Allah’ın malımızdaki hakkıdır ve bu hakkın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasıdır.

Zekât kelimesi Kur’an’da 37 yerde geçer. Bunlardan 18’inde dinin direği olan namazla beraber anılmıştır. Zaten namaz dinin direği, zekât ta İslam’ın köprüsüdür. Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadislerinde; “Namaz dinin direğidir” başka bir hadislerinde de “Zekât İslam’ın köprüsüdür” buyurmuştur.

Zekât, toplum içinde ekonomik yönden, sosyal adaleti ve sosyal dengeyi sağlayan çok önemli bir dini müessesedir, bir manada sosyal sigortadır. Bu müesseseyi çalıştıran toplumda sermaye belirli ellerde toplanmaz. Bir yanda günlük ekmeğini bulamayan fakirler, öbür yanda da servetinin hesabını bilemeyen zenginler oluşmaz. Zekâtın verildiği bir toplumda; zengin fakiri hor ve hakir görmez, fakir de zenginin malına göz dikmez.

Zekât Müslümanın malının korunmasını, zarar görmemesini ve telef olmamasını da sağlar Nitekim “Bir Müslüman’ın, İslamî çalışmalarının tam olması, zekâtın verilmesi ile mümkündür” ve “Zekât veren el, onu alan elden üstün ve hayırlıdır” buyuran Resülüllah Efendimiz hadislerinde mealen; “Zekâtı verilen mal karada ve denizde yok olmaz” ve “Mallarınızı, zekâtını vererek koruyunuz” buyurmaktadır.

Müslüman, akıllı, baliğ, hür ve nisap miktarı mala sahip olan herkes, Allah’ın kesin emri olan zektı vermekle sorumludur. Nisap miktarı mal ise, kişinin asıl ihtiyaçlarından fazla olarak sahip olacağı, 80.l8 gr.24 ayar altın veya bunun değerinde olan mal demektir. Sahip olunan ve hakiki veya hükmi olarak üreyici olması gereken bu malın üzerinden bir yıl geçince, (yani bu mal sahibinde bir yıl boyunca kalınca) o malın zekâtı yüzde iki buçuk üzerinden hesaplanarak, her sene verilir.

Zekât ve fitre fakirin hakkıdır, fakire ve rilmelidir. Cami, okul, yol, köprü, hastane, Kur’an kursu v.s. yapımına ve öğrencileri para karşılığında okutan ve yurlarında barındıran kuruluşlara da fitre ve zekât verilmez, verilirse fitre zekât verilmemiş olur.

Bunun gibi kişi; annesine, babasına, dedesine, ninesine, çocuklarına, torunlarına ve eşine zekât ve fitresini veremez. Kardeşlerine, onların çocuklarına ve diğer akrabalarına verebilir, akraba fakire verilmesi de tavsiye edilmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz hadislerinde mealen; “ Zekâtını hak sahibine vermeyen, hiç zekât vermemiş gibidir.” buyurmuştur. Onun için zekâtlarımızı hak sahiplerine vermeye çok dikkat etmeliyiz. Vatandaşın çocuklarını para ile okutan ve yurtlrında barındıran bir takım kuruluşlara zekât verilmez verilse de geçerli olmaz. Bu gibi kuruluşlar Ramazan gelince çocuklarla evlere ve iş yerlerine fitre ve zekât zarfları dağıtıyorlar. O zarflara fitre ve zekât parası konulmaz, ancak sadaka parası konulabilir.

Zekât vermenin, sayılamayacak kadar maddi ve manevi faydaları vardır. Zekât insanı; cimrilikten korur, mal hırsını kırar, toplumda itibarını artırır, kalbin katılaşmasını önler, zengini hayır yapmaya teşvik eder, fakire karşı olan merhameti canlandırır, verdiği zenginliğe karşı Allah’a şükretmeyi sağlar, fakiri ihtiyaç sahibi olmaktan kurtarır ve ona şahsiyet kazandırır, zengin fakir yakınlaşmasını ve çalışamayanların normal bir hayat sürmesini sağlar. Malı her çeşit tehlikeden korur, maddi ve manevi kirlerden temizler. Zekât; sermaye urunu ve stoku önler, malı bereketlendirir ve mükemmel bir sosyal sigortadır.

Evet, İslam’ın zekât müessesi üzerinde çalışan Alman bilim adamları: “Zekât müessesini işleten toplumlarda sermaye uru meydana gelmez, yani sermaye belirli ellerde toplanmaz” kanaatına varmışlardır. Gerçekten de bu gün dünyada 12 trilyon dolar, ülkemizde 25 milyar dolar yıllık zekât miktarının varlığı hesap edilmektedir. Bu zekâtlar hak sahiplerine verilse, dünyada fakir kalmaz ve her yıl milyonlarca insan açlıktan ölmez.

Günümüzün kapitalist dünyasında, 2018 yılında yapılan bir istatistiğe göre, küresel sermayenin yarısı, 8 zengin kişinin elindedir. Yine küresel sermayenin yüzde 82 sinden, dünya nüfusunun yüzde 18 i istifade ederken, sermayenin yüzde 18 inden, dünya nüfusunun yüzde 82 istifade ediyor. Bu demek oluyor ki, küresel sermayenin yüzde 18 i nüfusun yüzde 82 sine dağıtılıyor, yüzde 82 si de nüfusun yüzde 18 ine dağıtılıyor. İşte bu adaletsiz dağılım, zekâtın gerçekten uygulandığı ülkelerde ve dünyada böyle olmaz, paylaşım adilane olur, sermaye de bir avuç zenginin elinde toplanmaz ve dünyada her yıl milyonlarca insan açlıktan ölmez.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 21 Eylül 2020
İmsak 04:55
Güneş 06:20
Öğle 12:38
İkindi 16:04
Akşam 18:47
Yatsı 20:06

Gelişmelerden Haberdar Olun

@