26.12.2012, 00:00 203

YÜZLEŞME ŞARLATANLARI… - 2 -

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

İflah olmaz Dersim Aşiretleri, ilk fırsatta tekrar soygun ve talana başlıyor; engellenince de isyana…

Çünkü Dersimlinin, tarıma uygun olmayan bu sarp arazilerde yapacağı başka hiçbir şey yok.

Nuri Dersimi gibi, Koçgiri Aşireti Reisi Alişer Bey gibi o dönemin Zaza/Kürt aydınları, 400 yıldır her türlü otoriteden uzak, başına buyruk yaşamış bu aşiretlerin ileri gelenlerinin beyinlerini yıkayıp,  istedikleri gibi yönlendirmesini iyi beceriyorlar.

Bir de yöre halkının ağzına, dış mihraklar tarafından 1920 Sevr Anlaşmasının 62. Maddesiyle çalınmış bir parmak bal var.

Bu maddede; “…Kürt Halkının Türkiye’den ayrılarak bağımsız olma arzusunda bulunduğu ve eğer Milletler Cemiyeti’ne başvurulursa ve Milletler Cemiyeti de halkın bağımsızlığı gerçekleştirecek güçte olduğuna kanaat getirirse, bunun uygulanmasını Türkiye’ye tavsiye edecektir…” deniyor.

Ajanlar, yerli işbirlikçileriyle birlikte, aşiretleri, sürekli; “Sevr’de, lehinize böyle bir hüküm varken, sırtınız yere gelmez…” telkinleriyle dolduruyorlar.

Hal böyle olunca Dersim’i ve Dersimliyi zaptı rapta almak mümkün olmuyor.

*   *   *

Dersim sert bir coğrafya. Munzur Dağları, Şeytan Dağları, Palandöken Dağları doğal bir sur, doğal bir kalkan gibi .

Munzur Suyu, Murat, Karasu ve Büyüksu ile çevrili Dersim, bu delice akan nehirlerin ve onları besleyen derelerin ortasında ada gibi kalıyor. Çevresindeki dik yamaçlar, derin vadilerle yarılıyor, birbirinden dar boğazlarla ayrılıyor. Küçük, büyük binlerce mağara, bölgenin aşiretleri için bulunmaz sığınak yerleri oluşturuyor.

Eşkıya vurup, kırıp, uçsuz bucaksız sarp dağlardaki bu mağaralara çekiliyor.

Böyle bir bölgede düzenli bir ordunun savaşması mümkün değil. Hele hele büyük bir harpten yorgun, bitap bir şekilde çıkmış bir ordunun, olağan savaş yöntemleriyle böyle bir gerilla savaşından galip çıkması hiç mümkün değil.

Genç Türkiye Cumhuriyeti, çaresiz uçaklarını devreye sokuyor.

Sonrası malum…

*   *   *

Şimdi, hadi gelin yüzleşelim…

Dersim bu…

Dersimli de bu…

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu koşullar da böyle…

Bu durumda, ne yapabilirdi de yapmadı Genç Türkiye Cumhuriyeti?

Genç Türkiye Cumhuriyeti, bunca devasa sorunları varken, bunlarla büyük bir sıkıntı ve yokluk içersinde mücadele ederken, durduk yere, laf olsun diye mi girdi Dersim’e?

Dersim Halkı çok masumdu da; Devlet yok yere mi bu tatsız olayları yaşadı ve yaşattı?

Dönemin sömürgeci güçlerine ve harami kılıklı aşiretlere karşı; “Tamam… Kabul… Pes…” mi demeliydi?

“Verdim gitti vatan topraklarının bu parçasını size…” mi demeliydi?

… …

Evet, doğrudur;  onulmaz acılar yaşanmış ve yaşatılmıştır bu topraklarda.

Evet, doğrudur;  Aleviler; sadece bu olaylar nedeniyle değil; asırlar boyunca bu coğrafyanın en çok mağdur edilen, en çok kıyıma uğratılan kesimidir.

Evet, doğrudur; kurunun yanında pek çok da yaş yanmıştır. Aileler bölünmüş, parçalanmıştır.

Ama kabul edilmelidir ki; bu bir harp halidir. Olmak ya da olmamak mücadelesidir.

Savaş olan her yerde acı vardır, keder vardır, hüzün vardır. Doğrular kadar, yanlışlar da vardır.

Benzeri acılar, diğer savaşlarda, diğer isyanlarda da (karşılıklı olarak) yaşanmış ve yaşatılmıştır.

Bundan böyle, bu tür acıların yaşanmamasına çaba göstermek, herkesin görevi olmalıdır.

Ama bütün bunlar; tam 400 yıldır, ayaklanmayı huy haline getirmiş yöre insanlarını, bu huyundan vazgeçirmek için gereğini yapmak durumunda kalan devlete, böyle densiz üsluplarla saldırmayı da gerektirmez.

Tek yönlü duygudaşlık (empati) olmaz; duygudaşlık, çift yönlüdür. Taraflar olaya böyle yaklaşmalıdır.

Bu coğrafya çok özel bir coğrafyadır. Bu coğrafyada acı ve çığlık, hiçbir zaman eksik olmamıştır.

Ama artık olmalıdır…

Geçmiş acıları kaşımak, taraflara hiçbir şey kazandırmaz.

Olası acılara, olası çığlıklara neden olabilecek tavır, davranış ve söylemlerden özenle kaçınılmalıdır.

O nedenle, başta siyasetçiler ve yöneticiler olmak üzere, herkes ağzından çıkan sözlere, kaleminden dökülen sözcüklere dikkat etmek zorundadır.

Hele o kişi Başbakansa daha çok dikkat etmek durumundadır.

 

 

 

 

(1) Dersim, gümüş ve demir madenlerinin yatağı olarak biliniyor. O nedenle yöreye, “gümüş kapı” anlamında “Der-Sim” denmiş.

 

(2) Zaza ve Alevi Kürtlerin asli kimlikleri Türkmen’dir.

Zazalar, Orta Asya’dan Hazar yolunu izleyerek gelmiş, daha ana yurtlarındayken yarı Türkçe, yarı Farısice konuşan bir Türk boyudur. Yeni yurtlarında (Dersim’de) Dicle boyundan gelen ve Kırmanç denilen ve yine Farisi bozması bir dille konuşan halkların etkisiyle anadillerinden ve karakterlerinden tamamen uzaklaşmışlardır.

 

(3) Dersim Yöresinde sadece Zazalar değil, Ermeniler de yaşıyor. Ermeni Tehciri sonrası bazı Ermenilerin, Kürt kisvesi altında yörede kaldıkları, anadillerini bırakıp, Zazaca ve Kürtçe konuştukları biliniyor.

 

(4) Türkiye Cumhuriyeti ilk Kürt İsyanı 1924 Nasturi ayaklanmasıyla yaşanıyor. Onu 1925 Şeyh Sait, 1925 Raçkotan, 1925-37 Sason, 1926 Birinci Ağrı, 1927 Mutki, 1927 İkinci Ağrı, 1927 Bicar, 1929 Asi Resul, 1929 Şeyh Abdülkadir,  1930 Mayıs’ı Savur, 1930 Haziran’ı Zilan, 1930 Temmuz’u Oramar, 1930 Eylül’ü Üçüncü Ağrı, yine 1930 Eylül’ü İkinci Berzenci, 1930 Kasım’ı Pülümür ve 1937 İkinci Sason İsyanları…

 

 

17 Aralık 2012

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 14 21
7. Brighton 14 19
8. Leicester City 14 19
9. Tottenham 12 19
10. M. United 13 18
11. Brentford 13 16
12. Crystal Palace 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@