26.12.2012, 00:00 234

YÜZLEŞME ŞARLATANLARI… - 2 -

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

İflah olmaz Dersim Aşiretleri, ilk fırsatta tekrar soygun ve talana başlıyor; engellenince de isyana…

Çünkü Dersimlinin, tarıma uygun olmayan bu sarp arazilerde yapacağı başka hiçbir şey yok.

Nuri Dersimi gibi, Koçgiri Aşireti Reisi Alişer Bey gibi o dönemin Zaza/Kürt aydınları, 400 yıldır her türlü otoriteden uzak, başına buyruk yaşamış bu aşiretlerin ileri gelenlerinin beyinlerini yıkayıp,  istedikleri gibi yönlendirmesini iyi beceriyorlar.

Bir de yöre halkının ağzına, dış mihraklar tarafından 1920 Sevr Anlaşmasının 62. Maddesiyle çalınmış bir parmak bal var.

Bu maddede; “…Kürt Halkının Türkiye’den ayrılarak bağımsız olma arzusunda bulunduğu ve eğer Milletler Cemiyeti’ne başvurulursa ve Milletler Cemiyeti de halkın bağımsızlığı gerçekleştirecek güçte olduğuna kanaat getirirse, bunun uygulanmasını Türkiye’ye tavsiye edecektir…” deniyor.

Ajanlar, yerli işbirlikçileriyle birlikte, aşiretleri, sürekli; “Sevr’de, lehinize böyle bir hüküm varken, sırtınız yere gelmez…” telkinleriyle dolduruyorlar.

Hal böyle olunca Dersim’i ve Dersimliyi zaptı rapta almak mümkün olmuyor.

*   *   *

Dersim sert bir coğrafya. Munzur Dağları, Şeytan Dağları, Palandöken Dağları doğal bir sur, doğal bir kalkan gibi .

Munzur Suyu, Murat, Karasu ve Büyüksu ile çevrili Dersim, bu delice akan nehirlerin ve onları besleyen derelerin ortasında ada gibi kalıyor. Çevresindeki dik yamaçlar, derin vadilerle yarılıyor, birbirinden dar boğazlarla ayrılıyor. Küçük, büyük binlerce mağara, bölgenin aşiretleri için bulunmaz sığınak yerleri oluşturuyor.

Eşkıya vurup, kırıp, uçsuz bucaksız sarp dağlardaki bu mağaralara çekiliyor.

Böyle bir bölgede düzenli bir ordunun savaşması mümkün değil. Hele hele büyük bir harpten yorgun, bitap bir şekilde çıkmış bir ordunun, olağan savaş yöntemleriyle böyle bir gerilla savaşından galip çıkması hiç mümkün değil.

Genç Türkiye Cumhuriyeti, çaresiz uçaklarını devreye sokuyor.

Sonrası malum…

*   *   *

Şimdi, hadi gelin yüzleşelim…

Dersim bu…

Dersimli de bu…

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu koşullar da böyle…

Bu durumda, ne yapabilirdi de yapmadı Genç Türkiye Cumhuriyeti?

Genç Türkiye Cumhuriyeti, bunca devasa sorunları varken, bunlarla büyük bir sıkıntı ve yokluk içersinde mücadele ederken, durduk yere, laf olsun diye mi girdi Dersim’e?

Dersim Halkı çok masumdu da; Devlet yok yere mi bu tatsız olayları yaşadı ve yaşattı?

Dönemin sömürgeci güçlerine ve harami kılıklı aşiretlere karşı; “Tamam… Kabul… Pes…” mi demeliydi?

“Verdim gitti vatan topraklarının bu parçasını size…” mi demeliydi?

… …

Evet, doğrudur;  onulmaz acılar yaşanmış ve yaşatılmıştır bu topraklarda.

Evet, doğrudur;  Aleviler; sadece bu olaylar nedeniyle değil; asırlar boyunca bu coğrafyanın en çok mağdur edilen, en çok kıyıma uğratılan kesimidir.

Evet, doğrudur; kurunun yanında pek çok da yaş yanmıştır. Aileler bölünmüş, parçalanmıştır.

Ama kabul edilmelidir ki; bu bir harp halidir. Olmak ya da olmamak mücadelesidir.

Savaş olan her yerde acı vardır, keder vardır, hüzün vardır. Doğrular kadar, yanlışlar da vardır.

Benzeri acılar, diğer savaşlarda, diğer isyanlarda da (karşılıklı olarak) yaşanmış ve yaşatılmıştır.

Bundan böyle, bu tür acıların yaşanmamasına çaba göstermek, herkesin görevi olmalıdır.

Ama bütün bunlar; tam 400 yıldır, ayaklanmayı huy haline getirmiş yöre insanlarını, bu huyundan vazgeçirmek için gereğini yapmak durumunda kalan devlete, böyle densiz üsluplarla saldırmayı da gerektirmez.

Tek yönlü duygudaşlık (empati) olmaz; duygudaşlık, çift yönlüdür. Taraflar olaya böyle yaklaşmalıdır.

Bu coğrafya çok özel bir coğrafyadır. Bu coğrafyada acı ve çığlık, hiçbir zaman eksik olmamıştır.

Ama artık olmalıdır…

Geçmiş acıları kaşımak, taraflara hiçbir şey kazandırmaz.

Olası acılara, olası çığlıklara neden olabilecek tavır, davranış ve söylemlerden özenle kaçınılmalıdır.

O nedenle, başta siyasetçiler ve yöneticiler olmak üzere, herkes ağzından çıkan sözlere, kaleminden dökülen sözcüklere dikkat etmek zorundadır.

Hele o kişi Başbakansa daha çok dikkat etmek durumundadır.

 

 

 

 

(1) Dersim, gümüş ve demir madenlerinin yatağı olarak biliniyor. O nedenle yöreye, “gümüş kapı” anlamında “Der-Sim” denmiş.

 

(2) Zaza ve Alevi Kürtlerin asli kimlikleri Türkmen’dir.

Zazalar, Orta Asya’dan Hazar yolunu izleyerek gelmiş, daha ana yurtlarındayken yarı Türkçe, yarı Farısice konuşan bir Türk boyudur. Yeni yurtlarında (Dersim’de) Dicle boyundan gelen ve Kırmanç denilen ve yine Farisi bozması bir dille konuşan halkların etkisiyle anadillerinden ve karakterlerinden tamamen uzaklaşmışlardır.

 

(3) Dersim Yöresinde sadece Zazalar değil, Ermeniler de yaşıyor. Ermeni Tehciri sonrası bazı Ermenilerin, Kürt kisvesi altında yörede kaldıkları, anadillerini bırakıp, Zazaca ve Kürtçe konuştukları biliniyor.

 

(4) Türkiye Cumhuriyeti ilk Kürt İsyanı 1924 Nasturi ayaklanmasıyla yaşanıyor. Onu 1925 Şeyh Sait, 1925 Raçkotan, 1925-37 Sason, 1926 Birinci Ağrı, 1927 Mutki, 1927 İkinci Ağrı, 1927 Bicar, 1929 Asi Resul, 1929 Şeyh Abdülkadir,  1930 Mayıs’ı Savur, 1930 Haziran’ı Zilan, 1930 Temmuz’u Oramar, 1930 Eylül’ü Üçüncü Ağrı, yine 1930 Eylül’ü İkinci Berzenci, 1930 Kasım’ı Pülümür ve 1937 İkinci Sason İsyanları…

 

 

17 Aralık 2012

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@