09.04.2020, 00:01 124

YUNANİSTAN İLE İLGİLİ SORUNLARIMIZ (III) - Münhasır ekonomik bölge ve yarattığı gerilimler-2

Şekil 2. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hazırladığı Ege ve Akdeniz’de MEB (kıta sahanlığı) alanları (2)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de diğer kıyıdaş ülkeler gibi Doğu Akdeniz’den daha fazla yararlanmak amacıyla burada Münhasır Ekonomik Bölge belirlemek için harekete geçmiş ve MEB ilanını yaparken tek taraflı ve bütün adanın temsilcisiymiş gibi hareket ederek Kıbrıs’taki Türk Toplumunu yok saymıştır. GKRY’nin yanı sıra Yunanistan Girit, Kaşot, Kerpe, Rodos ve Meis adalarını birleştiren hayali bir hattı esas alarak Mısır ve Libya ile münhasır ekonomik bölge sınırı çizme çabalarını sürdürmüştür. Hem bölge aktörleri, hem de bölge dışı aktörler, Doğu Akdeniz’in taşıdığı potansiyelden faydalanmak için bu sulara ilgi göstermeye başlamışlardır. Bu dönemden sonra gerginlikler daha da tırmanmıştır.

Türkiye ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki deniz yetki alanları meselesi 2003 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Mısır ile imzalanan sözde MEB anlaşması ile başlamıştır. GKRY’nin 17 Şubat 2003’te Mısır, 17 Ocak 2007’de Lübnan, 3 Şubat 2011’de İsrail ile imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Sınırlama Anlaşmaları’nın geçerliliği ve bu anlaşmalar sonrasında parsellenen bölgeler Doğu Akdeniz’de yaşanan tartışmanın temelini oluşturmaktadır (1).

TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN KARŞI ÇIKIŞI

Yukarıda açıklanan anlaşmalar Türkiye ve KKTC tarafından kabul edilmemektedir . Türkiye bu anlaşmaların, Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını çiğnediği gerekçesiyle konuyu BM'ye taşımış ve kendi Münhasır Ekonomik Bölge haritalarını BM nezdinde onaylatmıştır.

Doğu Akdeniz sahasında 2010 yılında hidrokarbon kaynakları keşfedilmesi Türkiye ile GKRY arasındaki gerginliği daha da artırmıştır. Türkiye'nin itirazlarına rağmen GKRY, 2007'de 13 arama sahası ilan etmiştir, GKRY, Exxonmobil gibi çok sayıda şirketi arkalarına alarak haksız bir şekilde ihalelere çıkmış , büyük petrol şirketlerine ruhsat vermeye başlamıştır. Rum Yönetiminin bu tavrını sürdürmesi üzerine Türkiye, KKTC ile anlaşarak 21 Eylül 2011’de “Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırması Hakkında Anlaşma” imzalamıştır. Aynı yıl KKTC tarafından TPAO’ya Ada açıklarında petrol-gaz arama ruhsatları verilmiştir. Türkiye de Kuzey Kıbrıs'ta Ada’nın kuzeyi ve doğusunda belirlediği bölgelerde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) arama ruhsatları vererek görevlendirmiştir.

Şekil 3’de açık bir şekilde görüldüğü gibi. 1, 4, 5, 6, 7 no'lu parsellerin bir bölümü, Türkiye'nin TPAO'ya ruhsat verdiği bloklarla çakışmakta ve 2, 3, 8, 9, 12 ve 13 no'lu parseller de Kuzey Kıbrıs'ın TPAO'ya verdiği ayrıcalıklı alanlarla kesişmiş durumdadır. Fakat Doğu Akdeniz’de diğer devletler ya da yönetimler MEB’i (deniz tabanı, su kütlesi ve üzerindeki tüm canlı ve cansız kaynakları kapsayan) esas alırken, Türkiye tüm bu deklarasyonlarında sadece kıta sahanlığını (sadece deniz tabanını ve cansız kaynakları kapsayan) esas almıştır. Türkiye’nin tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen başta GKRY ve Yunanistan olmak üzere diğer kıyıdaş devletler Türkiye’yi yok sayan girişimlerine devam etmişlerdir (3).

Şekil 3 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hazırladığı çakışan ve sorunlu alanlar (3)

Yabancı firmalar ilan edilen alanlarda sondaj çalışmalarına başlayınca Türkiye bölgeye sondaj gemilerimizi ve refakatçi olarak Deniz Kuvvetlerimize ait harp gemilerimizi refakatçi olarak gönderdi.

Şekil 4. Türk sondaj gemisi Yavuz (2)

Türkiye ve KKTC’nin öngörülen deniz yetki alanlarında araştırma ve sondaj gemilerimiz Deniz Kuvvetleri’nin himayesinde faaliyet göstermiş ve Türkiye’den izinsiz faaliyetlerin çoğunluğu engellenmiştir.

Türkiye’nin kararlı faaliyetleri neticesinde, İtalyan ENİ ve Fransız Total Şirketleri Kasım 2019’da GKRY’nin sözde 7’nci parselinde sondaj yapmama kararı almıştır(3).

İstanbul, 6 Nisan 2020

Kaynaklar:

(1) - Cemal Aslan, (2019), https://habergunes.com/turkiye-akdenizde-neden-munhasir-ekonomik-bolge-ilan-etmiyor/17344/

(2) - https://www.trthaber.com/haber/gundem/dogu-akdeniz-bilmecesi-423599.html

(3) – Cihat Yaycı, (2019), https://kriterdergi.com/dosya/turkiye-ve-libya-arasindaki-anlasmanin-sonuc-ve-etkileri

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
14°
parçalı bulutlu
banner133
Namaz Vakti 02 Haziran 2020
İmsak 03:10
Güneş 05:04
Öğle 12:43
İkindi 16:41
Akşam 20:12
Yatsı 21:58
banner303

Gelişmelerden Haberdar Olun

@