08.04.2020, 00:05 588

YUNANİSTAN İLE İLGİLİ SORUNLARIMIZ (III) - Münhasır ekonomik bölge ve yarattığı gerilimler-1

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bundan önceki yazılarımda Yunanistan ile yaşadığımız sorunlarımızın ana nedenlerinin Ege Denizi ve Akdeniz’de komşu olmamızdan kaynaklandığını belirtmiştim. Bu komşuluk nedeniyle Ege’de Karasuları ve Kıta Sahanlığı sorunlarının neler olduğunu bundan önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım.

Bu yazımda ise iki ülke arasında ve başta Güney Kıbrıs (GKRY) ve Yunanistan olmak üzere Akdeniz kıyıdaş ülkeleri ile yaşanan “Münhasır Ekonomik Bölge” (MEB)sorunu üzerinde duracağım. Konunun daha iyi anlaşılması için ilk önce hiç bir gerilim olmadan belirlenen Karadeniz Münhasır Ekonomik Bölge ilanı ile ilgili hususlarda da sizi aydınlatacağım.

MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGE NEDİR?

Bilindiği Münhasır Ekonomik Bölge ise 1982'de Birleşmiş Milletler sözleşmesi ile uluslararası hukuka girmiştir. BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre her egemen devletin kıyılarından itibaren 200 deniz mili, yani yaklaşık 370 km alana kadar deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılması, su ve rüzgâr enerjisi de dahil olmak üzere özel haklara sahip olduğu bölge olarak tanımlanmıştır. Burada canlı cansız varlıklar, yer altı su altı zenginlikleri söz konusu devlete aittir. Ülkeler kendi MEB kararını ilan etmek zorundadırlar ve MEB ilan etme yoluyla kazanılmaktadır.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 83. Maddesinde sahilleri bitişik ve karşı karşıya bulunan devletlerin kıta sahanlığının belirlenmesinde hakkaniyete uygun olarak ve bir anlaşma ile sınırların belirlenmesi gerekliliği belirtilmiştir. Bununla birlikte MEB’in tek taraflı ilan edilemeyeceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır (1).

Ancak ülkemizi çevreleyen Doğu Akdeniz, Ege ya da Karadeniz’de olduğu gibi eğer kıyıdaş devletler arasındaki mesafe çakışıyorsa burada sorun çıkmaktadır. Burada da normalde beklenen hakkaniyete uygun olarak tarafların bir araya gelip bunu çözümlemeleridir. Ama eğer olmuyorsa söz konusu antlaşmayla ilgili olarak ilgili mahkemede hak aranmaktadır. .

Karadeniz’de Rusya, Gürcistan, Ukrayna arasında yaşanan sorun örnekleri varken ülkemiz açısından bu mesele hakkaniyete uygun bir şekilde çözülmüş bulunmaktadır. Dolayısıyla da arama çalışmalarından pek bir sonuç alınmasa da burada kimse birbirinin işine karışmadan kendi imkanlarıyla ya da uluslararası şirketler aracılığıyla aramalarını yapmaktadır. Ne yazık ki Doğu Akdeniz’de durum böyle değildir.

KARADENİZ MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGE İLANI

Türkiye, Karadeniz’de 1982 Türk Karasuları Kanunu’na göre kara sularının 5 Aralık 1986 tarihli karara göre 12 mil olarak belirlediği esas hatlardan itibaren 200 deniz mili genişliğinde uzanan alanı hakkaniyet ilkesi ve diğer devletlerin seyrüsefer, uçaklarının geçişi, denizaltına kablo ve boru hattı döşeme haklarını tanıyarak Münhasır Ekonomik Bölge ilan etme kararı almıştır. Bu karardan sonra kıyıdaş komşularla Ege Denizi ve Akdeniz’de olduğu gibi bir sorun yaşanmamıştır. Belki de bunda Karadeniz’in Türkiye kıyılarında adalarının olmayışı önemli bir rol oynamıştır.

Şekil 1. Türkiye’nin Karadeniz Münhasır Ekonomik Bölge Haritası (2)

GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ’NİN MEB KONUSUNDAKİ TUTUMU

Avrupa Birliği ve bölge dışı aktörlerin desteğini alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz’den daha fazla yararlanmak amacıyla burada Münhasır Ekonomik Bölge belirlemek için harekete geçmesi ve Münhasır Ekonomik Bölge ilan ettiği alanda, hidrokarbon kaynaklarını arama çalışmaları yapmak istemesi Türkiye’nin tepkisini çekmiştir. Zira Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı / Münhasır Ekonomik Bölge sınırlarının belirlenmesinde temel sorun, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yaklaşımlarıdır. İki taraf da adaların tam kıta sahanlığı / Münhasır Ekonomik Bölge yaratacağını iddia etmektedir. Ancak uluslararası hukukta adaların bu hakkı olsa da uygulamada (sınırların belirlenmesinde) uluslararası hukuk adalara kıta sahanlığı / Münhasır Ekonomik Bölge yaratma bakımından sınırlı veya sıfır etki verebiliyor.

Adalara da MEB diye bir bölge tanınmadığının bir çok örneği bulunmaktadır. Romanya ile Ukrayna arasında ve diğer ülkeler arasında sorunlar ortaya çıkmıştır. Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) Romanya ile Ukrayna arasında deniz alanlarının sınırlandırılmasında anlaşmazlığa neden olan Serpent adasını tartışmış ve burada paylaşımı yaparken UAD kesinlikle adaya MEB tanımamıştır. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Şekil 2’de görüldüğü gibi bizim burnumuzun dibindeki Antalya’nın Kaş ilçesinin karşısında bulunan bir Meis adasına dahi MEB tanıyorlar.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
açık
banner303
Namaz Vakti 23 Ekim 2020
İmsak 05:29
Güneş 06:53
Öğle 12:30
İkindi 15:27
Akşam 17:56
Yatsı 19:15

Gelişmelerden Haberdar Olun

@