14.05.2020, 00:01 65

YUNANİSTAN İLE İLGİLİ SORUNLARIMIZ (V) - DİĞER ÖNEMLİ SORUNLAR !-2

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

(Dünden devam)

Ayrıca arama ve kurtarma sahalarında varılacak anlaşmanın uygulanabilir olması gerektiğinden açık denizlerdeki arama kurtarma sahalarıyla uyumlu olmalı. Uluslararası Sivil Havacılığa ilişkin Şikago Sözleşmesi’nin 12. Eki, deniz ve hava arama kurtarma sahalarının arasında net bir ayrım ve açık denizlerde yürütülen arama kurtarma faaliyetleri çerçevesinde konunun deniz boyutu önceliğine vurgu yapıyor.

Türkiye kendi arama kurtarma sahasını (Search and Rescue Region–SRR) deklare etti, ilgili IMO Küresel SAR Planı’na kaydettirdi. Türkiye kendi bölgesinde, insan hayatını kurtarmaya yönelik arama ve kurtarma faaliyetlerini etkin biçimde sürdürüyor.

Türk ve Yunan Arama Kurtarma Bölgeleri çakıştığından bu çakışan alanlardaki tüm arama kurtarma operasyonlarının 1979 Hamburg Sözleşmesi Madde 2.1.5’e uygun eşgüdüm halinde düzenlenmesi gerekiyor.

Yunanistan ile Türkiye arasında arama kurtarma bölgeleri hakkındaki uyuşmazlık, temelde Yunanistan’ın konuya egemenlik meselesi olarak yaklaşmasından kaynaklanıyor. Ancak insan hayatını kurtarmaya yönelik belirlenen arama kurtarma bölgeleri egemenlik alanları değil, hizmet sahaları.

Milli Savunma Bakanımızın açıklamaları:

Yunanistan, İzmir, Muğla Aydın sınırlarımız içinde olan 18 ada ve 2 kayalığı işgal ederken, Lozan Antlaşması’na göre ‘Silahlandırılmaması, asker bulundurulmaması’ gereken 23 adadan 16’sına hem asker çıkardı hem de silahlandırdı. Bu konu ile ilgili açıklama yapan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Biz Yunanistan’ı tehdit etmiyoruz. Yunanistan, antlaşmalara uymalı” uyarısında bulundu.

Ayrıca, Bakan yaptığı açıklamada, “Yunanistan ile ilişkilerde uluslararası hukuktan, iyi komşuluk ilişkilerinden ve sorunların diyalogla çözülmesinden yanayız. Komşuluğu geliştirmek istiyoruz. Ancak Yunanistan’ın konuya yaklaşımı, sorunların ortak bir zeminde çözülmesini zorlaştırıyor” ve “ bütün bunlara rağmen Yunan mevkidaşımızla en son bir araya geldiğimizde görüşmeler yaptık, sonrasında askeri heyetler bir araya gelerek başta güven artırıcı önlemler olmak üzere problem sahaları üzerinde çalışmasını kararlaştırdık” dedi (2).

Bu arada Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, heyetler arasında Ege Denizi'nde güven arttırıcı önlemler ve davranış kuralları başta olmak üzere iş birliğini geliştirmek maksadıyla teknik görüşmelerin 20-25 Mayıs'ta Atina'da gerçekleştirileceği bildirildi (3).

Sonuç:

Yunanistan ile ilgili sorunları geniş kapsamlı bir şekilde paylaşmamın nedeni sizlerin ve yetişen evlatlarınızın ülkemiz için hayati olan mevcut duruma vakıf olmalarını istememden kaynaklanmaktadır. Bu yazılarımla komşu ülkeye karşı kin ve nefret yaratmaya çalışmıyorum. Burada istediğim millet olarak ülkemizin çıkarlarını korumak için bilgi sahibi ve hazırlıklı olmamızdır.

Yunanistan, ilk devletini kanlı bir isyan sonucunda 1821 yılında Mora’da kurduğundan beri Megeloidea hedefini gütmekte ve bunun için her türlü adımı atmaktadır. Megali İdea ya da Megalo İdea (Yunanca: "Megali Idea", "Büyük Fikir"), Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alarak, Bizans İmparatorluğu’na son verdiği günden beri yürürlükte olan bir Yunan ülküsüdür. Bizans İmparatorluğu’nu bir Helen İmparatorluğu olarak kabul eden Yunan milliyetçileri, Megali İdea adını verdikleri büyük ülküleri ile eskiden Bizans'a ait olan tüm toprakları yeniden elde ederek, Konstantinopolis (İstanbul) başkent olmak üzere, büyük Helen İmparatorluğu'nu yeniden kurmayı hayal etmektedirler (4). Bir çok tarihçi Bizans İmparatorluğu’nun ismini kabul etmemekte fethedilen yerin Doğu Roma İmparatorluğu olduğunu belirtmektedirler. Nitekim Fatih, Fetih’ten sonra Fethin Babası anlamına gelen “Ebû’l-Feth” daha sonraki dönemlerde ise “Çağ Açan Hükümdar” ve “Kayser-i Rûm” (Roma İmparatoru, Osmanlı Türkçesi) unvanları ile anıldı (5).

Yunanistan bu fikrinin devamlı arkasında olmuş ve bugüne kadar topraklarını genişletmiştir. 1821’den beri adım adım bu yolda yürüyen Yunanistan’a ilk defa İstiklal Harbi ile “DUR” denilmiştir. Osmanlı’dan İtalya’ya geçen 12 Ada, II. Cihan Harbi’nden sonra Yunanistan’a verilmiştir. Her fırsatta Ege’yi ve Akdeniz’i, Yunanistan kontroluna almaya dönük adımlar atmış ve atmaya devam etmektedir.

Tarihte Almanya ve Fransa devamlı olarak birbirleri ile savaşmış iki millet iken bugün Avrupa Birliği içinde iki dost olarak birlikte bulunmaktadırlar. Almanya’da tahsilim esnasında çok sayıda Yunanlı arkadaşım oldu. Ülkelerimizin siyasetinden bahsetmediğimizde en iyi anlaştığımız yabancı öğrenci grubu onlardı. Ayrıca bugüne kadar Yunanistan’da yapılan bir çok bilimsel toplantıya katıldım. Bu toplantılarda da kendilerinin bireysel olarak ne kadar dostça davrandıklarını gördüm. Temenni ederim ki Ege, Akdeniz ve Kıbrıs sorunları iki ülkenin anlaşması ile çözülür ve ilişkilerimiz Fransa ve Almanya’ya benzer şekilde gelişir.

İstanbul, 12 Mayıs 2020

Kaynaklar

- (1)Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, http://www.mfa.gov.tr/baslica-ege-denizi-sorunlari.tr.mfa

- (2) Saygı Öztürk, “Atina, İhlal suçu işliyor”, Sözcü, 16.4.2020

- (3) https://www.sabah.com.tr/gundem/2019/05/20/milli-savunma-bakanligindan-flas-yunanistan-aciklamasi

- (4) https://tr.wikipedia.org/wiki/Megali_idea

- (5) https://www.haberturk.com/fatih-sultan-mehmet-kimdir-fatih-sultan-mehmed-istanbul-u-nasil-fethetti-1903734

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@