24.03.2020, 00:02 765

YUNANİSTAN İLE İLGİLİ SORUNLARIMIZ (II) - Kıta Sahanlığı-1

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bundan önceki yazılarımda Yunanistan ile yaşadığımız sorunlarımızın ana nedenlerinin Ege Denizi ve Akdeniz’de komşu olmamızdan kaynaklandığını belirtmiştim. Bu komşuluk nedeniyle aramızda Ege’de Karasuları, Kıta Sahanlığı ve Akdeniz’de Ekonomik Münhasır Bölge sorunu gibi derin anlaşmazlık konuları bulunmaktadır. Önceki yazımda Yunanistan ile yaşadığımız ‘’Karasuları’’ sorunlarından bahsetmiştim. Bu yazımda ise iki ülke arasında yaşanan ’’Kıta Sahanlığı’’ sorunu üzerinde duracağım.

* * *

Bilindiği gibi "Kıta Sahanlığı 1958'de Münhasır Ekonomik Bölge ise 1982'de uluslararası hukuka girmiştir. Bu iki başlık genelde birbirine karıştırılmaktadır. Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge deniz yetki alanları olarak, petrol/doğal gaz arama ve çıkarma bakımından kıyı devletine aynı egemen hakları veriyor. Ancak Münhasır Ekonomik Bölge su kütlesindeki canlı kaynakları da (balıkçılık) içerdiğinden daha kapsayıcıdır. Münhasır Ekonomik Bölge tabi iken Kıta Sahanlığı ise doğal haktır. Kıta Sahanlığı 350, Münhasır Ekonomik Bölge ise 200 deniz miline kadar uzanabiliyor. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 83. Maddesinde sahilleri bitişik ve karşı karşıya bulunan devletlerin kıta sahanlığının belirlenmesinde hakkaniyete uygun olarak ve bir anlaşma ile sınırların belirlenmesi gerekliliğini belirtmiştir. Çevre denizlerimizde bu mesafelerin tatbiki mümkün değildir. İkisinin de dış sınırı dar coğrafyalarda ya ikili anlaşma ya da mahkeme yoluyla belirleniyor (1).

* * *

"Kıta Sahanlığının 1958'de uluslararası hukuka girmesi ile Yunanistan 1961’den itibaren şirketlere Ege Denizi’nin kuzey ve batı kıyılarında petrol arama ruhsatı vermeye başlamıştır.. 1970 başlarında arama ruhsat alanını Doğu Ege’yi kapsayacak şekilde genişletmiştir. Böylece Yunanistan ‘ın Ege Denizi’nde Türkiye ile deniz sınırlarını kendisine göre belirlemeye çalışması iki ülke arasında anlaşmazlığa sebep olmuştur. Bu nedenle bu yazımda aramızda Ege Denizi’nde doğan bu sorunu açıklamaya çalışacağım(2).

Kıta sahanlığı sorunu konusuna detaylı girmeden önce kıta sahanlığının ne olduğunu sizlerle paylaşmayı isterim.

Kıta sahanlığı kavramı bir ülkenin topraklarının deniz altındaki uzantısını ve devamını ifade etmektedir. Dolayısıyla bir kıyıya sahip olan her devlet, kıta sahanlığına da sahiptir. Ege Denizi kenarında yer alan Yunanistan ve Türkiye’nin de çizdiğim şekilde görüldüğü gibi kıta sahanlığı bulunmaktadır. Anadolu’nun uzantısı üzerinde bulunan adalar çeşitli antlaşmalarla Yunanistan’a verilmiş olsa da bu adaların kıta sahanlığı bulunmamakta ve adaların etrafında yalnız 6 deniz millik bir karasuları bulunmaktadır.

Yunanistan ise Türkiye’ye en yakın adaları esas alarak Türkiye ile herhangi bir anlaşma yapmadan kıta sahanlığını "eşit uzaklık" ilkesine göre tek taraflı bir biçimde saptayarak, bölgede yabancı şirketlere petrol arama izni vermeye başlamıştır. Böylece Yunanistan Ege Denizi kıta sahanlığının tamamını kendisinin sayma eğilimine girmiştir. Çeşme’nin karşısındaki Sakız Adası ile arasındaki mesafe 3.24 deniz mili (6 kilometre) olduğuna göre 3 kilometrenin öbür tarafının Yunanistan ‘a ait olduğunu düşünebiliyor musunuz !

* * *

Türkiye'de, kıta sahanlığının Ege Denizi'nin en derin noktalarından geçen hatta göre sınırlandırılabileceği görüşünden hareket ederek 1 Kasım 1973'te, TPAO'ya, Anadolu'nun doğal uzantısı, yani kendi kıta sahanlığı saydığı yerlerde (ki bazı Yunan adalarının batısına düşüyor) petrol arama ruhsatı vermiştir (3).

Bu ruhsatı verirken Türkiye aşağıdaki haritada koyu renkle çizilmiş bulunan benim açıkladığım gibi kendi kıta sahanlığının hudutlarını esas almıştır (4).

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 31 Ekim 2020
İmsak 05:37
Güneş 07:02
Öğle 12:29
İkindi 15:18
Akşam 17:46
Yatsı 19:05

Gelişmelerden Haberdar Olun

@