13.10.2015, 00:39 330

YÖNETİCİLERE İTAAT, ALLAH’IN EMRİDİR-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Bu ayete göre ülü’l-emre, yani devlet otoritesine itaat, yönetilenler için bir vecibedir. Hiçbir şahıs, zümre ve örgüt kendisini bu kuralın dışında göremez ve ülü’l- emre baş kaldırmaya cüret edemez. Aksi halde, Allah’ın emri hilafına hareket ettiği için,ülü’l-emre değil, Allah’a karşı gelmiş ve Allah’a baş kaldırmış olur.
Ayrıca ayette, Müslümanların arasında bir anlaşmazlık çıkarsa, Kitap, Sünnet, İcma ve kıyas kaynaklarına başvurularak çözümü emredilmektedir. Böyle yapılmaz da, birtakım gizli ve kirli menfaatler gözetilerek; dedi ki, dedim ki gibi yanlış, yanıltıcı ve şeytani yollara sapılırsa, toplumda fitne fesada, bölünüp parçalanmalara sebep olunur ki, bu kabul edilemez bir yoldur. Bu hususta Allah Bakara Suresi’nin 11 ve 12. ayetlerinde, “ Onlara yeryüzünde fitne ve fesat çıkarmayın denildiğinde, biz ıslah edicileriz derler. Dikkat edin ve şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Lakin anlamazlar” buyurarak, bölücü ve fitnecilerin kendilerini birleştirici ve ıslah edici olduklarını iddia ederek kendilerini savunduklarını haber vermektedir. Fitnecilerle ilgili olarak Peygamberimiz de hadislerinde , “Fitne uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin” buyurmaktadır.
Bu ayetin inmesine devri saadette bir münafığın , ülü’l –emir olan Peygamberimiz’e baş vurması gerekirken, hasmına , Ka’b b. El-Eşrefe baş vuralım demesi, vesile olmuştur. Bu ayet, her devir, her yer ve her zamanda emsali bulunan münafıkların maskesinin düşmesine sebep olmuştur.
Demek ki zamanımızda da, İslami kurallara uygun yaşıyor gibi görünüp, kendinin veya kendinden kabul ettiği bir takım kişi ve gurupların menfaati için, Allah’ın emri olan , ülü’l-emre itaat etmesi gerekirken, ülü’lemri dışlayan, Allah ve Resulü’nün gösterdiği yoldan ayrılan kişi veya gurupların olabileceğine bu ayette işaret edilmektedir. Allah, böylelerinin şerrinden Ümmet-i Muhammed’i korusun.
Ayette, “ sizden olan ülü’l- emre” itaat edin denilmektedir. Bundan maksat; sizin dininizden olan ve Allah’ın emri hilafına hiçbir şeyi emretmeyen, emirleri İlahi hudutlar dahilinde olan, emir sahiplerine itaat edin demektir.
Allah’ın emrine uygun olan otorite emrine itaat, Peygambere itaat gibidir. Bu sebeple Peygamber Efendimiz, “ Allah’a isyan konusunda insana itaat olmaz. İtaat ancak ma’ruf’a (islama ve akl-ı selime uygun olana) olur.”, “ Emre (ülü’-emre) itaat eden, bana itaat etmiştir, Emre isyan eden de bana isyan etmiş olur.” buyurmuştur.(Buhar: ahkam 4-1, Müslim: imare 39, 33,34)
Hakikaten ülü’l-emre itaat etmemek, buna karşı kişisel ve zümresel menfaatlere göre hareket etmek, hem Allah’a hem de Peygambere itaat etmemek demektir. Böyle davrananların cezası ,cehennemdir. Çünkü Peygamberimiz; “ Benim ümmetimden herkes cennete girecektir, ancak “EBA” olanlar hariç” buyurmuş, “EBA” kimdir Ya Resulellah diyenlere de, “Bana itaat etmeyenlerdir, bana itaat edenler, cennete girer, itaat etmeyenler cennete giremezler.” diye cevap vermiştir.
İtaatin söz konusu olması için; bir emrin veya bir yasağın olması gerekir. “Dini konularda; kafir, müşrik, münafık, ehl-i kitab, yalancı, yalanlayıcı, bozguncu, günahkar ve müsrif insanlara itaat edilmesi yasaklanmıştır.” (68/8,33/48,3/100, Dini kavramlar sözlüğü s.345 D.İŞ. Bşk.)
Bu konuda Kur’anda; “ Rabbinin hükmüne sebat et ve onlardan (kafirlerden) hiç bir günahkara veya nanköre itaat etme” buyrulan ayetle de, itaat etmeme emri, bütün kafir ve günahkarları kapsamaktadır.(6/116)
Allah’a, Peygambere ve ülü’l-emre itaat etmemenin toplumsal zararları da, çok büyüktür. Çünkü, bu şekilde davranılması, milletin birlik beraberlik ve kardeşlik duygularının zaafa uğratılmasına, zayıflamasına, muhtemel ve müşterek düşmana karşı kuvvet ve kudret zafiyeti gösterilmesine sebep olunması demektir. Bu konuda yüce Allah; “Allah’a ve Peygamberine itaat edin. Birbirinizle uğraşmayın, sonra korkaklaşır da kuvvetten düşersiniz. Sabredin, Allah sabredenlerle beraberdir.”, “ Deki, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, Allah Kafirleri sevmez.” Buyurmaktadır. Görüldüğü gibi ayetlerde, Allah’a ve Peygambere itaat etmeyenlerin ayrılığa düşerek birbirleriyle uğraşacakları, menfaat çekişmesine girecekleri, bu yüzden de kuvvetlerini yitirecekleri uyarısında bulunulmaktadır. Ayrıca, dünya hırs ve menfaatinden dolayı bilerek Allah ve Resulü’nün yolundan ayrı düşülmesinin küfre sebep olacağı hatırlatılarak, aynı zamanda Allah sevgisinden de mahrum olunacağı uyarısında bulunulmaktadır. Zaten Allah’ı sevmiş olmak için peygambere taabi olmak gerekir. Bundan dolayıdır ki, Peygamber’e asi olan, Allah sevgisinden, Allah’ın af ve mağfiretinden de mahrum olur.
Günümüz dünyasında bir takım dindar geçinen insanların ağzından, “ Eğer bir mürşidin, bir din büyüğünün eteğinden tutmaz, onun gösterdiği yoldan gitmezsen cennete giremezsin” sözleri sıklıkla duyulmaktadır. Şurası kesinlikle unutulmamalıdır ki, Allah ve Peygambere rağmen kendisine itaat edilen bir kimsenin, insanı cennete götürmesi mümkün değildir. Başka bir söyleyişle, Allah ve Peygamberi dışlanarak, hiçbir faninin arkasından gidilerek cennet bulunamaz.
Peygamberi gözardı ederek, bir şeyhe, bir din büyüğüne ve bir efendiye taabi olmak demek, onun yanlışlarını, eksikliklerini, kusurlarını ve kabahatlerini otomatik olarak kabullenmek demektir. Çünkü kul kusursuz olmaz, her kulun kusuru ve günahı vardır. Fakat Peygambere taabi olmanın böyle bir riski yoktur. Çünkü Peygamber günah işlemekten ve yanlış yapmaktan korunmuştur. Bunun gibi Peygamberin yolunda gidilerek cennete ulaşılır, amma gayrının yolunda gidilerek cennete ulaşılamaz.
Kural ve kanun Allah’ındır. Onlara uyulmadan cennete gidilemez, artık bunu anlayalım!
İstiklal Marşı yazarı merhum Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi:
Allah’a dayan sa’ye sarıl, hikmete ram ol…
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.
İzmir’den selam saygı ve dua ile...
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@