Türkiye Cumhuriyeti, 24 Haziran 2018 Pazar günü “Parlamenter Sistem” yerine kendisine özgü yeni bir “Yeni Sistem”e seçimle girdi. Yeni ve Sistem sözcükleri yediden yetmişe her vatandaşın anadiline girip oturdu. Herkes de bu iki sözcükle ilgili derinlemesine bilgi toplamaya başladı.

1974 yılından bu tarafa yerel basında köşe yazarlığı yapan birisi de bu iki sözcüğü konuşturdu. Sözü onlara verdi.

1-“Yeni” sözcüğü söz aldı:

Ben Türkçe anadilinde yer alırım. Eskinin karşıtı olan geleceği düşündüren bir sözcüğüm. Eskinin hayranları beni pek sevmezler ama benim de pabucumu dama atamazlar. Çünkü ben, hiç kullanılmamış yerine, ya da çok az kullanılmış yerine geçerim, bir!

Konuşmalarda çok az önce ortaya çıkarım. Kişilere ümit yolları açarım. Toplumların da sağlam ve diri olmalarının anahtarlarını veririm, iki!

Toplumlarda bir işe kısa bir süre öcne girmiş olanları sineme sararım. Onlara çalışma yollarını bulmalarına ışık tutarım, üç!

Kişilerin sohbetlerinde, en son öğrenilen şey olarak beyinlerinde yer alırım Onların uygulamasını kişilere bırakırım, dört!

Bir toplumda insanlar değişik şeyler arayabilirler, görülmemiş şeyleri de görebilirlerse yeni adıyla onları kucaklarım. Onların toplumlarında iyi olmalarını sağlarım, beş!

Kişilerin sohbetlerinde; az önc olan şey olarak benim adım yeni olarak yer alır. Onlara yeniliklerden yararlanmalarını öneririm, altı!

Toplumlarda kişilerin eski işlerini sevemedikleri zaman yeteneklerine uygun işe girmelerini düşündürerek buldururum, yedi1

Ben bazen de çağ sözcüğünün önüne geçerim. “Yeni çağ” adını alırım. Bir örnek de vereyim;

-Türkler 1453 yılında İstanbul’a girdi diye onlara ufuklar açarım, sekiz!

Bu sekize, sizler de bir sekiz kazandırırsanız ben de yeni sözcüğü oarak içtenlikle sizleri kucaklarım. Çünkü Tükçe anadilinde yaşatan sizlersiniz. Sağ olunuz, var olunuz. Birbirinizi sayınız ve çok seviniz!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol