Hani meşhur bir söz vardır ya, “Köroğlu gözün kör olsun” diye.

Köroğlu dağdan inmiş, şehirdeki halk hakkımda ne düşünüyor, ne söylüyor diye merak etmiş. Bakmış ihtiyar, gözleri görmeyen bir kadın köşeye oturmuş, mendilini sermiş bir yandan dileniyor, bir yandan da gözün kör olsun Köroğlu deyip duruyor.

Köroğlu kadını biraz dinlemiş ve sonra, “teyze Köroğlu sana ne yaptı da gözün kör olsun Köroğlu diyorsun” demiş.

Kadın, “yok yavrum Köroğlu bana bir şey yapmadı da herkes diyor ben de diyorum” demiş,

Bu hikâyedeki gibi Bekir Baki Aksu’nun Yavan Ekmek isimli romanını bir çok yazar övdü diye benimde övdüğüm sanılmasın. Bilakis ben de okudum ve kitabın fevkalade ve çok güzel olduğunu müşahede ettim.

Yazılarımda hep belirttiğim gibi ben okuduğum kitapların arka kapaklarının içine o kitapla ilgili bazı notlar alırım. Yavan ekmekle ilgili de bazı notlar aldım. Siyah beyaz bir yaşam ve kitabın şık kapağı ilgili notlarım da bunlardan bazıları.

Bekir Baki Aksu ağabey benden 8 yaş büyük. Benden 8 yaş büyük birinin böyle güzel bir roman yazması ve hala yazıyor oluşu çok güzel.

Kitaptan bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum:

Kitabın kahramanının ismi çok orijinal, KÖR ASLAN!

Aslan’ın yiğidini, güçlüsünü vs. çok duymuştuk ta kör olanını da Bekir Baki Aksu’dan duyduk.

Bu kitabı okuduktan sonra yazarın, “Su Hırsızları” romanını da okumak farz oldu.

Romandaki Köraslan’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Çektiği bu kadar sıkıntılar onun ahiretini nurlandırır herhalde.

“Altı yaşındayken annesi ölüyor, 9 yaşında üvey annesi yüzünden İzmir’e gidiyor. Lokantada bulaşık yıkıyor sonra usta yardımcısı oluyor. Çok bahşiş alıyor, çok kazanıyor. Çalıştığı paraları biriktiriyor ve Çorum’daki köyü Aytaş’a geliyor.

Tabii çoğu insan gibi o da parayı elinde tutamıyor ve har vurup harman savuruyor. Beraber büyüdüğü Güllü’yle aile büyüklerinin zoruyla evleniyor. Ama evliliği onun düşündüğü gibi olmuyor ve mutlu oluyorlar.

Köraslan bu defa İzmir’e karısı Güllüyle birlikte gidiyor ama bu gidişinde tutunamıyor, ayağı kırılıyor vs. yatalak olarak yeniden köye dönmek zorunda kalıyor. Güllü ona çok iyi bakıyor.

Köyün önde gelenlerinden birinden 1.500 tl ye aldıkları bir bahçeyi mirasçıları mahkemeye veriyor ve geri verilmesi kararını aldırıyorlar. Bu karar aslında onlar çok iyi oluyor iyi bir avukatları da var ve hâkim 3.500 tl değer biçerek bu paranın onlara ödenmesine karar veriyor.

O paranın 1500 lirasına yine kendileri gibi İzmir’e göçen bir ağanın bahçesini satın alıyorlar. Yeni aldıkları bahçe kendi bahçelerinden hem büyük hem de daha çok verimli.

Köraslanın babası ölmeden 7-8 sene önce büyük bir sırrını büyük yeminler ettirerek köraslana söylüyor.

Bu sır, köraslanın kendi oğlu olmadığı ve karşı komşuları Haydar’ın oğlu olduğudur. Köraslan çok sarsılıyor ama hayat devam ediyor. Onunda çocukları ve Güllü’sü var.

Köraslan babasına verdiği sözü tutuyor ve sırrını kimseye söylemeden öbür dünyaya göçüp gidiyor.”

İşte bu dünyada yaşayan insanların saklı sırları da çoğu zaman böyle kendileriyle göçüp gider.

Sayın Bekir Baki Aksu’nun adıma imzalı, “Yavan Ekmek” isimli romanı Sayın Hocamız Bahri Güven eliyle bana ulaştırıldı.

Sayın Bekir Baki Aksu ağabeyimiz Çorum’a geldiği zaman kendisiyle mutlaka görüşmek isterim.

Telefonum: 0.364. 213 28 26 Web Adresim: www.ismetcenesiz.com

Saygı ve sevgilerimle.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol