11.04.2020, 00:01 58

YAŞLI VE SAKATLARA SAYGILI OLMAK-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Allah’ın insanlara yardım etmesi ve rızık vermesi de, toplumun; yaşlı, zayıf ve düşkünlere karşı şefkatli, merhametli ve saygılı olmasındandı (5). Genç iken bu vazifeyi layıkıyla yapanlara karşı, yaşlandığı zaman, aynı şekilde davrananlar bulunur. İnsan anne ve babasına karşı nasıl davranırsa, evladı da yaşlandığı zaman kendisine öyle davranır. Âlemlere- rahmet olarak gönderilen, şefkat Peygamberi de, ömrü boyunca yaşlılara saygı duymuş, çoğu zaman onlara öncelik tanımıştır.(6).

Üzülerek ifade edelim ki, 21.yüz yılın, medeni dediğimiz toplumlarında bile, yaşlı, zayıf, sakat ve hamilelere karşı, 1400 sene evvelinden konulan bu kurallara riayet edilmemektedir. Bilindiği gibi toplu taşıma araçlarında, adı geçen guruba dâhil insanlar için özel koltuklar ayrılmış ve oraların işgal edilmemesi, bu insanlara yer verilmesi ve saygı duyulması için çeşitli ikaz ve uyarılar yazılmışsa da, bunları dikkate alan çok az insana rastlanmakta, o yerler genç, sağlam ve sağlıklı insanlar tarafından işgal edilmekte, yaşlı, sakat ve hamileler ayakta yolculuk yapmak zorunda kalmaktadırlar.

Öte yandan bu gün; aile fertleri, akrabalar ve komşular arası ilişkilerde de, büyüğe saygı ve küçüğe sevgi konusunun çok zayıfladığını görüyor ve üzülüyoruz. Öyle ki, kimin büyük kimin küçük olduğu bile anlaşılmaz olmuş, küçüklerin şerrinden emin olmak için bazı ailelerde çocuklara- adeta öte git denilememektedir. Bu kesimlerde bir büyük, akraba veya komşu çocuğunun yanlışını kusur ve kabahatını söyleyemez, marufu emretme münkerden nehyetme görevini yapamaz hale gelmiştir. Maalesef okulda öğretmenlerin durumu da, böyledir. Birisinin çocuğuna yanlışını düzeltme veya doğruluk, dürüstlük, ahlaklılık ve erdemlilikle ilgili bir şey söylenecek olunsa, hemen çocuk; “Sanki ben böyle değil miyim, neyi ima etmek istiyorsun, beni arkadaşlarımın arasında mahcup ediyorsun” gibi sözlerle karşı atağa geçiyor, işi büyütüyor, ailesine taşıyor. Anne ve babanın da bu uyarıyı yapanlara teşekkür edeceği yerde, hemen çocuğu; bir vazife ve bir iyilik yapıyorum diye uyaran büyüğün karşısına; “Sen benim çocuğuma ne karışıyorsun, çocuğumu neden arkadaşlarının arasında mahcup ediyorsun” diye dikildiğine şahit oluyorsunuz. Halbu ki; toplum vicdanı; iyi insanların ve iyiliklerin çoğalması, kötü insanların ve kötülüklerin azalması ve kötülerin toplumun huzurunu bozmasına fırsat verilmemesi konusunda çok hassas olması gerekmektedir. Arz edilen sebepler yüzünden toplum vicdanı iş yapamaz duruma düşürülmüştür, bu da toplumun huzursuz olmasına sebep olmaktadır. Her gün; televizyon, radyo ve gazete haberlerinin üçte ikisini; vurma- kırma, öldürme, gasp, hırsızlık- yolsuzluk, kumar ve fuhuş gibi iç karartan ve toplumun psikolojisini bozan haberlerden oluşmasının kaynağında da bu vardır.

Unutulmamalıdır ki, bu günün küçükleri yarının büyükleri olduğu gibi, bu günün gençleri yarının yaşlıları, bu günün sağlamları da yarının sakatları olabilir. Onun için,”Ne oldum, demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin.” Bu günden yarını görmek mümkün değildir.”Düşmez kalkmaz bir Allah’tır.” Şüphesiz ki yüce Allah, her şeye kadirdir.

Ankara'dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.

1-nahl 70, 2-isra 23-24,3-tirmizi ‘birr’15, 4-Ebu Davut ‘edep’ 20,5-Ebu Davut ‘cihat’ 69 , 6-Müslim ‘rüya’ 19

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 31 Ekim 2020
İmsak 05:36
Güneş 07:01
Öğle 12:29
İkindi 15:19
Akşam 17:47
Yatsı 19:07

Gelişmelerden Haberdar Olun

@