Geçen hafta meşhur Harvard’lı Profesör Daniel Klein’in “Her Keşfettiğimde Değiştiriyorlar Hayatın Anlamını” (Aylak Kitap) adlı kitabını okudum. Her zaman hayatımızı en iyi şekilde yaşayabilmek ve hakikati bulmak umuduyla felsefi ve özlü sözlerin yardımına başvururuz.

Yunan felsefeci Epikuros ( M.Ö.341-270)

“Sahip olmadığımız şeyleri arzularken sahip olduklarınızı heba etmeyin; unutmayın ki, şu an sahip olduklarınızı bir zamanlar sadece umut ediyordunuz.” diyor.

Alman felsefeci Arthur Schopenhauer (1788-1860) “Yaşam tıpkı bir sarkaç gibi, acı ile can sıkıntısı arasında ileri geri salınır.” der.

Bilgelerin ruhu yas evinde, budalaların ruhu ise haz evinde oturur. (Eski Ahit)

İkinci kez yaşıyormuş ve ilkinde yanlış davranmışsınız gibi yaşayın.

Avusturya’lı Psikiyatr ve felsefeci

En çok Latin filozof Seneca’nın, (M.Ö.4 M.S. 65) “Yoksul insan malı az olan değil, isteği çok olandır.” sözünü beğenirim.

Karacaoğlan der ki, bakın olana, / Ömrümün yarısı gitti talana,

Sual eylen bizden evvel gelene; / Kim var imiş, biz burada yoğ iken?

Karacaoğlan Türk Halk filozofu ( 1606-1679)

Sular hep aktı geçti, / Kurudu vakti geçti,
Nice han, nice sultan, / Tahtı bıraktı geçti,
Dünya bir penceredir, / Her gelen baktı geçti… (Yunus Emre Halk filozofu 13.y.y.)

Vardım ileriye, döndüm geriye, / Ben de şaştım sarındığım deriye,

Kendime rastladım varsam nereye, / Evvel, ahir, dinli, dinsiz benimdir…

Sefil Selimi (Ahmet Günbulut- Şarkışla 1933-2003 halk ozanı)

Daha Allah ile cihan yok iken, / Biz anı var edip ilan eyledik,

Hakk’a layık hiçbir mekân yok iken, / Hanemize aldık mihman eyledik…

Harabi (Ahmet Edip- 1853-1917) Halk ozanı

Uyur idik uyardılar, / Diriye saydılar bizi,
Koyun olduk ses anladık, / Sürüye saydılar bizi…(Pir Sultan Abdal Halk ozanı 16.y.y.)

Aşk beni arif etti, / İnceltti zarif etti, / Ben aşkı bilmezdim,/ Aşk beni tarif etti..

Mevlana (13.y.y. Halk bilgesi)

güzel sözlerden sonra kendime ait bir dörtlük yazmak haddim değildir diyerek, yukarda yazdığım güzel sözleri tekrar tekrar okuyarak gönül defterinize kaydetmenizi özellikle rica ediyorum.

KRAL LEAR (VILLIAM SHAKESPEARE)

Geçen hafta Kadıköy Moda’da “Oyun Atölyesi” adlı tiyatro salonunda yıllarca oynanan William Shakespear’ın en meşhur eserlerinden biri olan “Kral Lear” adlı oyununu seyrettim.

William Shakespeare, 1564-1616 yılları arasında İngiltere’de yaşamış dünyanın en büyük şairlerinden ve oyun yazarlarından birisidir.

Shekespera’nın dünyaca meşhur tiyatro oyunları, Hamlet, Romeo ve Jüliet, Kış Masalı, Kral Lear, Macbeth, Othello ve Venedik Taciri’dir.

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Kral Lear'de yozlaşan dünyanın çaresi olmayan çöküşünü ele alır.
Oyunda Kral Lear, yaşlandığı gerekçesiyle topraklarını üç kızı arasında paylaştırmaya karar verir. Bu paylaşımın eşit ve adil olması için kızlarını sınava tabi tutmaya karar veren kral, onlardan kendisini ne kadar sevdiklerini söylemelerini ister.

Büyük ve ortanca kızları güzel sözlerle sevgilerini ifade edip kendilerini kanıtlar, fakat gerçek sevginin güzel sözlerle anlatılamayacağına inanan Cordelia cevap vermez.

Buna sinirlenen Lear, onu evlatlıktan reddeder ve topraklarını diğer kızları arasında böler. Cordelia’yı savunmaya kalkan Kent Kontu’nu da sürgüne gönderir.

Babalarından toprakları alan Regan ve Gonoril mutlak hakimiyeti elde etmek için Lear’ın askeri ve idari gücünü kısıtlarlar. İki kızı tarafından kapı dışarı edilen Lear aklını kaçırır.

Oyunu İngilizce’den Türkçe’ye çeviren ve Kral Lear’i oynayan meşhur tiyatro sanatçısı Haluk Bilginer ve oyuncu arkadaşları harika bir performans gösterdikleri için izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandılar.

5 Aralık 2018

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol