İnsanlar, evrenin en gelişmiş canlı varlıklarıdır. Çünkü evrende insanlar yalnız akıla yani eşsiz yeteneğe sahiptir. Beyin ise, üç tür sinir hücresinden (bilimdeki adı nöron) oluşmaktadır. Nöronlar ise,

-Duyu nöronları (sinir hocreleri)

-Orta nöronlar,

-Motor nöronlar diye bilimde yerlerini alırlar.

Tüm insanlar, bu üç tür sinir hücresi ile düşünmeyi öğrenirler. Düşünebilen bir beyin, bir ömür boyu yaşadığı ortamda gördüğü, işittiği, tattığı, kokusunu aldığı, dokunma duyusu ile de çevresini saranların varlığını öğrenmiş olur. Tüm bunları, duyu organlarımızla öğrendiğimiz için öğrenmek de bir ömür boyu sürer.

Öğrenme isteği de, sorularla başlar. Çünkü bir tesbite göre, insan, düşünebilen canlıldır. İnsanlar, çocukluk, gençlik, yetişkinlik, yaşlılık dönemlerinde sorular sorarlar, sorularla karşılaşırlar. Kendilerini yetiştirirler. Bu nedenle her soru, bir şeyleri öğrenmektir. Öğrenen kişi, bir gün de okumayı öğrenir. Okumak ise yazılmış bulunan tabletleri, kitapları (onun çeşitlerini) yazıldığı dilde ya da çevirisi ile yerine getirilen, okumak alışkanlık olmayıp, insanın kendisini yani iradesi ile okumayı eylem durumuna getirmesidir. Kısaca okumak;

-İnsanların iradelerini kullanmalarıdır.

-Kendilerini dünden, bugünden, hareket ederek gelecek kuşakları hazırlamaktır. Yani yerine bir kuşak yetiştirmesidir. Çünkü dünya üzerinde yaşayan her canlı;

-Doğar,

-Büyür,

-Geleck kuşağı yetiştirir.

Yetişkin kuşaklar, yetiştirmekte oldukları yavrularına, soru sormalarını öğretemiyorlarsa, ülkelerinde uygulanan eğitim öğretim yöntemlerini çağdaş duruma getirmek zorundadırlar. Çağdaş olmanın yolu ise;

-Akıl ile,

-Bilim ile,

-Mantık ile olanaklıdır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner155