10.02.2010, 00:00 167

YALNIZ ARAL KURUMUYOR, GÖLLER BÖLGESİ DE KURUYOR!

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Cumartesi günü Antalya'ya uçarken, sekiz bin metrenin üzerine yükselmemize rağmen, gökyüzünde bulut olmadığı için karlı tepeleri,erozyona uğramış bölgeleri ve doğayı izleme fırsatı buldum.

Pilotun Afyon'u geçdiğimiz anonsu ile gözüm altımızda bulunan bir göle takıldı.Bu gölde dikkatimi çeken suyunun azalmış ve suyun normal kıyı hattından oldukça içeri çekilmiş olduğu idi.

Pazar günü Antalya'da gazeteleri okurken dikkatimi çeken ,''GÖLLER YÖRESİ ÇÖLE DÖNÜYOR'' haberi ile benim uçarken ki gözlemim üst üste çakışıyordu...

İsterseniz bu haberin önemli başlıklarını birlikte okuyalım;

•Türkiye Tabiatını Koruma Derneği(TTKD) Antalya Şubesi,Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle 'acı bir rapor' sundu. TTKD'nin yaptığı açıklamaya göre 'Göller yöresi' adım adım 'Çöller Yöresi' olmaya doğru ilerliyor.

•TTDK'ye göre,Göller Yöresi'ndeki 65 gölün 35'i susuz.Diğerleri de risk altında bulunmaktadır.

Aynı raporda, yürüttükleri ''Göllerimizi Geri istiyoruz'' kampanyası çerçevesinde ''Birçok gölün kurumuş olması ve birçok gölün ise kuruma ridski bulunması Türkiye'nin çevre korumadaki kara yüzüdür.Ülkemiz göl ve sulak alanları açısından son derece zengin bir ülke iken 20'nci yüzyıl boyunca 1 milyon 400 bin hektar sulak alan ve göl kurutulmuş ve en büyük zararı da içinde yer aldığımız Göller Yöresi gördü''denilmektedir.

Göller Yöresi'nde mevcut göllerin yarısından fazlasının susuz olduğu bu raporda belirtilerek,''Küresel ısınmanın ortaya çıkartacağı susuzluk sorununa karşı zararı en aza indirebilmek amacıyla susuz göllere ivedikle çözüm bulunmalı ve sularına kavuşmaları sağlanmalıdır.Türkiye, Gölleri Geri Kazanma Kanunu çıkarılmalıdır.'' açıklanmıştır.

*     *     *

Evet,küresel ısınma sonuçunda dünya daha da ısınacak ve ülkemiz de bundan etkilenecektir.

Benim gözlemim ve gazetenin üzerinde durduğu olayda bu ısınmanın bir sonuçu olarak değerlendirilmelidir.

Mevcut su kaynaklarımızı çok dikkatli kullanmalıyız.Bunun içinde su kaynaklarının yönetimine önem vermeliyiz.

Su yönetimine önem verilmediği taktirde ülkemizde de ''Aral Gölü Faciası'' na benzer felaketler yaşanabilir...

*     *     *

Bundan önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi;

Sırderya (Seyhun) ve Amuderya (Ceyhun) ırmakları Kırgızistan ve Tacikistan’dan çıkmakta Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan’ı geçerek Aral Gölü (Denizi)’ne ulaşmaktadır.Sovyet döneminde gerçekleşen yanlış su politikaları ve uygulamaları sonucunda Aral Gölü’nün kurumaya yüz tutmuştur.

Bölge için çok önemli olan bu iki nehrin yıllık debisi 115 milyar metreküp olup, bugün 35 milyar metreküpü Aral Gölü’ne ulaşmaktadır.Bu değer Sovyetler döneminde 7 milyar metreküpe kadar düşmüştür.  Gölün sağlıklı olabilmesi ve ekolojik şartları sağlayabilmesi için Aral Gölü’ne 60 milyar metreküp su gelmesi gerekmektedir.

1960’lardan sonra kurumaya yüz tutan Aral, şu anda % 75 oranında küçülmüş durumda olup, daha önce 68.000 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahipken, bugünkü yüzölçümü 17.000 kilometrekareye düşmüş bulunmaktadır.

Bu durumun en büyük nedeni, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde uygulanan tek yönlü tarım politikası sonuçunda, bu iki nehrin akış yönlerinde yapılan değişikliklerdir. Özbekistan’da ve Türkmenistan’da pamuk, Kazakistan’da pirinç üretimine başlanılması, iki büyük nehrin sularının tarım alanlarına aktarılmasına ve nehir sularının azalarak Aral Gölü’ne ulaşması neticesinde su seviyesinin düşmesine ve ekolojik bir felakete sebep olmuştur.

*     *     *

Dünya nüfusu arttıkça,tatlı su kaynaklarına yönelik talep de artmaktadır. Bunun sonuçunda su kıtlığı çeken ülkelerin sayısı da yükselmektedir.

İstanbul, 9 Şubat 2010

''Göller Yöresi Çöle Dönüyor'',Sabah gazetesi Akdeniz eki,7Şubat 2010
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@