01.02.2011, 00:00 172

YAKANA O NALI TAKTIN, BİTTİN SEN !

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Rahmetli eniştem Kemal Demirer'in bana söylediği ve o zaman anlayamadığım ama şimdi ne kadar haklı olduğunu gördüğüm '' Yakana o nalı taktın ya, bittin sen'' sözü ile ilgili anımı sizlerle paylaşmayı istiyorum.

Kurucu Meclis (Danışma Meclisi) Çorum üyesi olarak Ankara'da bulunduğum sıralarda, zaman buldukça Ankara'da yaşayan ablamlara giderdim. Bu ziyaretlerimde eniştem hemen hemen hiç bir zaman benimle Meclis çalışmalarımla ilgili konularda konuşmaz, tartışmaz ve soru sormazdı. Aramızda geçen kısa konuşmalardan sonra onu piposu ve gazetesi ile başbaşa bırakır ve ablamla ben salona geçerdik.

Eniştemin benimle siyasi konulara hiç temas etmemesini pek anlayamazdım.

Danışma Meclisi çalışmaları başladıktan bir müddet sonra bizlere yaptırılan Danışma Meclisi Rozeti'nin geldiği ve satın alabileceğimiz söylendi. Ben de herkes gibi hemen aldım ve iftiharla yakama taktım.

Bir gün ablamlara gittiğimde, eniştem yakandaki o ne diye sordu? Ben de kendisine Danışma Meclisi Rozeti olduğunu söylediğimde, birden bana kızgın bir ifade ile '' .... sen yakana o nalı taktın ya,... bittin sen'' diye hitap etti.

Bu hitap karşısında ben çok şaşırdım ve üzüldüm... Bu durumun, kendisinin eski bir politikacı olması nedeniyle 12 Eylül hareketine karşı olduğundan kaynaklandığını düşündüm. Herhangi bir tatsızlık olmasın diye sustum ve tartışmadım. Ablamla salona geçtim.

Bugün, geriye dönüp baktığımda o gün eniştemi belki de yanlış anladığımı ve kendisinin zaman içinde ortaya çıkabilecek gelişmeleri ne kadar erken gördüğünü ve tasavvur ettiğini düşünemedim...

Hakikaten, benim gibi Kurucu Meclis üyeliğine başvuran 12 bin kişi ve seçilen 160 temsilci, ülkenin bir iç harbe gittiğini ve kardeş kavgasının hızla geliştiğini gördüğü için, bu hizmete koştu. O günlerin halkımıza neler yaşattığını, bugün ancak 45 ve 50 yaş üzeri olanlar hatırlayabilirler. Günde 20-30 kişinin öldüğü, her tarafta yangın ve ateşin ülkeyi sardığı unutuldu...

Ama bunları hiç yaşamayan ve görmeyen gençlerin bir kısmı ile siyasetçiler,  ne yazık ki, o dönemi ve hizmete koşanları her ellerine geçen fırsatta kötülemeyi ve tenkit etmeyi adet haline getirdiler.

Bazen beni takdir edenler siyasete niye girmiyorsun diye soruyorlar. Hatta İsmet Çenesiz arkadaşım köşesinde Çorum'u Meclis'te Ahmet Samsunlu gibiler temsil etmeli diye yazıyor...

Bugünkü ortama bakınca eniştemin,  '' .... sen yakana o nalı taktın ya,... bittin sen''  sözünü söylerken ne kadar haklı olduğuna hak veriyorum. Zaman zaman, acaba  o dönemde  hiç mi hizmet etmedik, ülkedeki ateşi söndürmedik mi diye  kendi kendime sormadan edemiyorum...

Ne yazık ki bir zamanlar vatana hizmet için koşanlar, bugün halk nezdinde bitik duruma sokuldular.

Ama her şeye rağmen ben halkımızın sağduyusuna inanarak, vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğunun farklı düşündüklerine inanıyorum.

Eniştemin bir sözünden hareketle sizlerle, 30 yıl geriye giden bir anımı sizlerle paylaştığım için mutluyum.

 İstanbul, 30 Ocak 2011
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@