Geçenlerde, ülkemizin özellikle Karadeniz bölgesinin ağaçlık bölgelerini istila eden domuzlarla ilgili yazıma hiçbir tepki gelmedi.

Durum, o yazımda da söylediğim gibi, PKK terörü kadar önemlidir.

Köylüler ektikleri mahsullerden ürün alamadıkları için tarlalarını ekmiyorlar… Devletin kolluk kuvvetlerinin organize edeceği, köylülerin yahut avcı kulüplerinin beraberce katılacağı bir temizlik hareketiyle domuzlar temizlenebilir.

Şu ana kadar hiçbir ses çıkmadı. Eminim hiç bir bürokrat ve ilgili yönetici, bu yazıyı okumadı. Bir bürokrat medyada çıkan yazıları okumasa bile en azından başlıklarına bakması lazım. Bence bu konu çok önemli. Belki, bir amirin her şeyi görüp önlem almasına imkan yoktur. Ama yüzlerce ilgili yardımcı bürokrattan, müdürlerden, şeflerden hiçbir elemanın bu yazıyı okumaması mümkün değil.

Bu konularda önlem alınmazsa Türklüğüyle ve Avustralya vatandaşlığıyla iftihar eden duyarlı bir yazar olarak, bu konu ve benzer konuları ulusal basına, hatta dış dünyaya duyurmak için çaba içine gireceğim.

Ben, yönetimdeki hatalara, kayıtsızlıklara ve yanlış uygulamalara katlanamıyorum. Emin olun içim yanıyor..

Resmi kaynaklara göre 3 milyon yüz bin, aslında 5 milyon civarında olan Suriyeli mülteci problemine alınan önlemler, harcanan paraların yüzde biri kadar bir harcama ile domuz sorunu halledilebilir…

*

Gelelim domuz konusu kadar önemli olan yabancı kadınların istilasına…

Ülkemizde eşini kaybettiği için evlenemeyen binlerce yaşlı veya genç erkek var. Bu zavallı erkekleri sömüren öyle bir güç var ki; bu yabancı kadınların yaptığı hasarı anlatmak bile zor.

Komşu devletlerden turist olarak yurdumuza giren kadınlar yerli yardımcıları vasıtasıyla eş arayan bu yaşlı kesimi korkunç bir şekilde sömürüyor. Yaşlı insanlar çoğu kez çocuklarını dinlemeden aracılar vasıtasıyla ellerindeki avuçlarındakini kaptırıyorlar. Evlilik yapıyorlar.

Avrupa uyum yasalarına göre, nikahsız olarak 18 yaşının üzerindeki her kadınla evinizde veya otellerde beraber olabilirsiniz. Bu Türk aile ve ahlak sisteminin köküne konmuş bir dinamitten farksızdır. Bu yasa kabul edildikten sonra boşanmalar çığ gibi artmıştır, daha da artacaktır.

Pek ala bu yabancı kadın istilasına nasıl önlem alınabilir? Bu kadınların % 95’i Türkçe biliyor. Sorarsanız kardeş Azerbaycan’ın adını verirler. Bana sorarsanız Ermeni , Gürcü, Rus ve diğer Orta Asya Cumhuriyetlerinden Türkiye’deki bu eksiklikten faydalanmak için gelen kadınlardır. Bu işi Türkiye’deki yardımcıları sayesinde çok iyi yürütmekteler.

Bu işin önlemini almak çok basit. Şöyle ki;

Adı geçen ülkelerden gelen bu tür kadın turistlerin pasaportları hudut kapılarında ellerinden alınacak, kendilerine kimliklerini belirten bir belge verilecek.

Çıkışlarında bilgisayarlara giren her bilgi araştırılacak, ülkemizde kaldığı süre içinde nerede ne iş yapmış, çalıştığı işlerde vergi ödemiş mi? Bütün bilgiler incelenecek ona göre çıkış yapabilecek.

Bütün bunlar halkımıza ulusal medyamız ve resmi kuruluşlar, muhtarlıklar belediyeler, aklımıza gelen tüm resmi kurumlar bu işlerle ilgili sorunların içinde olacak ve gereken önlemler alınacak.. Evlenmeye kalkacak bu çocuklaşmış yaşlı insanlar çetelerin eline düşmeden önce devletin bu konuda kuracağı bir daireye veya polise başvuracak. Gerekirse harcını yatıracak. Emin olun bu yabancı kadın istilası sorununa bir gecede çıkan torba yasaların içine kmonulacak bir yasa ile kesin çözüm sağlanabilir.

Her şeyin en güzeli gariban halkımız için olsun.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner251