24.08.2010, 00:00 1505

VENEDİK VE OSMANLI İZLERİ

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Oturduğumuz sitenin yakınında Antkalya’nın Kundu oteller bölgesi bulunmaktadır. Bu otellerin yapı şekilleri ve isimlerinde, tanınmış yabancı ülke şehirlerine ve bölgelerine atıf yapılmıştır. Venezia, Kremlin, Topkapı, Titanik ve Concerde gibi isimler dikkati çekmektedir.

Balkonumuzdan görülen Venezia Oteli’nin kulesi, Venedik şehrinin en büyük ve tanınmış San Marco meydanında yer alan en yüksek yapısı Camboline Kulesi’nin (Atış kulesi, çan feneri, deniz feneri) bir benzeridir.

Bu meydanda yer alan San Marco Basilikası’nın (kilise) giriş kısmı beş kemerden oluşmakta ve bu kemerlerin birisinin içerisinde Osmanlı tüccarları gösteren renkli bir kompozisyon (tablo) bulunmaktadır.

Osmanlı döneminde etkili bir şehir devleti olan Venedik kendisini Konstantinopolis’in (Bizans döneminde İstanbul’un ismi) halefi addetmiş ve ilişkilerini bu kapsamda sürdürmüştür.

Venedik’in gelişiminin temelleri, Kuzey İtalya’ya hakim olan Lombard Krallığının ulaşamadığı küçük adacıklar kümesi üzerine atılmış ve yavaş yavaş gelişmiştir. Bu adacıklar, Roma Bizans İmparatorluğunun, Konstantinopolis’e bağlı olan Rovenna merkezinin gevşek yönetimi altındaydı.

Venedik, Papa’nın ve Bizans İmparatorluğu’nun itirazlarına rağmen 9. yüzyıldan itibaren İslam dünyası ile ticarete başladı.

Denizciliğe önem veren Venedikliler, Adriyatik’e indiler. Ege ve Doğu Akdeniz sularında gezinir, ticaret ve yağmacılık yapar hale geldiler. Haçlı seferlerinden en kazançlı çıkan Venedik oldu. 14. yüzyılın büyük bir kısmını Cenevizlilerle savaşarak geçiren Venedik, Karadeniz ve Akdeniz’de ticaret yollarını ele geçirdi. 1271- 1296 yılları arasında Venedikli tüccar Makro Polo ilk defa Avrupa’dan İpek Yolu’nu izleyerek Çin’e kadar ulaştı.

Bizans İmparatorluğunu yıkan ve İstanbul’u ele geçiren Osmanlılar, Venediklilerle rakip oldular ve Venedik hakimiyetindeki ticaret yollarına saldırdılar. 1470 yılında Kuzey Ege’de Eğriboz açıklarında Osmanlılar deniz savaşını kazandı. Bu ve bunu takip eden yenilgiler Venedik için gerileme döneminin başlangıcı oldu.

15-16. yüzyıllarda Venedik, Rönesans kentleri arasında yer aldı.

Venedik komutasındaki Haçlı seferleri sonunda, 1571 yılında İnebahtı savaşında Osmanlı donanması yenilmesine rağmen kısa bir müddet sonra Venedik’in kalesi olan Kıbrıs Osmanlılar tarafından alındı.

18. yüzyılın sonlarına doğru Napolyon tarafından alınan şehir, Avusturya’nın kontrolüne bırakıldı. 1866 yılına kadar Avusturya tarafından idare edilen şehir, Avusturya’nın Prusya’ya (Almanya) yenilmesiyle yapılan referandumda Venedikliler, İtalya Krallığına katılmayı seçti.

Osmanlı ile Venedik arasında her zaman ticari ilişki oldu. Büyük Kanal’ın en eski yapılarından olan 13. yüzyılda inşa edilmiş bulunan, Osmanlı tacirlerinin uzun yolculuklardan sonra mola verdikleri bir han (Fondaco Turchi) bugün şehrin bir müzesi olarak kullanılmaktadır. (Museo di Storia Nature-Doğa Tarihi Müzesi)

Bu müze restore edildiği için gezme imkanımız olmadı.

*      *      *

1958 yılında İstanbul’dan gemi ile yağmurlu bir gece yarısı geldiğim Venedik’ten hemen trenle Almanya’ya geçmiştim. 1984 yılında da kısa bir süre için geldiğim Venedik’i bu defa çok kapsamlı bir şekilde tanıma imkanım oldu.

Eğer İtalya’ya veya Avrupa’ya bir seyahat yapacak olursanız muhakkak Venedik’i de ziyaret ediniz.

Antalya, 15 Temmuz 2010
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@