Hac ve umre yapanlar Mescid-Nebevide Peygamber Efendimizi (s.a.v) de kabri başında ziyaret ederler. Babüsselamdan (selam kapısı) Mescid-i Nebiye girilerek ağır ağır ilerleyerek Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kabri hizasında durulur. “Esselatü vesselamu aleyke Ya Rasulallah, Esselatü vesselamü aleyke ya habiballah, Esselatü vesselamü aleyke ya seyidel evveline vel ahirin ve ala cemiil enbiyai vel mürseliyn ve ala alihim ve eshabihim ecmaiyn” diyerek Peygamber Efendimiz selamlanır. Sonra hac rehberindeki dua veya istenilen şekilde serbest dua edilir. Sonra iki üç adım daha ilerleyerek Hz. Ebubekir’in (r.a) kabrinin hizasına gidilir. “Esselamü aleyke Ya Eba Bekirissıddık” diye selamlanır, dua edilir ve fatiha okunur, tekrar iki üç adım daha ilerleyerek Hz. Ömer’in (r.a) kabri başına gidilir. Orada da “Esselamü aleyke Ya Ömerül Faruk” diye selam verildikten sonra dua edilip, fatiha okunur. Daha sonra tekrar Peygamber Efendimizin kabri hizasına gelinir. Tekrar selam verilir, dua edilir, şefaat istenir. Daha sonra bab-u Cibril’e doğru ilerlenir. Makamı Cibril’de iki rekat namaz kılınır, yaratana bu mutluluğu ulaştırdığı, Rasulüllahın mescidinde onu kabri başında ziyaret etme fırsatını verdiği için hamdedilir, şükredilir, kendisi, ailesi, milleti devleti ve tüm müslümanlar için dua edilir.

Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde mealen “Hac ve umre için Beytullaha gidenler Müslümanların Allah’a gönderilmiş elçileridirler. Dua ederlerse Allah kabul eder ve magfiret dilerlerse Allah (c.c) affeder.” (9) buyurmuştur. Nitekim Allah’ın Rasulü dualarında bu istikamette yapmış ve “Allah’ım haccı ve umresi kabul olanları af et, onların istiğfar ettiğini de afeyle” (10) buyurmuştur.

Medine-i Münevverede beşvakit namaz, geçmiş ve nafile namazlar Mescidi Nebevi’de kılınmalı, burada hatm-i şerif okunmalı, ve zikir çekilmelidir. Burada Cennet-ül baki (baki kabristanı), Mescid-i Kuba, Mescid-i Seba, Mescid-i Kıbleteyn ve Uhud dağında uhut şehitleri ziyaret edilmeli ve Osmanlı tren istasyonu ve Anberiye mescidi de ziyaret edilmeli ve namaz kılınmalıdır.

Rasulüllah Efendimizi kabri başında ziyaret etmek, dinen çok sevaptır. Onun kabrini ziyaret edenler bahtiyar insanlardır. Çünkü Efendimiz (s.a.v) hadislerinde mealen “Kim Allahtan sevap umarak Medine’de beni ziyaret ederse, kıyamet günü ona şahit ve şefaatçi olurum.”, “Kim kabrimi ziyaret ederse ona şefaatim vacip olur.”, “Kim hac ve umre yaparak ölümümden sonra kabrimi ziyaret ederse, Beni hayatımda ziyaret etmiş gibi olur.” (11), “Bir kimse bana (kabrimin başında) selam verince Allah bana ruhumu iade eder ve bende o kimsenin selamını alır, ona karşılık veririm.” buyurmuştur.

Umre kurban bayramının arefe ve bayram günleri olan beş günün haricinde yılın her gününde yapılır. Ancak ramazan ayında umre yapmak çok daha faziletlidir. Çünkü Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde mealen “Ramazan ayında yapılan umre hacca denktir.”(12) buyurmuştur.

--------------------------

Günümüzün dünyasında insanların birçoğunun maddi imkânları müsait olduğu için yaz aylarında ayrı, kış aylarında ayrı yerlere yani rahat edecekleri yerlere turistik tatillere çıkıyor, gezilere gidiyorlar, atalarımız “Tebdili mekânda ferahlık vardır.” demişlerdir. Hakikaten devamlı aynı yerde durmaktansa; havası, suyu, örfü âdeti, coğrafi ve iklim yapısı daha değişik yerlerde bir müddet ikamet etmek, yani tatil yapmak insanları madden ve manen rahatlatır. Hatta hastaların şifa bulmasına, fakirlerin zengin olmasına, geçmiş medeniyetleri kuran ve dini yalanlayanların sonlarını görerek ibret almamıza sebep olacaktır.

Bu hususta yüce Allah (c.c) Kur’an-ı Kerimin bir ayeti kerimesinde, “Habibim deki; yeryüzünde gezin ve seyahat edin de dini yalanlayanların sonlarının (akıbetlerinin) nasıl olduğuna baksın ve görsünler de (ibret alsınlar)” buyurmuştur. (13) Peygamber-i zişan Efendimizde hadislerinde mealen, “Sefer edin, sıhhat bulun.” (14), başka bir hadislerinde de “Hac ve umreyi peş peşe yapınız; çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşteki pası yok ettiği gibi, günahları yok ederler.” (15) buyurmuşlardır

Gerçek mümin, şuurlu Müslüman, Allah’ın rızasını kazanmak için, O’nun rızasını kazandıracak her fırsatı iyi değerlendiren ve ihmal etmeyendir. Umre de Allah’ın rızasını kazandıracak, geçmiş günahların affına vesile olacak ve mümini günah kirlerinden arındıracak bir ibadettir. O halde imkanı olan Müslümanlar canları tenlerinde ve iradeleri de ellerinde iken böyle fırsatları vakit geçirmeden, ihmal etmeden değerlendirmelidirler.

Medine’den selam, saygı ve dua ile.

1- K. Kerim 2/54-187, 4/265

2-Ebu Davut ve Ahmet N.II. shf.218

3-Tirmizi Hac 90 III-272

4-Diyanet Hac İlmihali 2005

5-Diyanet Hac Rehberi 2002

6-Et-Tergip etterhib

7- Et-Tergip etterhib

8- D.İ.B. Hac Rehberi 2002

9- a.g.e.

10-Diyanet Hac Rehberi 2002

11-Diyanet Hac Rehberi 2000

12-Diyanet Hac Rehberi 2002

13- a.g.e.

14-İslam İlmihali Lütfi ŞENTTÜRK, Seyfettin YAZICI

15- Tirmizi Hac 90

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol