“El Umre” Arapça bir kelimedir. Lügatteki anlamları çeşitlidir. Umre kelimesi Türkçede; “Ziyaret etmek”, “Uzun ömürlü olmak”, “Malı çok olmak”, “Evi mamur etmek” ve “bir yerde ikamet etmek” anlamlarına gelir.

“El Umre” Hac terimi olarak da; “Belirli bir zamana bağlı olmaksızın, ihrama girerek, kabeyi tavaf ettikten sonra, safa ve Merve tepeleri arasında say edip, saçı kazıdıktan veya kısalttıktan sonra ihramdan çıkarak yapılan bir ibadettir.” (1) diye tarif edilmektedir.

Hac ibadetine “Hacc-ı Ekber”, (yani büyük hac) umre ibadetine ise “Hacc-ı Asgar” (yani küçük hac) denir. (2)

Hac ibadeti ile umre ibadeti arasında bazı farklılıklar vardır. Bu farklılıklar şunlardır:

1-Hac ibadetinin belirli zamanı vardır. Bunlar kurban bayramının arefesi ile dört gününden ibarettir, yani beş gündür. Umre ibadetinin ise zamanı yoktur. “Hac günleri” yahut ta “Teşrik Günleri”, denilen bu beş günün dışında yılın diğer günlerinin hepsinde yapılabilir. Ancak zikredilen beş günde umre yapmak “tahrimen mekruhtur”

2-Hac ibadetinde Arafat ve müzdelife vakfeleri vardır. Umre ibadetinde ise Arafat ve Müzdelife vakfeleri yoktur.

3-Hac ibadetinde Minada şeytan taşlamak ve kurban kesmek vardır. Umre ibadetinde şeytan taşlamak ve kurban kesmek yoktur.

Arafat, Müzdelife ve Mina umrede sadece görmek için gidip gezilen mübarek ziyaret yerleridir.

UMRENİN HÜKMÜ NEDİR?

Müslümanın ömründe bir defa umre yapmayı, Şafi ve Hanbeli mezheplerine göre “Farz” dır. (3) Hanefi ve Maliki mezheplerine göre de Müekked Sünnettir. (4) Hanefi fukahasından umre için; Vitir namazı kılmak, kurban kesmek ve fıtır sadakası vermek gibi “Vacip”tir diyenler de vardır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) de bir hadislerinde mealen “ Hac farz, umre ise nafile bir ibadettir.” (5) buyurmuş ve kendisine Umre farz mı Ya Rasulallah diye soranlara da cevaben “Hayır umre farz değildir. Fakat umre yapmak senin için daha hayırlıdır.” (6) buyurmuştur. Keza kendisine sahabeden Ebu Zer El Ukeylin Ey Allah’ın Rasulü babam ihtiyar hac ve umre yapamıyor, ne yapmam gerekiyor diye sorması üzerine de cevaben “Babanın yerine sen hac ve umre yap” (7) buyurmuştur.

Umre ile ilgili olarak Kur’an-ı Kerimde mealen; “Hac ve umreyi Allah için tam yapın. Kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir” (8) buyrulmaktadır.

Bilindiği gibi yapılış itibariyle üç türlü hac vardır. Bunlar Haccı İfrat, Hacc-ı Temettu ve Hacc-ı Kırandır. Haccı İfratta umre ve kurban kesmek yoktur. Bir ihramla sadece hac yapılır. Haccı- Temettu da ayrı ayrı ihramlarla, hem umre hem de hac yapılır ve kurban kesilir. Haccı- Kıranda ise, aynı ihramla hem umre ve hem de Hac yapılır ve kurbanda kesilir. Kıran haccının sevabı diğerlerinden, Temettu Haccının sevabı da ifrat haccının sevabından fazladır.

UMRE YAPACAK KİŞİDE ARANAN ŞARTLAR

Umre yapacak kişide şu özellikler bulunmalıdır.

1-Müslüman Olmak

2-Akıllı olmak,

3-Buluğa ermiş olmak

4-Hür olmak

5-Yeterli ekonomik güce sahip olmak

6-Sağlıklı olmak

7-Yol güvenliği bulunmak

8-Hanımların mal ve namus güvenliği olması (9)

UMRE NASIL YAPILIR?

Umre bir ibadettir. Ameller niyetlere bağlıdır. O halde umre yapmak isteyen kişi önce boy abdesti veya normal abdest alır. Vücut temizliği yapar. Mikat mahalline varınca üzerindeki bütün giysilerini çıkarır. İzar ve Rida denilen ve ihram diye bilinen iki parça beyaz beze bürünür. “Allah’ım senin rızan için umre (haccı) yapmak istiyorum, bunu bana kolaylaştır ve benden kabul eyle” (10) diye niyet eder. İki rekat şükür namazı kıllar. Birinci rekatta zammı sure olarak Kafirun suresini, ikinci rekatta da ihlas suresini okur.

Namazdan sonra “Buyur Allah’ım buyur. Buyur senin hiçbir ortağın yoktur. Buyur şüphesiz ve her türlü övgü, nimet, mülk, hükümranlık sana mahsustur. Senin ortağın yoktur.” (11) sözlerinden oluşan telbiyeyi üç defa okur. Sonra üç defa tekbir yani ”Allah’ü Ekber, Allah’ü Ekber La ilahe İllallahu Vallahu ekber, Allah’ü ekber velillahilmamd.“ okunur. Daha sonra da üç defa tehlil yani; “La ilahe İllallahu Vahdehu la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir.” Okunur. Böylece ihrama girilmiş olur. İhrama giren önü arkası ve üstü açık ayakkabı (terlik) giyer. Başları da açıktır örtmezler. Hanımların ihramı üzerlerinde giydikleri elbiselerdir. Başlarını açmaz, yüzlerini örtmezler.

İhrama girmek umrenin şartı, Kabeyi tavaf etmek ise umrenin rüknüdür. Safa ve Merve arasında say etmek ve saçları traş etmek veya kısaltmak ta umrenin vacipleridir. İhram yasaklarına uymayan veya vacibin birini terk eden kurban (dem) keser.

İhrama girene “Muhrim” denir. İhramlı olan kişi ihrama girdikten sonra kabeyi görene kadar her fırsatta, iniş inerken, yokuş çıkarken ve kalabalıklarla karşılaştığında telbiye, tekbir ve tehlil getirir, ihram yasaklarına dikkat eder, cezalı duruma düşmemeye özen gösterir. Muhrim, bel kemeri, kol saati ve şemsiye kullanabilir. Kokusuz sabunla, banyo yapabilir, ihram bezleri kirlendiyse yeni ve temiz olanla değiştirebilir.

İHRAMLIYA

YASAK OLAN ŞEYLER

1-Giysi ve ayakkabı giymek, sarık takmak, şapka ve takke giymek, dörtte birini kapsayacak şekilde başa sargı sarmak veya bandaj geçirmek ve yüzü örtmek,

2-Güzel koku sürünme

3-Saç ve tüyleri gidermek

4-El ve ayak tırnaklarını kesmek,

5-Cinsel ilişkide bulunmak

6-Kara hayvanlarını avlamak

7-Harem bölgesinde kendiliğinden yetişen ağaç ve bitkileri kesip koparmak (12)

(SÜRECEK)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner155