16.03.2018, 00:05 281

ÜÇ AYLAR VE KANDİLLERİMİZ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Dinî literatürümüzde ve halk arasında “Üç Aylar” diye bilinen çok feyizli ve bereketli zaman dilimi, aynı zamanda bir maneviyat mevsimidir. Manevî hayatımıza Cenab-ı Hak tarafından ihsan edilen Recep, Şaban ve Ramazan aylarından bahsediyorum.Bizleri sağlık, mutluluk, milletce huzur ve hürriyet içerisinde bu maneviyat mevsimine ulaştıran Allah’a şükürler olsun. Keremi bol Rabbimizin ruhî/manevî hayatımıza olan bu ikramına müminler olarak; çölün suya, gönlün sevgiye, bülbülün güle, hasretlerin vuslata özlem duyduğu gibi hasret kalmıştık.

Üç Aylar; ilahî rahmetin coştuğu, gazab-ı ilahinin sustuğu, rahmet ve mağfiret dalgalarının sahilimize vurduğu, manevî huzur ve sükunun kalplere doğduğu, mübarek feyizli ve bereketli aylardır. Bu aylar gelmeden önce müminler maddî ve manevî hayatlarına çeki düzen vererek hazırlanırlar. Ev ocak, kap kacak temizlenir. Yiyecek içecek tedarik edilir. Günahlara tövbe istiğfar edilir, Yüce Allah’tan af ve mağfiret dilenilir. Böylece bu kutsal mevsime günah kirlerinden arınmış olarak girilmek istenir.

Bu aylara girince müminlerin manevî hayatı canlanır. Yeni bir dinamizm kazanır. Ruhları ulvî bir hava kaplar. Çünkü, bu ayların içerisinde Yüce Rabbimizin rahmeti ve mağfiretinin müminlerin üzerine sağanak gibi yağdığı çok feyizli ve bereketli geceler vardır. Müminler, bu gecelerin manevî kazanımına gönülden talip olurlar. İbadetlerinin karşılığında, bol bol alacakları sevabı, dualarının kabul olarak arzu ve isteklerine ulaşacaklarını, tevbelerinin de kendilerini günah kirlerinden arındıracağını, böylece manevî felah ve kurtuluşa ereceklerini düşünüp, ümit ederek heyecanlanırlar.

Dokuz aydır her biri diğerine benzeyen tek düze hayatın yaşandığı günler artık geride kalmış, her biri madden ve manen değişik yaşanan ve yeni manevî kazanımlar sağlayan, günler ve geceler yaşanmaya başlanmıştır. Mümin gönüller, bugün ve gecelerde büyük bir coşku duyarlar, kendilerini Hakk’a, hakikate ve halka daha yakın hissederek büyük bir moral bulurlar.

gibi bu yıl,üç ayların birincisi olan recep ayının ilk günü, 19 Mart Pazartesi günüdür. 22 Mart Perşembe gününü 23 Mart Cuma gününe bağlayan gece de mubarek REGAİB kandilini idrak ve ihya edeceğiz. Bütün müminlerin üç aylarını ve Regaib kandillerini tebrik eder,bu manevi zaman diliminin her türlü hayırlara vesile olmasını Cenab- Haktan niyaz ederim.

Recep Ayı, üç ayların birincisidir. Bu ayın manevî değeri çok büyüktür. Bu husus Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinde ve Peygamber Efendimizin hadislerinde dile getirilmiştir. Nitekim Tevbe Suresi’nin 36. ayeti kerimesinde mealen; “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu Allah’ın dos doğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin ” buyrulmuştur.

Haram aylarının hangi aylar olduğunu da Peygamber Efendimiz şu hadislerinde açıklamışlardır: “Muhakkak zaman, Allah’ın (c.c) yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene on iki aydır. O aylardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan Zilkade, Zilhicce ve Muharrem peş peşedir. Birde Cemaziyelahir ile Şaban ayları arasında olan ve Mudar kabilesinin ayı olan Recep’tir.” (Buhari, Ehadi, 5, Tevhid, 24; Müslim, Kaseme, 29; Ebu Davud, Menasik, 67; Ahmet b. Hanbel, Müsned, I/37,73)

Bu ayet ve hadise göre “Recep Ayı” haram aylardandır. İslam’dan önce de bu aya saygı duyulmuştur. O devirde Recep ayı girince Arap kabileleri ona hürmeten savaşmayı bırakırlar, kılıcını kınına, okunu torbasına koyarlar, düşmanını görseler bile görmemezlikten gelirlerdi.

Peygamberimiz (s.a.v.) üç aylar girince, “Ey Allah’ım! Recep ve Şabanı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazana kavuştur” (Ahmet bin Hanbel, Müsned 1/259) diye dua ederdi. Yine bu aylarla ilgili olarak, “Recep, Allah’ın ayı; Şaban, benim ayım; Ramazanda ümmetimin ayıdır” buyurmuştur. (Acluni, Keşf’ul Hafa, C.1, S. 423 No:1358)

Bu ayların diğer aylara olan üstünlüğünü de “Recep ayının diğer aylara olan üstünlüğü; Kur’an-ı Kerim’in diğer semavî kitaplara; Şaban ayının diğer aylara üstünlüğü; Benim diğer peygamberlere; ve Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğü de, Yüce Yaratanın, yarattıklarına olan üstünlüğü gibidir” (Riyazüs-Salihin) sözleri ile ifade buyurmuştur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) üç aylarda bulunan mübarek gecelerin kıymet ve değeri hakkında da; “Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez. Bunlar, Recebin ilk gecesi, Şabanın on beşinci gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve kurban bayramı geceleridir” (El Feth’ül Kebir 2/923) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yine Berat Gecesi ile ilgili olarak da; “Şaban ayının on beşinci gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde oruç tutun. Çünkü Yüce Allah (c.c) bu gece dünya semasına rahmeti ile tecelli eder, ve -tevbe eden yok mu tevbesini kabul edeyim, rızık isteyen yok mu rızık vereyim, şifa isteyen yok mu şifa vereyim, başka isteği olan yok mu ona da istediğini vereyim- der.” (İbni Mace, İkametü’s Salat, S. 191) buyurmuştur.

Üç ayların sonuncusu Ramazan ayıdır. Ramazan ayının şanı Peygamberimiz tarafından; “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da müminlerin cehennem azabından kurtuluşudur ” (Riyazüs-Salihin) diye belirtilmiştir. Ramazan ayı ayların sultanıdır; Ramazan bütün anlamıyla Kur’an ayıdır, Ramazan oruç ayıdır, Ramazan nübüvvet ayıdır, Ramazan yoksullara, düşkünlere, muhtaçlara ve kimsesizlere yardım ayıdır. Yüce Allah’ın ifadesi ile “Bin aydan daha hayırlı olan Kadir geceside bu Ramazan ayının içindedir.” (Kadir Suresi, Ayet: 2) Ramazan ayı, bu gece ile şereflenir. Nitekim bir hadiste, “Ramazan ayı geldiği zaman, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. Şeytanlarda zincire vurulur” buyrulmuştur. (Buhari, Savm)

Netice olarak; Peygamber Efendimizin; “İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini bilmezler ve aldanırlar. Onlar; sağlık ve boş vakittir” (Camiu’s sagir, Nun Maddesi) hadisi şerifini unutmayalım. Boş vakitlerimizi hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışarak değerlendirelim. Sağlığımızın kıymetini bilelim. Bir daha üç aylara, mübarek gün ve gecelere ulaşamayacağımızı düşünerek, elimizde olan fırsatları iyi değerlendirelim. “Dün geçti yarın var mı? Güvenme gençliğine, ölenler hep ihtiyar mı?” sözünden ibret alalım.Gençliğimize asla güvenmeyelim.Kimin nezaman öleceği bilinmez,bunu ancak Allah bilir.Ne güzel söylemişler.”Ömür bir gündür,o da bu gündür”.O halde bu günün, yani yaşadığımız anın kıymetini bilelim,zamanı madden ve manen güzel kazanımlar elde etmek için iyi değerlendirelim.

Üç ayların ve o aylarda bulunan mubarek gün ve gecelerin sosyal ve toplumsal hayatmızda da çok büyük önemi vardır.Bu mubarek zaman diliminde yaşanan ibadet yoğunluklu günler ve geceler;milli birlik, beraberlik,kardeşlik,yardımlaşma ve dayanışm duyğu ve düşüncelerinin artmasına,hatta bunların günlük hayatta yoğun olarak yaşanmasına sebep olmaktadır.Millet olarak şu günlerde çok daha fazla ihtiyaç duyulan bu duyğu ve düşüncelerin, toplumuza hakim olmasını ve üç ayların her türlü hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bilindiği gibi bu yılki üç ayların bir özelliği de Mehmetciğimizin, Din, Devlet ve Milletimizin selameti için savaş meydanında kahramanca savaşmakta olmasıdır. Alah’tan cephede düşmanla savaşan asker ve polilerimize sabır, metanet, güç ve kuvvet vermesini ve onlara kesin zafer nasip etmesini niyaz ediyorum. Bu uğurda şehit olanlarımıza Allah rahmet eylesin. Gazi olanlarımıza şifalar nasip eylesin. Şehit ve gazi yakınlarına da sabrı cemil ve ecri cezil ihsan eylesin. AMİN

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
23°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@