31.03.2017, 00:04 230

ÜÇ AYLAR VE KANDİLLERİMİZ-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Dinî literatürümüzde ve halk arasında “Üç Aylar” diye bilinen çok feyizli ve bereketli bir maneviyat mevsimine erişmiş bulunuyoruz. Manevî hayatımıza Cenab-ı Hak tarafından ihsan edilen Recep, Şaban ve Ramazan aylarından bahsediyorum. Keremi bol Rabbimizin ruhî/manevî hayatımıza olan bu ikramına müminler olarak; çölün suya, gönlün sevgiye, bülbülün güle, hasretlerin vuslata özlem duyduğu gibi hasret kalır, özlem duyarız.

Üç aylar, rahmet ve mağfiret dalgalarının sahilimize vurduğu, manevî huzur ve sükunun kalplere doğduğu mübarek, feyizli ve bereketli aylardır. Bu aylar gelmeden önce müminler maddî ve manevî hayatlarına çeki düzen vererek hazırlanırlar. Ev ocak, kap kacak temizlenir. Yiyecek içecek tedarik edilir. Günahlara tövbe istiğfar edilir, Yüce Allah’tan af ve mağfiret dilenilir. Böylece bu kutsal mevsime günah kirlerinden arınmış olarak girilmek istenir.

Bu aylara girince müminlerin manevî hayatı canlanır. Yeni bir dinamizm kazanır. Ruhları ulvî bir hava kaplar. Çünkü, bu ayların içerisinde Yüce Rabbimizin rahmeti ve mağfiretinin müminlerin üzerine sağanak gibi yağdığı çok feyizli ve bereketli geceler vardır. Müminler, bu gecelerin manevî kazanımına gönülden talip olurlar. İbadetlerinin karşılığında, bol bol alacakları sevabı, dualarının kabul olarak arzu ve isteklerine ulaşacaklarını, tevbelerinin de kendilerini günah kirlerinden arındıracağını, böylece manevî felah ve kurtuluşa ereceklerini düşünüp, ümit ederek heyecanlanırlar. Dokuz aydır her biri diğerine benzeyen tek düze hayatın yaşandığı günler artık geride kalmış, artık her biri madden ve manen değişik yaşanan ve yeni manevî kazanımlar sağlayan, günler ve geceler yaşanmaya başlanmıştır. Mümin gönüller, bugün ve gecelerde büyük bir coşku duyarlar, kendilerini Hakk’a ve hakikate daha yakın hissederek büyük bir moral bulurlar.

29 Mart Çarşamba günü (dün) idrak ettiğimiz Recep Ayı, üç ayların birincisidir. Bu ayın manevî değeri çok büyüktür. Bu husus Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinde ve Peygamber Efendimizin hadislerinde dile getirilmiştir. Nitekim Tevbe Suresi’nin 36. ayeti kerimesinde mealen; “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu Allah’ın dos doğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin ”buyrulmuştur.

Haram aylarının hangi aylar olduğunu da Peygamber Efendimiz şu hadislerinde açıklamışlardır: “Muhakkak zaman, Allah’ın (c.c) yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene on iki aydır. O aylardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan Zilkade, Zilhicce ve Muharrem peş peşedir. Birde Cemaziyelahir ile Şaban ayları arasında olan ve Mudar kabilesinin ayı olan Recep’tir.” (Buhari, Ehadi, 5,Tevhid, 24)

Bu ayet ve hadise göre “Recep Ayı” haram aylardandır. İslam’dan önce de bu aya saygı duyulmuştur. O devirde Recep ayı girince Arap kabileleri ona hürmeten savaşmayı bırakırlar, kılıcını kınına, okunu torbasına koyarlar, düşmanını görseler bile görmemezlikten gelirlerdi. Peygamberimiz (s.a.v.) üç aylar girince, “Ey Allah’ım! Recep ve Şabanı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazana kavuştur” (Ahmet bin Hanbel,  Müsned 1/259) diye dua ederdi. Yine bu aylarla ilgili olarak, “Recep, Allah’ın ayı; Şaban, benim ayım; Ramazanda ümmetimin ayıdır” buyurmuştur. (Acluni, Keşf’ul Hafa, C.1, S. 423 No:1358)

Bu ayların diğer aylara olan üstünlüğünü de “Recep ayının diğer aylara olan üstünlüğü; Kur’an-ı Kerim’in diğer semavî kitaplara; Şaban ayının diğer aylara üstünlüğü; benim diğer Peygamberlere; ve

Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğü de, Yüce Yaratanın, yarattıklarına olan üstünlüğü gibidir” (Riyazüs-Salihin) sözleri ile ifade buyurmuştur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) üç aylarda bulunan mübarek gecelerin kıymet ve değeri hakkında da; “Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez. Bunlar, Recebin ilk gecesi, Şabanın on beşinci gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve kurban bayramı geceleridir” (El Feth’ül Kebir 2/923) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yine Berat Gecesi ile ilgili olarak da; “Şaban ayının on beşinci gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde oruç tutun. Çünkü Yüce Allah (c.c) bu gece dünya semasına rahmeti ile tecelli eder, ve -tevbe eden yok mu tevbesini kabul edeyim, rızık isteyen yok mu rızık vereyim, şifa isteyen yok mu şifa vereyim, başka isteği olan yok mu ona da istediğini vereyim- der.” (İbni Mace, İkametü’s Salat, S. 191) buyurmuştur.

Üç ayların sonuncusu Ramazan ayıdır. Ramazan ayının şanı Peygamberimiz tarafından; “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da müminlerin cehennem azabından kurtuluşudur ” (Riyazüs-Salihin)diye belirtilmiştir. Ramazan ayı ayların sultanıdır; Ramazan bütün anlamıyla Kur’an ayıdır, Ramazan oruç ayıdır, Ramazan nübüvvet ayıdır, Ramazan yoksullara, düşkünlere, muhtaçlara ve kimsesizlere yardım ayıdır. Yüce Allah’ın ifadesi ile, “Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi de Ramazan ayının içindedir.” (Kadir Suresi, Ayet: 2)

Ramazan ayı, bu gece ile şereflenir. Nitekim bir hadiste, “Ramazan ayı geldiği zaman, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. Şeytanlarda zincire vurulur” buyrulmuştur. (Buhari, Savm)Netice olarak; Peygamber Efendimizin; “İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini bilmez, aldanır. Onlar; sağlık ve boş vakittir” (Camiu’s sagir, Nun Maddesi) hadisi şerifini unutmayalım. Boş vakitlerimizi hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışarak değerlendirelim.

(Sürecek)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
açık
banner303
Namaz Vakti 15 Ağustos 2020
İmsak 04:08
Güneş 05:44
Öğle 12:50
İkindi 16:38
Akşam 19:46
Yatsı 21:15

Gelişmelerden Haberdar Olun

@