02.02.2015, 02:13 1378

TÜRKİYE'DE KAMP TURİZMCİLİĞİ VE TAHİR HOCANIN 'ALTIN KAMP & PARK HOTELİ'

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Emitt 2015 Fuarı ile ilgili olan izlenimlerimi iki yazımda sizlere sunmuştum. Bugünkü yazımda Türkiye'de kamp turizmciliği ve Çorum Lisesi'nde beden eğitimi hocam olan Tahir Altın'ın bu konuda öncülüğünü ve vefatından sonraki gelişmeleri sizlerle paylaşacağım.
Avrupa'da çok sayıda insan tarafından tercih edilen alternatif turizm türlerinden birisi karavan turizmidir. Bu turizmin gelişmesi için gelişmiş ülkelerde çok sayıda kamp tesisleri kurulmuştur. Ben de 1961 yılında üç Alman arkadaşımla yaptığım 'İskandinavya Gezisi'nde (Danimarka, Norveç, İsveç ve Finlandiya) böyle kamplarda kalmış ve kendimize ait çadırlarda gecelemiştik. Bu kamplarda, dünyanın çeşitli yörelerinden insanlar bir araya geldiği için de çekici olmaktadır.
Türkiye'de kampçılığın bilinmediği bir dönemde; Ege Denizi'nin en güzel bölgesi olan Burhaniye-Ören'de Tahir Altın hocam sahilde satın aldığı tarlaya beton dökmek yerine ağaç dikerek çevre korumada ve kampçılıkta öncü olmuş ve tesisini, Avrupa Kamplar Birliği listesine aldırmıştı. Beş yıldızlı bir tesis olan Altın Kamp Türkiye'nin en bilinen ve en tercih edilenidir.
1995 yılında '' Edremit Körfezi'nin Sorunları ve Çözüm Yolları'' başlıklı bir bilimsel toplantıya konuşmacı olarak katılmıştım. Bu toplantıya dinleyici olarak katılan Tahir hocam, benim katılanların kaldığı otelde kalmama müsaade etmemiş ve akşamları kendi otelinde ağırlamıştı. Bu birlikteliğimizi o tarihlerde Çorum Haber gazetesindeki köşemde sizlerle paylaşmış ve Tahir hocanın bizlere öğrenci olarak sağladığı katkılarını anlatmıştım. Bu birlikteliğimizde; bugün Çorum'un bir parçası haline gelen Bayat köyünde ilkokul öğretmenliği yapan Tahir hocanın eşi Melahat hanımla ve bir kızı ile de tanışmıştım. Tahir hocanın bir kızı ve bir oğlu daha vardı.
Fotoğrafta görüldüğü gibi, Altın Kamp ve Park Otel gerçekten doğayı bozmadan ona uyum sağlamaya özen gösterilerek yapılmış yeşillikler içinde yer alan bir tesisti. Ören'in merkezine yakın olmasına rağmen insan ve trafik yoğunluğundan uzaktı. Odalarında klima ve televizyon yoktu. Buna karşılık, sessizliği, doğası ve denizi harika idi. Burası mangal yapacaklar ve gürültü patırtı isteyenler için hiç uygun bir yer değildi.



Fuar ile ilgili yazımda belirttiğim gibi, hemşehrimiz Balıkesir Valisi Mustafa Yaman'ı ziyarete gittiğimizde kendisinin Fuar'a katılamadığını öğrendik ve vali yardımcısı ile görüştük. Bu görüşmemizde Tahir hoca ve Altın Kamp hakkında da konuştuk. Üzülerek Tahir hocanın vefat ettiğini öğrendim. Ayrıca mirasçıların anlaşamaması nedeniyle tesislerin eskisi kadar iyi işletilemediği bilgisini aldım.
Bunun üzerine internette inceleme yaptım ve aşağıdaki yoruma rastladım: ''Burhaniye/Ören’de bulunan Altın Camp'ın kurucusu, ülke kampçılığının yaşayan son duayeni Tahir Altın hoca, 10 Temmuz 2009 Cuma günü yarattığı cennette, Altın Camp'da 88 yaşında aramızdan ayrılmıştır. Ülke kampçılığına getirdiği ödünsüz disiplin ile tanınan hocamızın bu çabalarının daha uzun yıllar devam etmesini bekliyor, kendisine Allahtan rahmet, başta eşi Melahat hocamıza ve evlatlarına, uzun yıllarını bu kampta geçirmekten mutluluk duyan Altın Camp severlere ve tüm kampçılara başsağlığı diliyorum.''
Ben de gençliğimizde bizi yetiştirmek için çırpınan, bizlere kayak kaymayı öğreten ve Çorum Lisesi İzcilik kolunu kuran Tahir hocama Allah'tan rahmet, ailesine ve tanıyanlara başsağlığı diliyorum.
İnternette yer alan başka bir yorumda; tesisin kamp bölümünün doğal güzelliği nedeniyle Almanlar tarafından çok tercih edildiğini okudum. Bu turistlerden birisi olan Prof.Dr. H. Weiger'in Altın Kamp'ın sahil kesiminde yapılanlarla ilgili aşağıda özet halinde verdiğim açıklaması dikkati çekti ve beni düşündürdü;'' Altın Kamp kıyı şeridi kısa bir süre içinde büyük değişikliğe uğratılmış. Kumsaldaki tarihi ağaçlar sökülmüş. Adeta yok edilmiş. Hiç kimse bu güzel doğa harikasının yok edilişine tepkisiz kalamaz. Bu tahribata tesisin kuzeyinde yer alan doğal burunun ortadan kaldırılması neden olmuş. Kıyının doğal yapısının bozulmasına neden olan böyle bir cinayetin belediye başkanının emriyle uygulandığını öğrendim. Tüm yetkililere sesleniyorum. Kıyı şeridinin eski haline getirilmesi gerekir. Aksi takdirde erozyonun önüne geçilemez. Yanlış verilen bir karar erozyonu tetiklemiş. Bu her yıl onlarca ağacın kuruması ve kesilmesi anlamına geliyor.''
Aynı haberde Profesör Weiger ile birlikte Altın Kamp’ın kurucusu rahmetli Tahir Altın’ın eşi Melahat Altın'ın fotoğrafı ve aşağıdaki açıklaması yer alıyor; “Mülkiyet haklarımızı hiçe saydılar. Ağaçlarımızı söktüler. Toplam 2 bin 500 metrekare toprak denize gitti. Bu olaylar karşısında ne benim ne de eşimin dermanı kaldı. Eşim dayanamadı yatağa düştü. Onu kaybettim” .



Bu öğrendiklerim karşısında Tahir hocanın eşi Melahat hanımı arayarak hem başsağlığı dileyeceğim, hem de kampın bugünkü durumu ve gelişmeler hakkında bilgi alacağım. Bu bilgilerin ışığında köşemde bir değerlendirme daha yapacağım.
İstanbul, 1 Şubat 2015
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@