Bu söz kime ait?

Kazakistan’da yaptığı konuşmada Nobel Kimya Ödülü sahibi Aziz Sancar, Türk dünyasının kendisi için kuvvet kaynağı ve başarılarında büyük rolü olduğunu söyledi.

Bu sözleri söyleyen Aziz Sancar kim?

Aziz Sancar, 8 Eylül 1946 yılında Mardin’in Savur ilçesinde doğmuştur. Dokuz nüfuslu bir ailede yaşamıştır. Yedi kardeşin en küçüklerindendir. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini memleketinde tamamlamıştır. Yedi yaşına kadar yokluk içinde yaşayan ailenin çocuğu olarak, okul hayatının ilk yıllarında köy hayatıyla meşgul olarak çobanlık da yapmıştır.

1963 yılında İstanbul Üniversitesi – Tıp Fakültesi’ni kazanmıştır. Aynı zamanda futbolla da ilgilenen Aziz Sancar, milli takıma kadar da yükselmiştir. 1969 yılında fakülteden birincilikle mezun olmuştur. İki yıl kadar Mardin – Savur’da bir sağlık ocağında görev yapmıştır.

NATO – TÜBİTAK bursu alarak Amerika’ya giden Aziz Sancar, John Hopkins ve Dallas Üniversiteleri’nde çalışmalar yaparak doktorasını tamamlamıştır. Moleküler Biyoloji ve DNA onarımı üzerine yaptığı çalışmaları Yale Üniversitesi’nde doçent unvanı alarak 1982 yılında gerçekleştirmiştir. North Carolina Üniversitesi’nde Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde öğretim üyesi olarak da çalışmaktadır. Prof. Sancar, 300'e yakın bilimsel makale ve bu makalelere yapılan 12 binden fazla atıfla, bilimsel araştırmada eşine az rastlanır bir başarıya imza atmıştır. Ayrıca 33 kitap yayınlamıştır.

Aziz Sancar, 2015 yılında Nobel ödülü alarak DNA onarımına yaptığı katkılarından dolayı Kimya alanında tarihe geçmiştir. Nobel alan ikinci Türk Aziz Sancar’dır. (Orhan Pamuk, 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türktür. )

* * *

Kazakistan ziyareti çerçevesinde Türkistan kentine giden Sancar, burada Hoca Ahmet Yesevi Türbesi'ni, Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesini ziyaret ederek, öğrenci ve öğretim üyeleriyle bir araya geldi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından Sancar’a fahri profesörlük unvanı takdim edildi.

Sancar burada yaptığı konuşmada, Türk dünyasının gösterdiği ilginin kendisini Türk dünyasının temsilcisi gibi hissettirdiğini ve bu ilgiye layık olmaya çalıştığını söyledi.

Atatürk’ün yaptığı devrimler sayesinde sahip olduğu yere geldiğini vurgulayan Sancar, "Türkiye’nin dışında diğer Türk cumhuriyetlerinin başka devletlerin hakimiyeti altında olduğu zamanlarda bile Türk dünyası kalbimdeydi. Bu bakımdan Türk dünyası benim için bir kuvvet kaynağı, başarılarımda büyük rolü olmuştur." diye konuştu.

Sancar, eskiden Türk dünyasının bilim merkezi olduğunu, bunu Avrupa ve Amerikalıların da kabul ettiğini, kadim çağlardan başlayan bilimi Türk dünyasının 500 yıl yürüttüğünü, daha sonra farklı nedenlerle bilimde durakladığını ve meşaleyi Batı'nın aldığını söyledi.

Çin’in de Türk dünyasına benzer tecrübesi olduğunu, onların da 500 yıl bilime önemli katkı yaptıktan sonra durakladıklarını ifade eden Sancar, fakat 1980'li yıllardan sonra Çin'in bilimde büyük hamleler yaptığını, gelecek 25 yılda çok Nobel ödülü kazanacağını öne sürdü.

Sancar, "Nobel ödülü her şeyin ölçüsü değildir. Fakat bir dereceye kadar bir milletin, kurumun bilimsel başarısını gösterir. O bakımdan herkes onu bir ölçü olarak kullanır. Onun için biz ciddi olarak kendimize sormalıyız. Onlar neyi doğru yaptı, biz neyi yanlış yaptık onu düzeltmemiz lazım." dedi.

Bir konuyu çözmek için 45 yılını çalışmakla harcadığını belirten Sancar, "Netice almak isterseniz bir iki yılda olmaz, uzun vadede çok çalışmak lazım. Gençlere söylüyorum. Türkiye gençleri bunu sevdi. Kazak kardeşlerime ve öteki Türk dünyasından çocuklarımıza da söylüyorum: Kardeşlerim, politikayla dedikoduyla uğraşmayın bilim yapın." ifadesini kullandı.

* * *

Aziz Sancar’ın söylediği gibi Türk dünyası hepimiz için bir kuvvet kaynağı olmalıdır. Dünyada yaşayan Türklerin nüfusu 250 milyona yaklaşmaktadır. Soydaşlarımızla bağlarımızın geliştirilmesi gerekir. Aziz Sancar’ın belirttiği gibi hepimizin birer Türk dünyası temsilcisi olmak için çalışmamız gerekir.

Ben de 21 yıldan beri Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından her yıl tertiplenen ve Türk dünyasını bir araya getiren, başlangıçta adı “Türk Devletleri Ekonomik Zirvesi” olan daha sonra adı “Avrasya Ekonomik Zirvesi” olan organizasyonların tümünde görev aldım. Ayrıca 1992 yılında kurulan Türkiye – Türkmenistan Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği kurucuları arasında yer aldım ve halen bu derneğin Yüksek İstişare Kurulu üyesiyim.

Kaynak:

AA ve TurkishNY.com (18 Nisan 2018)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol