07.09.2018, 00:11 160

TRAFİK KAZALARI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Mensubu olduğumuz yüce İslam dininin emir ve yasaklarındaki temel espiri, 5 şeyin muhafazasına yöneliktir. Bunlar; dini koruma, canı koruma, nesli koruma ve malı korumadır.

Bizler insan hayatının muhafazasına, mal ve can güvenliğine en büyük önemi veren mukaddes bir dinin mensuplarıyız. Nitekim Kur'an-ı Kerim’de, “Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir, keza bir insanın yaşamasını sağlamak da bütün insanlığın yaşamasını sağlamak gibidir” ifadesine yer verilmiştir. Peygamber Efendimiz de “Kendin için sevdiğini (istediğini) diğer insanlar için de iste, kendin için sevmediğin bir şeyi başkaları için de isteme” buyurmuşlardır. “Mal canın yongasıdır” diyen atalarımız da canın yanında malın da hayat için önemli olduğunu vurgulamışlardır.

Bilgi, makine ve sürat çağında yaşamaktayız. Bilgisizlik, tedbirsizlik, dikkatsizlik ve alkol gibi sebeplerle trafik kazalarında her yıl onbinlerce vatandaşımızı kaybediyoruz. Hemen her gün vuku bulan korkunç trafik kazalarını izlemekteyiz. Düşünebiliyor muyuz? Bayram sevinç demektir, sevinmek ve mutlu olmak demektir. Gel gör ki her dini bayramlarımız, trafik kazaları nedeniyle keder, üzüntü, elem ve ızdıraplarımıza yani mutsuz olmamıza sebep oluyor. Nitekim 21 Ağustos 2018 de başlayan dört günlük Kurban bayramının trafik kazaları bilançosu da yüzlerce ölü, binlerce yaralıdır. Ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Üzülerek ifade edelim ki, bu kazaların sonunda, onbinlerce sakat, yetim ve dulun acı ve ızdıraplarına şahit oluyor ve feryatlarını dinliyoruz.

17 Ağustos 1999’da meydana gelen, tüm milletimizi üzüntüye boğan ve yaklaşık 15 bin insanımızı kaybettiğimiz Marmara depremi ile tüm Türkiyemiz sarsıldı. Ne yazık ki istatistiklere baktığımız zaman daha korkunç bir durumla karşılaşmaktayız. Evet her yıl trafik kazalarına yaklaşık 10 bin vatandaşımızı kurban vermekteyiz. Yani işin farkında olmasak da maalesef millet olarak on sekiz ayda bir Marmara Depremi yaşamaktayız.

İlkelerine uyduğumuz takdirde bizlere dünya ve ahiret mutluluğu bahşeden dinimizin temas etmediği hiçbir sosyal konu yoktur. Trafik kazalarının sebeplerini irdelediğimizde bunların çözümlerini Kur’an ve Sünnette bulmak mümkündür.

Cenab-ı Hak, “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız”, (Bakara Suresi Ayet 190) ve “Ey iman edenler, (uyanık bulunup) koruma tedbirlerinizi alınız” (Nisâ Suresi Ayet 71) buyurmaktadır. Yine "Ve (Yakup) dedi ki: Ey çocuklarım, Mısır’a tek bir kapıdan girmeyin. Ayrı ayrı kapılardan girin. Ama ben (ne yaparsam) Allah’ın takdirinden hiç bir şeyi sizden savamam” (Yusuf Suresi Ayet 67) buyurmaktadır.

Bu ayet-i kerimelerde tedbiri elden bırakmamamız öğütleniyor. Zaten kelime anlamı olarak tedbir, “bir şeyi elde edecek veya önleyecek yol, çare; bir işin sonunu düşünerek ona göre hareket etmek; işlerin akıbetini düşünerek icabına göre harekette bulunmak demektir.” (Lügat-ı Naci, Sayfa 223).

Trafik kazalarının en büyük sebeplerinden olan içki, Kur'an-ı Kerim’de tedricen ve kesinlikle yasaklanmıştır. İçki ve uyuşturucu gibi insan aklına zarar veren herşey dinimizde kesin olarak haram kılınmıştır (Bakara 219, Nisâ 43, Maide 90-91).

Hadis-i Şeriflerde de içki, bütün kötülüklerin anası, her çeşit şerrin anahtarı ve bütün günahların toplandığı şey olarak nitelendirilmiştir.

Alkollü içkiler ve onların neden olduğu trafik kazaları yalnız akla değil, mala, cana, nesle ve dine de zararlıdır. İçki aklı ve fikri işlemez hale getirip, düşünme kabiliyetini dumura uğratır. Bu nedenle de haram kılınmıştır.

Yapılan bir araştırmaya göre trafik kazalarının % 60’ı, cinayetlerin % 85’i, tecavüz olaylarının % 50’si, boşanma olaylarının % 80’i alkol kullanmaktan kaynaklanmaktadır. Aynı araştırmada Türkiye’de alkol kullananların sayısı 13 milyon. Ülkemiz alkol tüketiminde dünyada üçüncü sırada ve alkol kullananların % 73’ü de yirmi yaşın altındaki gençlerden oluşmaktadır. (Diyanet Aylık Dergi, Nisan 98. sayı)

Trafik kazalarının en aza indirilmesi hususunda fert ve toplum olarak trafik konusunda bilgili, tedbirli ve çok dikkatli olmalıyız. Trafik kurallarına azami ölçüde riayet etmeliyiz. Nesillerimize helâlı haramı, günahı sevabı, insanların malına, canına ve namusuna zarar vermenin haram olduğunu öğretmeliyiz. Onları başıboş, idealsiz insanlar olarak yetiştirmemeliyiz.

Trafik kazaları ile ilgili mevcut kanunlar işletilmeli, gerekiyorsa yenileri çıkarılmalıdır. Konu eğitim kurumlarınca ciddi olarak ele alınmalı, bu kurallar insanımıza daha küçük yaşlarda öğretilmelidir.

Trafikte yolcu veya sürücü olarak yola çıkıldığında Allah'a sığınılarak kaza ve beladan koruması için dua edilmelidir. Çünkü dua, insana gelecek kaza ve belanın defedilmesinde en büyük silahdır. Efendimiz, “ Mallarınızı zekatını vererek koruyun, hastalıklarınıza sadaka ile şifa arayın ve gelebilecek kaza bela ve musibetlere karşı da dua ederek tedbir alın” buyurmaktadır. Niteki hadis-i Şerifte; “(Ey Mü’minler) Kaza, bela ve musibet dalgalarına dua ve tazarru ile karşı koyunuz” buyrulmuştur. ( Et-Tergib ve't Terhib c 1-s 520).

Unutulmamalıdır ki,trafik kazalarına kurallara uymayarak sebep olanlar, o kazada meydana gelen can ve mal kaybından sorumludur, onların hesabını mahşerde büyük mahkemede kesinlikle Allah’a verecektir. İnanıyorumki direksiyon başına bu bilinçle geçenler, bu büyük vebalin altına girmemek için, her türlü trafi kurallarına uymada, azami dikkat ve itinayı gösterecektir.

“Kader; tedbir yani sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan dua, kaza ve bela gelirken korur” (Dinî Terimler Sözlüğü, s.200).

Yüce Allah cümlemizi, cümle ümmeti Muhhammedi ve bütün insanlığı başta trafik kazaları olmak üzere, yerden ve gökten gelebilecek her türlü kaza, bela ve musibetlerden korusun. Yolda olanlarımıza kazasız belasız maksudu menziline ulaşmayı nasip eylesin.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@