12.05.2012, 00:00 308

TRAFİK KAZALARI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Mensubu olduğumuz yüce İslam dininin emir ve yasaklarındaki temel espri, 5 şeyin muhafazasına yöneliktir. Bunlar; dini koruma, canı koruma, nesli koruma, aklı koruma ve malı korumadır.

Bizler insan hayatının muhafazasına, mal ve can güvenliğine en büyük önemi veren mukaddes bir dinin mensuplarıyız. Nitekim Kur'an-ı Kerim’de, “Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir, keza bir insanın yaşamasını sağlamak da bütün insanlığın yaşamasını sağlamak gibidir” ifadesine yer verilmiştir. Peygamber Efendimiz de “Kendin için sevdiğini (istediğini) diğer insanlar için de iste, kendin için sevmediğin bir şeyi başkaları için de isteme” buyurmuşlardır. “Mal canın yongasıdır” diyen atalarımız da canın yanında malın da hayat için önemli olduğunu vurgulamışlardır.

Bu gün bilgi, makine ve sürat çağında yaşamaktayız.Bütün buların insan yaşamında buyük yararları olduğu gibi, bazen  telafi edilemez zararları da bulunmaktadır. Bilgisizlik, tedbirsizlik, dikkatsizlik ve alkol gibi sebeplerle trafik kazalarında her yıl onbinlerce vatandaşımızı kaybediyoruz. Hemen her gün vuku bulan korkunç trafik kazalarını izlemekteyiz. Üzülerek ifade edelim ki, bu kazaların sonunda, onbinlerce sakat, yetim ve dulun acı ve ızdıraplarına şahit oluyor  ve feryatlarını dinliyoruz. Bilindiği gibi;trafik kazaları aynı zamanda her yıl milyarlarca dolarlık milli servetin de yok olmasına sebep olmaktadır. Görülüyor ki, trafik kazalarında  hem can, hem de mal yok olmakta ve  zarar görmektedir.

17 Ağustos 1999’da meydana gelen ve tüm milletimizi üzüntüye boğan ve yaklaşık 15 bin insanımızı kaybettiğimiz Marmara depremi ile tüm Türkiyemiz sarsıldı. Ne yazık ki istatistiklere baktığımız zaman daha korkunç bir durumla karşılaşmaktayız. Evet her yıl trafik kazalarında yaklaşık 10 bin vatandaşımızı kurban vermekteyiz. Yani işin farkında olmasak da maalesef her on sekiz ayda bir “Marmara Depremi” dehşeti yaşamaktayız. Millet olarak deprem yaralarını sarma seferberliği yaptığımız gibi, trafik kazalarının  önlenmesi için de seferber olmalıyız,bir takım tedbirler almalıyız. Alıncak tedbirler, hem maddi ve hem de manevi tedbirler olmalı, bu konuda alınacak manevi tedbirler kesinlikle ihmal edilmemelidir.

İlkelerine uyduğumuz takdirde bizlere dünya ve ahiret mutluluğu bahşeden dinimizin temas etmediği hiçbir sosyal konu yoktur. Trafik kazalarının sebeplerini irdelediğimizde bunların çözümlerini de, Kur’an ve Sünnette bulmak mümkündür.

Nitekim Cenab-ı Hak; “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız”, (1) ve “Ey iman edenler, (uyanık bulunup) korunma tedbirlerinizi alınız.”(2) buyurmaktadır. Yine bu konuda Yakup Peygamberin azgından; "Ve (Yakup) dedi ki: Ey çocuklarım, Mısır’a tek bir kapıdan girmeyin. Ayrı ayrı kapılardan girin. Ama ben (ne yaparsam) Allah’ın takdirinden hiç bir şeyi sizden savamam” (3) buyurmaktadır.

Bu ayet-i kerimelerde  her konuda tedbirli olmamız ve hiçbir zaman tedbiri elden bırakmamamız emrediliyor. Zaten kelime anlamı olarak tedbir, “bir şeyi elde edecek veya önleyecek yol, çare; bir işin sonunu düşünerek ona göre hareket etmek; işlerin akıbetini düşünerek icabına göre harekette bulunmak demektir.” (4)

Şüphesiz ki,takdir yüce Allah’ındr,ancak tedbir almak da kulun vazifesidir. Muhtemel bir tehlikeye karşı tedbir almamak,  insanın kendi eli ile kendisini tehlikeye atmış olması demektir ki, bu Allah’ın “kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız”, emrine muhalefet etmek demektir. Ayetteki Yakup peygamberin oğullarna, Mısır’a ayrı ayrı kapılardan girmelerini tavsiye etmesi de, muhtemel tehlikelere karşı tedbirli olmak içindir. Bu tedbirin Allah’ın takdirini değiştirmeyeceğini, ancak bu konuda takdirin ne olduğunun da bilinmediği vurgulnmaktadır.

Trafik kazalarının en büyük sebeplerinden  birisi ve başta geleni  olan alkollü  içkiler, Kur'an-ı Kerim’de  kesinlikle yasaklanmıştır. İçki ve uyuşturucu gibi insan aklına zarar veren her şey, dinimizde kesin olarak haram kılınmıştır (5)

Hadis-i Şeriflerde de içki, bütün kötülüklerin anası, her çeşit şerrin anahtarı ve bütün günahların toplandığı şey olarak nitelendirilmiştir.

Alkollü içkiler ve onların neden olduğu trafik kazaları yalnız akla değil, mala, cana, nesle ve dine de zararlıdır. İçki aklı ve fikri işlemez hale getirip, düşünme kabiliyetini dumura uğratır. Bu nedenle de haram kılınmıştır.

Yapılan bir araştırmaya göre trafik kazalarının % 60’ı, cinayetlerin % 85’i, tecavüz olaylarının % 50’si, boşanma olaylarının % 80’i alkol kullanmaktan kaynaklanmaktadır. Aynı araştırmada Türkiye’de alkol kullananların sayısı 13 milyondur. Ülkemiz alkol tüketiminde dünyada üçüncü sırada ve alkol kullananların % 73’ü de yirmi yaşın altındaki gençlerden oluşmaktadır. (6)

Trafik kazalarının en aza indirilmesi hususunda fert ve toplum olarak trafik konusunda bilgili, tedbirli ve çok dikkatli olmalıyız. Trafik kurallarına azami ölçüde riayet etmeliyiz. Nesillerimize helâlı haramı, günahı sevabı, insanların malına, canına ve namusuna zarar vermenin haram olduğunu öğretmeliyiz.Onları başıboş, idealsiz insanlar olarak yetiştirmemeliyiz.

Trafikle ilgili Mevcut kanunlar işletilmeli, gerekiyorsa yenileri çıkarılmalıdır. Konu eğitim kurumlarınca ciddi olarak ele alınmalı, bu kurallar insanımıza daha küçük yaşlarda öğretilmelidir.

Trafikte, yolcu veya sürücü olarak yola çıkıldığında, Allah'a sığınılarak kaza ve beladan koruması için dua edilmelidir. Çünkü dua, insana gelecek kaza ve belanın defedilmesinde en büyük silahtır, en önemli  tedbirdir. Yola çıkmadan önce bir sadaka vererek  fakiri ve yoksulu sevindirmek de, muhtemel kaza ve belanın önlenmesi için alınacak tedbirlerdendir.

Nitekim Peygamber Efendimiz Hadis-i Şeriflerinde; “(Ey Mü’minler) Kaza, bela ve musibet dalgalarına dua ve tazarru ile karşı koyunuz” buyurmuştur. (7) “Kader; tedbir  almakla,  yani sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan dua, kaza ve bela gelirken  insanı korur” (8)

Bunun için yolculuğa çıkarken; araca besmele çekerek binilmeli, ayetel kürsi, Fatiha ve ihlas sureleri ile, “Sübhanellezi  sahhare lena haza vema künna lehu  mukrinin, veinna ila Rabbina le munkalibun” dua ayeti okunmalıdır. Böylece insan manevi bir zırha bürünmüş olur ve büyük bir moral bulur.

Şoför trafiğe çıkmadan önce; aracının yolculuga el verişli olup olmadığını kontrol ettirmekten, direksiyona alkolsüz, aklı başında ve besmele çekerek  oturmaktan, kemerini takmaktan, yolcularının da alması gereken tedbirleri alıp almadıklarını kontrol etmekten ve yolculuk esnasında trafik kurallarına uymaktan sorumludur. Yola çıkılmadan önce mal ve can güvenliği ile ilgili  tedbirleri almamak ve trafik kurallarını  seyir halinde iken ihlal etmek sureti ile yapılacak kazalardan şoför, madden olduğu gibi manen de srumludur. Bu durumlarda cana ve mala gelecek zararlara sebep olması nedeniyle şoför, madden ve manen  kusurludur,  onun için de cezalandırılır.

Kazasız ve belasız yolculuklar  temenni ediyor, trafik haftasının hayırlı olmasını diliyorum.

Selam,saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@