25.01.2018, 00:25 402

TRABZON UÇAK KAZASININ BU HAVAALANI İLE İLGİLİ BANA HATIRLATTIKLARI!

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Pegasus Havayolları'nın 13 Ocak 2018 tarihinde Ankara-Trabzon seferini yapan uçağının, Trabzon Havalimanı'na 23.30 sıralarında iniş yaptığı sırada pist başında manevra yaparken, henüz belirlenemeyen nedenle kontrolden çıktığı televizyonlarda ve basında geniş bir şekilde yer aldı.

Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamasına tüm halkımız gibi ben de çok sevindim. Uçak biraz daha kaymış olsa idi, hepimizi üzebilecek bir durumla karşılaşabilirdik.

Bu yaşadıklarımız, bana Trabzon Havalimanı’nın 80’li yıllarda içinde bulunduğu durumu hatırlattı ve konuyu sizlerle paylaşmayı istedim.

Bu yıllarda Karadeniz Bölgesi Samsun ve Trabzon havalimanlarına sahipti ve bu havalimanları büyük uçakların iniş ve kalkışına müsait idi.

!980’den önce ülkemizde yaşanan olayların da etkisi ile yerel yönetimler etkin değildi ve kaçak yapılaşmaya karşı önlem alamıyordu. Bu durumu kendi lehlerine kullananları durdurmak pek mümkün değildi. Trabzon Havalimanı sahası dışında ama “uçuş konisi” içinde kalan arsalarda her türlü tesis ve yüksek katlı yapılar yapılıyordu. Ve bu nedenle tehlikeli bir durum ortaya çıkmıştı.

Uçuş Konisi hakkında bilgi edinebilmek için bugün ve geçmişte de geçerli olan “ Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, “ Havaalanları Çevresindeki Yapılaşma Kriterlerine İlişkin Bakanlıkça Yayınlanan Genelge”de yer alan önemli hususları isterseniz birlikte inceleyelim.

Uçuş, can ve mal emniyeti ile havaalanlarında ülkemizin de üyesi bulunduğu Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı’nın (ICAO) yayımlamış olduğu Annex-14 dokümanı ile yayınlanan diğer teknik dokümanlar kapsamında havaalanları ve çevresindeki yapılaşma kriterleri belirlenmiştir.

Bu nedenle yapılacak uygulamalarda;

Havaalanı Mania Planlarında yer alan uçuş konileri’nin 15.000 metre boyunca devam eden yaklaşma ve tırmanma yüzeylerinin) pist başlarından itibaren ilk 6.000 metrelik bölümü içerisinde; her türlü parlayıcı, patlayıcı, akaryakıt tesis ve depoları ile buna benzer yapılar ve yoğun duman çıkaracak nitelikteki sanayi tesislerinin planlanmaması ve inşa edilmemesi,

Havaalanı Mania Planlarında yer alan uçuş konileri’nin pist başlarından itibaren ilk 3.000 metrelik bölümü içerisinde; insanların toplu halde bulundukları, hastane, düğün salonu, okul vb. yapıların planlanmaması ve inşa edilmemesi,

Havaalanı Mania Planları sınırları dahilinde kalan ve arazi zemin kotundan itibaren 45 metre ve daha fazla yükseklikte yapılacak yapılar ile Havaalanı Mania Planları sınırları dışında kalan ve arazi zemin kotundan itibaren 150 metre ve daha fazla yükseklikte yapılacak tüm yapılar için yapım öncesinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden izin alınması,

Havaalanı Mania Planları sınırları dahilinde yapılacak olan imar planı düzenlemelerindeki Hmax yüksekliklerinin, yapıların çatı, baca, anten dahil en üst noktasının dikkate alınarak belirlenmesi,

istenmektedir.

Bu yönetmelik içinde yer alan aşağıdaki tespiti dikketle okumanızı öneririm.

“ Uçuş, can ve mal emniyetinin sağlanması, yolcu ve eşya trafiğinin güvenli, süratli ve düzenli bir biçimde yürütülmesi, havacılık ile ilgili her türlü standardın temini, uçuş emniyetini olumsuz etkileyen her türlü unsurun ortadan kaldırılması konularında Ulusal Mevzuatımızdaki düzenlemeler doğrultusunda işlemlerin yürütülmesi gerekmektedir.

Ancak, ilgili belediyelerce hassasiyetle uygulanması gereken mania planlarının, yapılan incelemeler sonucu bazı havaalanlarımızda sağlıklı bir şekilde uygulanamadığı, özellikle iniş-kalkış koridorundaki mania planı kriterlerini ihlal eden yapılaşmaların ileride telafisi mümkün olamayacak boyutlara ulaşarak, havaalanı ve tesislerini kullanılamaz hale getirebileceği değerlendirilmektedir.”

İşte bu şartlara ve açıklamalara uymadan yapılan yapılar nedeni ile Trabzon Havalimanı’nda ilk önce küçük pervaneli uçakların uçuşuna müsaade edildi ve daha sonra Havalimanı tamamen uçuşa yasaklandı. Uzun bir süre ise liman kapalı kaldı.

Ulusu Hükümeti döneminde başlatılan yıkım faaliyetleri Özal Hükümeti döneminde tamamlandı ve Trabzon Havalimanı tekrar tüm uçuşlara açıldı.

Trabzon’un arazi yapısı nedeniyle çevre yolu ile deniz arasında dar bir şeritte yer alan bu hava alanı genişletilme imkanına sahip değildir. Bu nedenle buna benzer kazalarda denize uçmayı engellemek için uçağa da zarar vermeyecek teknik bariyerlerin konulması düşünülmelidir.

İstanbul, 23 Ocak 2018

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@