04.07.2020, 00:01 30

TÖVBE VE FAZİLETİ-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Görüldüğü gibi kapkaranlık bir tablo çizilmiş, kul çaresizlik, ümitsizlik ve bir çıkmaz içerisindedir. İnsanı bu açmazdan kurtaracak olan, Allah’a imandan sonra, O’nun günahkâr kulları için kıyamete kadar gece gündüz açık tuttuğu tövbe kapısını çalmak ve Rabbinin engin affediciliğine ve merhametine sığınmak ve ondan sonra da güzel davranışlarda bulunmak ve iyi işler yapmaktır. Nitekim bakın aynı surenin 30 ve 31. ayetlerinde bu kurtuluş nasıl anlatılıyor. “ İman edip de güzel davranışlarda bulunanlar (bilmelidirler ki) biz güzel işler yapanların ecrini zayi etmeyiz. İşte onlara, alt taraflarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar Adn cennetlerinde tahtlar üzerine kurularak, orada altın bileziklerle bezenecekler. İnce ve kalın dibadan yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yer!” Ve yine Tahrim suresinin 8. ayetinde: “ Ey iman edenler! Samimi bir tövbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmıyacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklara akan cennetlere sokar..”

Bu ayetlerde de çaresizlikler ve karamsarlıkların mutluluğa ve aydınlığa neden ve nasıl döndüğünü görüyoruz, tıpkı kapkara bulutlarla kaplı olan gökyüzünden, bulutların sıyrılıp gitmesinden sonra her tarafı güneşin aydınlatması gibi.

Günahkârların en iyilerinin, çok tövbe edenlerinin olduğunu haber veren Peygamberimiz buyuruyor ki:

“Ulu Allah (kabul edilen) tövbelerin (girmesi) için batıda yetmiş yıllık yol tutan bir kapı yaratmıştır. Bu kapı güneş batıdan doğmadıkça (kıyametin kopma anı gelip çatmadıkça) kapanmaz. Bu duruma şu ayet ışık tutmaktadır: “Rabbinin kıyamet alametlerinden birinin göründüğü o gün, daha önce iman edip, imanı ile birlikte hayırlı ameller işlememiş olanların ( o andaki) imanları hiçbir fayda vermez.” (enam, 158)

Üç Cumadır devam eden “TÖVBE” ile ilgili konumuza bugün Peygamberimizin anlattığı bir misalle son verelim. Efendimiz buyuruyor ki;

Sizden önceki devirlerde yaşamış bir adam vardı; doksan dokuz kişi öldürmüştü. Yeryüzünün en bilgin adamını sordu, ona bir rahibi gösterdiler, ona git dediler. Adam rahibe gitti, ben doksan dokuz kişi öldürdüm, fakat şimdi pişman oldum tövbe etmek istiyorum. Tövbem kabul olur mu, olmaz mı? diye sordu. Rahip olmaz dedi. Adam rahipi de öldürdü. Böylece adamın öldürdüğü insanların sayısı yüz oldu.

Adam yine dünyanın en bilgili alimini sordu. Ona ilmi ile ün yapmış birisini tarif ettiler. O da o alime gitti ve dedi ki. Ben yüz kişi öldürdüm, fakat pişman oldum, tövbe etmek istiyorum, acaba tövbem kabul olur mu? dedi. Alim tabii tövben kabul edilir, tövbe edip rahmetine sığındığın Allah ile senin arana kim girebilir ki. Sen filan yere git, orada Allah’a ibadet eden kullar vardır, sen onlar ile birlikte Allah’a ibadet eyle.

Sakın ha memleketine dönme, çünkü orası kötülükler diyarıdır dedi. Adam yola çıktı fakat, yolculuğunun ortalarında öldü. Hemen yanına rahmet ve azap melekleri geldi.

Rahmet melekleri “Adam buraya tövbe etmiş ve kalbinin çıplak samimiyeti ile Allah’a yönelmiş olarak geldi. Onun için ölüsünü bizim götürmemiz gerekir” dediler.

Azap melekleri de, “O hiç bir iyi amel işlemiş değildir. Onun için ölüsünü biz götüreceğiz” dediler. Onlar böyle tartışırken yanlarına insan kılığına girmiş bir melek geldi. Ona bizim şöyle bir davamız var, aramızda hakemlik yapıver dediler. İnsan kılığındaki melek hakemlik yaptı ve onlara dedi ki; “Adamın yürüyüp geldiği yol ile, gideceği yere varmak için yürümesi gereken yolu ölçün. Hangi tarafa yakın ise o tarafa götürün.” Yollar ölçüldü, adam ibadet yapmak için gideceği yere daha yakındı ve ölüsünü Rahmet melekleri götürdü.(Buhari-Müslim)

Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez. O şirkten başka bütün günahları isterse affeder. Onun için kul iradesi elinde canı teninde iken, ölüm anı gelmeden veya kıyamet alametleri görülmeden önce günahlarına pişman olup tövbe ve istiğfar ederek Allah’a sığınmalıdır.

Ölümün ne zaman geleceği bilinmediği için, bir günah işlendimi, hemen bir daha yapmamak üzere o günaha tövbe edilmelidir.

Vakti geçmeden önce namazı kılmada, ölüm gelmeden önce de tövbe etmede acele etmemiz gerekir unutmayalım.

Allah c.c. bizleri, geçmişlerimizi ve bütün ümmet-i Muhammedi affeylesin. Amin.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 15 Ağustos 2020
İmsak 04:07
Güneş 05:43
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:47
Yatsı 21:17

Gelişmelerden Haberdar Olun

@