20.06.2020, 00:02 26

TÖVBE-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Allah’a ve ahiret gününe inanan ve Allah’ı çok ananların örneği ve modeli Hz. Peygamberdir.(Ahazap/21) O, geçmiş ve gelecek bütün günahları af edildiği, hiç günahı olmadığı ve günah işlemekten masun olduğu halde günde yetmiş ve yüz defa tövbe ettiğini haber veriyor.(Müslim zikir 42) O halde mümin hiç günah işlememeye azami gayreti göstermeli ve beşeriyet icabı işleyeceği günaha da hemen tövbe etmelidir. Mümin tövbeyi geciktirmenin günah olduğunu, onun için de ayrıca tövbe edilmesi gerektiğini de bilmeli ve efendimizin “ Tövbeyi geciktirenler helak olmuştur” mübarek sözünü de unutmamalıdır.

Tövbe ettikten sonra günahı bir daha yaparsam tövbem bozulur diye, tövbe yapmamak doğru değildir. Cahilliktir ve şeytanın aldatmasıdır. Her günahtan sonra tövbe etmek farzdır. Tövbeyi geciktirince günah katlanır.

Dinimizin kurallarına göre beş şeyde acele etmek gereklidir. Bunlar: Evladı evlendirmede, misafire ikram edilmede, cenazeyi defnetmede, borcu ödemede ve günaha tövbe etmede acele etmektir.

Lokman Hekim oğluna nasihat ederken, “Ey oğulcuğum! Bir hata işlediği zaman hemen tövbe et ve sadaka ver. Tövbeyi yarına bırakma, çünkü ölüm ansızın gelir” diyor.

Anadolu’da Cuma günü sala verilirken önce şu iki cümle söylenerek insanlar uyarılır.

1-Namazı kılmada acele edin ve vakti çıkmadan namazı kılın.

2-Tövbe etmede acele edin ve ölmeden önce tövbe edin.

Evet, ölümün ne zaman geleceği bilinmez, onun için günahına tövbe etmeyi erteleyenler helâk olurlar. İnsanları iki şey helâke götürür. Bunlardan birisi, tövbe ederim diye günah işlemeleri, ikincisi de sonra yaparım diye tövbeyi geciktirmeleridir

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) başka bir hadislerin de, “Gizli yapılan günahın tövbesini gizli yapınız! Âşikâre yapılan günahın tövbesini de, âşikâre yapınız. Günahınızı bilenlere tövbenizi duyurunuz” buyurmaktadır. Hani “Allah’tan korkmaz, kuldan da utanmazsan istediğini yap” derler ya. Şüphesiz ki günah işlemenin müeyyideleri de vardır.

Günah işlemenin birinci müeyyidesi Allah’ın vereceği cezadan, yani Allah’tan korkmaktır.

Günah işlemenin ikinci müeyyide si de insanların kınamasından (Günümüzün deyimiyle mahalle baskısından) utanmaktır. Gerçek Müslüman, Allah’tan korkan ve kulundan da utanan insandır. Bu özellikleri taşıyan insan da, Allah’a âsi olmamak ve insanlar arasında rezil olmamak için günah ve suç olan iş ve eylemlerden uzak duran insandır.

İşlenen günahın üçüncü müeyyidesi ise, eğer o günah kanunen suç sayılıyorsa, o zaman üçüncü müeyyide devletin cezalandırmasından korkmaktır.

Rasulullah (s.a.v.) efendimiz tövbe ile ilgili başka bir hadi-si şeriflerin de de, “ Tövbe eden, günah işlememiş gibi olur.” buyurmaktadır.

Allahü Teâlâ günah işleyip sonra pişman olan kulunu, istiğfar etmeden önce af eder.” Ve “Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tövbe edince Allah (c.c.) tövbenizi kabul eder.”

Enes İbni Malik (r.a) den rivayet edildiğine göre Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: “ Allah Teâlâ buyurur ki: “Ey Ademoğlu! Şüphesiz sen bana dua ettikçe ve benden diledikçe, ben seni af ederim ve hiç aldırış etmem. Ey Ademoğlu! Senin günahların sema tavanına varsa sonra benden af dilesen, seni af ederim ve hiç aldırış etmem. Ey Ademoğlu! Sen bana yer dolusu günahla gelsen sonra bana hiçbir şeyi ortak şirk koşmadan huzuruma gelsen Ben sana yer dolusu mağfiretle muamele ederim.(Y.r.a. cil 19 s142)

Demek ki, bir insan yaptığı günahın çokluğuna ve büyüklüğüne bakarak ümitsizliğe kapılmamalıdır. Allah’tan ve O’nun rahmetinden ümit kesilmez. Yeter ki O’na şirk koşulmasın ve ölmeden önce usulüne uygun olarak tövbe edilsin. Gerisi Rabbimizin bileceği iş. O’nun da bu konuda vadi İlahisinin olduğunu görüyoruz. Yüce Allah haşa vadinin hilafına kesinlikle hareket etmez. O’nun vadi ve müjdesi ne ise o tahakkuk eder. İmam-ı Gazalinin dediği gibi günahın büyüklüğüne değil, Allah’ın büyüklüğüne bakılmalı, tövbenin kabulünden şüphe edilmemeli, tövbenin şartlarına uygun olup olmadığından şüphe edilmelidir. Hadis-i şerifte: “Günahına pişman olmayıp, dili ile istiğfar eden, günahına devam edicidir. O Rabbi ile alay etmektedir” buyrulmuştur.(a.g.eser s.142)

Tövbe ettim demekle tövbe edilmiş olmaz. Çünkü tövbenin sahih olması için üç şart vardır. Bunlar:

1-Günahı hemen bırakmaktır.

2- Günah işlediğine Allah’tan korktuğu için utanmak ve pişman olmak.

3- O günahı bir daha hiç yapmamaya gönülden söz vermektir.

İnsanın işlediği günahlar da üç çeşittir.

1-Kıyamette mağfiret olunmayan günah. Bu şirktir. Şirk her türlü küfür demektir.

2-Terk edilmeyecek olan günah. Bu günah kul hakkı olan günahtır. Kul ile helalleşmeden Allah (c.c.) bu günahı affetmez.

3- Allah’ü teâlânın dilerse affedeceği günahtır. Bu günah içinde kul hakkı olmayan günahtır.

Allah Teâlâ hazretleri bizleri, günahın şirk olanından, küçüğünden büyüğünden, gizlisinden aşikâr olanından, kul hakkı olanından ve olmayanından muhafaza eylesin. Amin

Mevla’mız bizler günahına tövbe dip, hiç günah işlememiş gibi olan kullarından eylesin. Amin

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarla.

NOT. Konuya inşallah gelecek hafta devam edeceğiz.D.K.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 15 Ağustos 2020
İmsak 04:08
Güneş 05:44
Öğle 12:50
İkindi 16:38
Akşam 19:46
Yatsı 21:15

Gelişmelerden Haberdar Olun

@