14.09.2021, 00:03 88

TOPLUMSAL HUZUR VE EŞDUYUM (1)

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Dünyanın en güzel coğrafyalarından birinin üzerindeyiz... Bu doğru.

Bir başka doğru da; Ülkemizin evrendeş (kozmopolit) yapısı nedeniyle; en ufak bir kıvılcımda patlamaya hazır, “tonlarca dinamitin üzerinde oturduğumuz” gerçeği...

Bu bize, bizden önce bu coğrafyada hüküm süren “Ümmetçi Osmanlı’dan” kalan bir kalıt (miras)...

Sıkıntılı da olsa, kötü de olsa, bizi rahatsız da etse; kabullenmek, katlanmak zorunda olduğumuz bir kalıt...

Dahası, “reddi dahi söz konusu olmayan” bir kalıt...

Konunun bam teli de burası işte...

Yani?...

Yani, bütün bu koşullara karşın, biz nasıl bakıyoruz bu kalıta?...

İyisiyle kötüsüyle, eğrisiyle doğrusuyla, olurlayıp; olumlayabiliyor muyuz bu kalıtı?...

Ve de beraberinde getirdiği sorunlara katlanabiliyor muyuz?...

Yani İslam yurttaşımız, Musevi yurttaşımıza; Sünni ya da Şafi ya da Hanefi yurttaşımız, Alevi yurttaşımıza; Sağcımız, Solcumuza; Türk yurttaşımız, Kürt yurttaşımıza; Batılımız, Doğulumuza; Türbanlımız, Türbansızımıza; tahammül gösterebiliyor mu?...

Tatar’ımız, Çerkez’imizi; Gürcü’müz, Boşnak’ımızı; Azeri’miz, Ermeni’mizi, Rum’umuzu; Arab’ımız Yahudi’mizi ve de Türk’ümüz, bunların tamamını, “yurttaşı” kabul edip, bağrına basıp; (ayrım yapmaksızın) tümüyle, kader birliği yapabiliyor mu?...

Bu sorulara samimi olarak ,“evet” yanıtını verebiliyor muyuz?...

Veremiyoruz!...

Neden?

Çünkü eğitimsiz, hazımsız, bencil ve önyargılıyız...

Çünkü “önyargılı” yetiştirildik.

Çünkü öyle koşullandırılıp, öyle salıverildik ortalığa.

İşte o nedenle; bir türlü, birlik bütünlük sağlayamıyoruz... İşte o nedenle; kaostan kaosa, kavgadan kavgaya, huzursuzluktan huzursuzluğa sürüklenip duruyoruz... Birimizin “ak” dediğine, diğerimiz “kara” diyor... Şarkılarımız, türkülerimiz, kullandığımız sözcükler, giyim kuşamlarımız ve de saç sakal biçimlerimiz bile belirlenip, bölüşülmüş durumda...

Ülkemizin kalkınması için harcamamız gereken kaynaklarımızı; “huzur ve güvenliğimizi sağlamak adına”, heba ediyoruz...

Garip bir coğrafyanın, garip insanlarıyız kısacası...

Oysa hayatı olduğu gibi bir kabullenebilsek, bu gerçeklerle birlikte yaşamak zorunda olduğumuzun bilincine bir varabilsek, her şey düzelecek...

Birbirimize karşılıklı olarak eşduyumla (empatiyle) yaklaşmayı bir becerebilsek, sorunlarımız asgariye inecek...

Sağcımız, Solcumuzla; Batılımız, Doğulumuzla; Türk’ümüz, Kürt’ümüzle; Sünni’miz, Alevi’mizle; Müslüman’ımız, Hıristiyan’ımızla; Türbanlımız, Türbansızımızla bir eşduyum kurmaya çalışsa, yani kendisini onun yerine koyup, onun gibi düşünmeye, onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak algılamaya çalışsa, toplumsal huzuru daha kolay yakalayacağız...

* * *

Ülkemizin ve Dünyamızın, toplumsal huzuru yakalayabilmesinin yolu, eşduyumdan, duygudaşlıktan geçiyor. Ama bu yöntemi kimse denemiyor.

Şu an okullarımızda, “İletişim, İletişim Çatışmaları ve Eşduyum” kavramı ders olarak okutuluyor mu, bilmiyorum...

Ama okutulmalı...

Hatta öğretmen yetiştiren, asker, polis yetiştiren okullarımızda, “eşduyum”; mutlaka başlı başına ders konusu yapılmalı...

onlar, insanla/insanlarla bire bir temas etmek durumundalar... Özellikle de polislerimiz, ya da daha genel adıyla kolluk güçlerimiz...

Sürekli insanla ya da toplumla karşı karşıya gelme durumunda olan kolluk güçlerimiz, insanlarımıza karşı olası hatalarını asgariye indirmek için; muhatabıyla eşduyum kurmak, muhatabının görüngüsel (fenomenolojik) alanına girmek zorundalar.

Nedir görüngüsel alan?..

Her insan, gerek kendisini gerekse çevresini, kendine özgü bir biçimde algılar. Her insan dünyaya, kendine özgü bir bakış tarzıyla bakar. Bu o insanın görüngüsel alanıdır.

Eğer bir insanı anlamak istiyorsak; dünyaya onun bakış tarzıyla bakmak, olayları onun (veya onlar) gibi algılamaya ve yaşamaya çalışmak zorundayız. Bunu gerçekleştirmek için de duygudaşlık kurmak istediğimiz kişi (veya kişilerin) rolüne girmek, onun yerine geçerek, olaylara adeta onun gözlüklerinin gerisinden bakmak zorundayız...

Aksi halde, bu sorunları çözmek, bu evrendeş toplumu yönetmek, yönlendirmek; bu mozaiği çatlatmadan, dağıtmadan bir arada tutmak mümkün değildir.

Sadece yerbilimsel (jeolojik) olarak değil, toplumsal (sosyolojik) olarak da son derece kırılgan fay hatlarına(!) sahibiz.

Devamı yarın

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@