14.09.2021, 00:03 67

TOPLUMSAL HUZUR VE EŞDUYUM (1)

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Dünyanın en güzel coğrafyalarından birinin üzerindeyiz... Bu doğru.

Bir başka doğru da; Ülkemizin evrendeş (kozmopolit) yapısı nedeniyle; en ufak bir kıvılcımda patlamaya hazır, “tonlarca dinamitin üzerinde oturduğumuz” gerçeği...

Bu bize, bizden önce bu coğrafyada hüküm süren “Ümmetçi Osmanlı’dan” kalan bir kalıt (miras)...

Sıkıntılı da olsa, kötü de olsa, bizi rahatsız da etse; kabullenmek, katlanmak zorunda olduğumuz bir kalıt...

Dahası, “reddi dahi söz konusu olmayan” bir kalıt...

Konunun bam teli de burası işte...

Yani?...

Yani, bütün bu koşullara karşın, biz nasıl bakıyoruz bu kalıta?...

İyisiyle kötüsüyle, eğrisiyle doğrusuyla, olurlayıp; olumlayabiliyor muyuz bu kalıtı?...

Ve de beraberinde getirdiği sorunlara katlanabiliyor muyuz?...

Yani İslam yurttaşımız, Musevi yurttaşımıza; Sünni ya da Şafi ya da Hanefi yurttaşımız, Alevi yurttaşımıza; Sağcımız, Solcumuza; Türk yurttaşımız, Kürt yurttaşımıza; Batılımız, Doğulumuza; Türbanlımız, Türbansızımıza; tahammül gösterebiliyor mu?...

Tatar’ımız, Çerkez’imizi; Gürcü’müz, Boşnak’ımızı; Azeri’miz, Ermeni’mizi, Rum’umuzu; Arab’ımız Yahudi’mizi ve de Türk’ümüz, bunların tamamını, “yurttaşı” kabul edip, bağrına basıp; (ayrım yapmaksızın) tümüyle, kader birliği yapabiliyor mu?...

Bu sorulara samimi olarak ,“evet” yanıtını verebiliyor muyuz?...

Veremiyoruz!...

Neden?

Çünkü eğitimsiz, hazımsız, bencil ve önyargılıyız...

Çünkü “önyargılı” yetiştirildik.

Çünkü öyle koşullandırılıp, öyle salıverildik ortalığa.

İşte o nedenle; bir türlü, birlik bütünlük sağlayamıyoruz... İşte o nedenle; kaostan kaosa, kavgadan kavgaya, huzursuzluktan huzursuzluğa sürüklenip duruyoruz... Birimizin “ak” dediğine, diğerimiz “kara” diyor... Şarkılarımız, türkülerimiz, kullandığımız sözcükler, giyim kuşamlarımız ve de saç sakal biçimlerimiz bile belirlenip, bölüşülmüş durumda...

Ülkemizin kalkınması için harcamamız gereken kaynaklarımızı; “huzur ve güvenliğimizi sağlamak adına”, heba ediyoruz...

Garip bir coğrafyanın, garip insanlarıyız kısacası...

Oysa hayatı olduğu gibi bir kabullenebilsek, bu gerçeklerle birlikte yaşamak zorunda olduğumuzun bilincine bir varabilsek, her şey düzelecek...

Birbirimize karşılıklı olarak eşduyumla (empatiyle) yaklaşmayı bir becerebilsek, sorunlarımız asgariye inecek...

Sağcımız, Solcumuzla; Batılımız, Doğulumuzla; Türk’ümüz, Kürt’ümüzle; Sünni’miz, Alevi’mizle; Müslüman’ımız, Hıristiyan’ımızla; Türbanlımız, Türbansızımızla bir eşduyum kurmaya çalışsa, yani kendisini onun yerine koyup, onun gibi düşünmeye, onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak algılamaya çalışsa, toplumsal huzuru daha kolay yakalayacağız...

* * *

Ülkemizin ve Dünyamızın, toplumsal huzuru yakalayabilmesinin yolu, eşduyumdan, duygudaşlıktan geçiyor. Ama bu yöntemi kimse denemiyor.

Şu an okullarımızda, “İletişim, İletişim Çatışmaları ve Eşduyum” kavramı ders olarak okutuluyor mu, bilmiyorum...

Ama okutulmalı...

Hatta öğretmen yetiştiren, asker, polis yetiştiren okullarımızda, “eşduyum”; mutlaka başlı başına ders konusu yapılmalı...

onlar, insanla/insanlarla bire bir temas etmek durumundalar... Özellikle de polislerimiz, ya da daha genel adıyla kolluk güçlerimiz...

Sürekli insanla ya da toplumla karşı karşıya gelme durumunda olan kolluk güçlerimiz, insanlarımıza karşı olası hatalarını asgariye indirmek için; muhatabıyla eşduyum kurmak, muhatabının görüngüsel (fenomenolojik) alanına girmek zorundalar.

Nedir görüngüsel alan?..

Her insan, gerek kendisini gerekse çevresini, kendine özgü bir biçimde algılar. Her insan dünyaya, kendine özgü bir bakış tarzıyla bakar. Bu o insanın görüngüsel alanıdır.

Eğer bir insanı anlamak istiyorsak; dünyaya onun bakış tarzıyla bakmak, olayları onun (veya onlar) gibi algılamaya ve yaşamaya çalışmak zorundayız. Bunu gerçekleştirmek için de duygudaşlık kurmak istediğimiz kişi (veya kişilerin) rolüne girmek, onun yerine geçerek, olaylara adeta onun gözlüklerinin gerisinden bakmak zorundayız...

Aksi halde, bu sorunları çözmek, bu evrendeş toplumu yönetmek, yönlendirmek; bu mozaiği çatlatmadan, dağıtmadan bir arada tutmak mümkün değildir.

Sadece yerbilimsel (jeolojik) olarak değil, toplumsal (sosyolojik) olarak da son derece kırılgan fay hatlarına(!) sahibiz.

Devamı yarın

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 15 24
6. Galatasaray 15 23
7. Başakşehir 14 22
8. Karagümrük 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Antalyaspor 14 18
13. Altay 15 18
14. Gaziantep FK 14 18
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 13 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Tuzlaspor 13 21
7. İstanbulspor 14 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Gençlerbirliği 14 20
10. Samsunspor 13 19
11. Adanaspor 15 19
12. Menemenspor 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Southampton 15 16
15. Everton 14 15
16. Leeds United 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 14 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 15 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@