İnsanlar, toplumsal bir varlıktır. Doğar, büyür, okur, gelişir, bir meslek sahibi olur. Vicdanlı olmayı amaçlar. Vicdanlı insanları izler. Onlar vicdanın ilkeleri olan; iyiyi, güzeli öğrenir. Üçüncü sırada “doğru” ilkesini bulur. Bir ömür boyu doğruların yanında olur. Doğruluktan ayrılmaz. İnsanların insani değerlerini öğrenir, onlara sahip çıkar.

İnsani değerlere girince; her bireyin namuslu, ahlak kurallarına sahip olmasının üzerinde durmayı bilir. Uzun uzun düşünmeye başlar. Ahlak kurallarına uyanlar, hak yemezler, hak yedirmezler, hak yiyenleri de kollamazlar. Dürüst olmanın örneğini verirler. Dürst olan yalan söylemez. Her şeyi aksatmadan, şaşırtmadan doğru yoldan gidilmesini sağlar. Doğruların savunucusu olur. En doğru yolu bulur. Kişinin vicdanlı olmasını temin eder. Beğenilmeyen, doğruluğu olmayan konularda kimseye ödün vermez. Doğru oturur, doğru söyler. Kalplere ve gönüllere girer. Orada yaşar, gider.

Doğrunun, geometrik, zarf tarafları üzerinde durulmamıştır. Doğru olan kişi; bir yerde, “eline, diline, beline, aşına, işine, geleceğine” sahip çıkan kişidir. Bu ise bir insanın, insani değerleridir de!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner155