23.03.2011, 00:00 422

TOMURCUK DERDİNDE OLMAYAN AĞAÇ ODUNDUR

Günay ERTUĞ

Günay ERTUĞ

Necip  Fazıl “Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.” demiş. Peki etrafımıza şöyle bir bakalım; eğitimcilerin, siyasilerin, üst kademe bürokratların, sanatla uğraşanların kaçı “tomurcuk” derdinde…

Kaçı kendisini Einstain ya da Tolstoy görüyor. Kaçı  Edison, kaçı Mehmet Akif görüyor?

Kendi yetiştirdiğimiz çocuklarımız da dahil olmak üzere,

“Bunları düşünelim, araştıralım” diyebilen kaç kişi var?

Bırakın ülke meselelerini, kendi sorunlarını tartışabilen kaç kişi var?

Tartışma olmadan fikir üretimi gerçekleşir mi? Fikirlerini ifade etmeyen bir insanın özgüveni, konuşma yeteneği, yaratıcılık yönü gelişir mi? Yaşamın genel akışı içinde bir çoğumuz üretmek yerine, üretilmişi kullanırız.

Rolümüzü belirlemek yerine, bizim için biçilmiş rolleri üstlenip oynarız. Yönetmekten çok yönetilmeye yatkınızdır. Fikirleri tartışmadan kabul eder, bunları irdelemeyi, doğru mu yanlış mı diye yeniden düşünmeyi hiç sevmeyiz.

Hani nerede, kalıpları kıran, ezberleri bozan, sunulan düşünceleri sorgulayan, fikir üreten  insanlarımız?

Neden mucit az? Neden düşünce adamı az yetişiyor?

Çünkü, toplumsal duyarlılığımız gitgide azalıyor, hatta kaybolmuş.

“Ben vatandaşlarımın yerine de düşünür ve araştırırım” diyen insanların peşine düşüp gidiyoruz… Fikirlerimiz kayıp olduğu için bu yüzden özgüvenimiz  de kayıp. “Zorluklar, yaratıcılığı ortaya çıkarır, rahatlık ve tembellik ise bu özelliği kaybettirir.” diyen Walter Haworth ne kadar haklı değil mi? Tarihe şöyle bir baktığımızda en büyük kahramanlar en zor zamanlarda ortaya çıkmıştır. 

Bizlere  de bu önemli ve temel açığı kapatmak kalıyor. Oysa bizler, bu açığı kapatmak yerine, günü kurtarmaya yönelik önlemler sunmanın peşindeyiz.  Düşünmeye, keşfetmeye, icat etmeye, ifade etmeye uygun ortamı biz sağlayamazsak başkaları sağlar. Sonra da “bilmem hangi süper güç” bizi bıraktı diye ağıt yakarız.

Kendimize, çocuklarımıza, etrafımıza vurduğumuz zincirleri çözelim. Pasları silelim. Onların yerine düşünmeyelim, düşünmelerine imkan tanıyalım. “Eski  köye yeni adet getirme!” ya da “İcat çıkarma” demeyelim. Bir bahçıvan gibi davranalım.

Unutmayalım ki bahçıvan bir ağacı kendisi imal etmiyor. Sadece ona serpilip gelişeceği toprak, su, gübre sağlıyor.

Her Gününüz Güzel Olsun.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@