24.01.2020, 00:12 88

TİCARET AHLAKI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İnsanoğlunun onurunu koruyarak yaşaya bilmesi için bir eve, ev eşyasına, yiyeceğe, içeceğe ve giyeceğe ihtiyacı vardır. İnsanın bu ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamak için çalışıp gelir sağlaması lazımdır.

Yüce Allah, eşrefi mahlükat olarak yarattığı insanın yaşaması için, muhtaç olduğu maddi ve manevi bütün hayat şartlarını vücuda getirmiştir. İnsanı yeryüzüne yerleştiren ve orada insana geçim vasıtaları veren ve yeri kazanç mahalli olarak yaratan Allah,(Araf/10) gündüzü geçim temini zamanı, geceyi insanı örten bir elbise ve uykuyu da dinlenme zamanı olarak halk etmiştir.(Nebe/9-11)

Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyası için, yârin ölecekmiş gibi de ahirei için çalışması gereken insanoğlu, bunun için bir iş, bir meslek ve bir sana sahibi olmak zorundadır. Yüce Rabbimiz ayette, “ Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığınızda, Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Namazı kıldıktan sonra da artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasip arayın. Allah’ı da anın ki kurtuluşa eresiniz” buyurmaktadır.( Cuma / 9-10)

Demek oluyor ki mümin, ibadet zamanı ibadetini yaparak ahireti için çalışacak, ibadet bittiği zaman da, geçimin temini için yaratılan yeryüzünde işini yaparak, mesleğini ve sanatını icra ederek Allah’ın lütfundan rızkını talep ederek dünyası için çalışmış, gelir ve kazanç

temin etmiş olacak. İnsan bu işleri yaparken de, Allah’ın koyduğu kurallara uyarak, O’nun rızasını kazanmayı ümit ederek ve daima Allah’ı anarak çalışacak ve böylece kurtuluşa erecektir.

İnsan kendisinin ve ailesinin rızkını helal olan yollardan kazanmaya gayret etmeli, haramdan sakınmalı ve şüpheliye düşmemelidir. Çünkü yeryüzündeki bütün canlıların rızkı Allah’a aittir. Yanı rızkı Allah verir. Allah rızkı dilediğine çok verir dilediğine de daraltır.(isra/30) Onun için insan çok kazanayım ve zengin olayım diyerek haramdan kazanma yollarına sapmamalıdır.

İnsan rızkını güzel yollardan talep etmekle mükelleftir. Yüce Allah Kerim Kitabımzda, “Allah’ın size verdiği rızıktan temiz ve helal olanı yiyin. Eğer yalnız Allah’a ibadet ediyorsanız, Allah’ın nimetlerine şükredin.” (rad/26) ve “ Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gıdalar elde edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullananlar için büyük bir ibret vardır” buyurmaktadır.(nahl/67) Gerçekten de üzümü ve hurmayı olduğu gibi yemek güzel yani helal rızık, onlardan sarhoş edici içki yaparak içmek ise güzel olmayan yani haram rızıktır. İnsana düşen rızkı helal yoldan talep ve temin etmektir. Nitekim Peygamberimiz, “ Rızkın helalini talep etmek müminlerin üzerine farzdır” buyurmaktadır.

Aslında zenginlik mal çokluğu ile de değildir, zenginlik gönül tokluğu iledir. Nitekim Peygamber efendimiz de bir hadislerinde: “ Ey insanlar! Zenginlik mal çokluğundan değil, gönül tokluğundandır. Aziz ve celil olan Allah kulu için hazırladığı rızkı ona muhakkak verecektir. O halde rızkı talepte güzel hareket edin. Helal olanı alın haram olanı bırakın.”(Ebu Yala)

Konu ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz hadisi şeriflerinde ;”Her Müslümanın üzerine helal rızık temin etmek farzdır.”, ”Hiçbir kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir. Allah’ın Peygamber’i olan Davut (as) da kendi elinin emeğini yerdi.(Buhari, Büyu,15/2109)ve Sizden herhangi birinizin ipini alıp da dağdan arkasına bir bağ odun yükleyerek getirip satması herhangi bir kişiden istemekten çok daha iyidir.(Kim bilir?) O da ya verir(minnetine girersin),yahut da vermez (zilletini çekersin)(Buhari, Büyu,15/2113)

Rızkı helalinden temin etmenin çeşitli yolları vardır. Bu kazanç yollarından birisi de ticarettir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır: Ey Müminler! Birbirinizin mallarını gayri meşru Yollar kullanarak değil karşılıklı anlaşmaya dayalı ticaret yoluyla yiyiniz.” (Nisa,4/29) “Allah, alışverişi helal, ribayı (faizi) haram kıldı”(Bakara,2/275)

Görüldüğü gibi bu ayet-i kerimeler, ticaretin yani alışverişin meşru bir kazanç yolu olduğunu ifade etmektedir.

Peygamberimiz(sas), peygamber olmadan önce ticaretle meşgul olmuş, bütün işlerinde olduğu gibi ticaret hayatında da topluma dürüstlüğü ve güvenilirliği ile örnek olmuştur.

Bunun gibi ilk halife olan Hz. Ebubekir de ticaretle meşgul olmuştur.

Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz, Mekke’de malını, mülkünü, eşini, çocuklarını ve her şeyini bırakarak Medine‘ye hicret eden muhacirlerden her birini bir Medineli Ensar ile kardeşleştirmişti. Bu arada Abdurrahman İbnAvf (ra)’u da S’adİbnRebi arasında kardeşlik tesis buyurmuş, yani S’ad ile kardeş yapmıştı. S’adİbnRebi Medinelilerin en zengini idi. Malının yarısını Abdurrahman İbnAvf’a vermek istedi. Fakat Abdurrahman bunu kabul etmeyerek içinde ticaret yapılan bir çarşınız yok mu, bana o çarşıyı gösterin dedi. Kendisine Kaynuka Çarşısı gösterildi. Abdurrahman İbnAvf, o çarşıda ticaret yaparak kısa sürede zengin oldu ve kardeşinin minnet yükünün altına girmek istemedi.(Buhari, Büyu,1/2087)

Temiz ve helal bir kazanç elde etmek için dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar vardır. Bunları özetlemek gerekirse;

1-Ölçü ve tartıyı adaletle yapmak.

2-Alışverişte yalan konuşmamak ve yeminden kaçınmak.

3-Borcu vaktinde ödemek.

4-Borçluyakolaylık göstermek.

5-Paraya karşı hırslı olmamak.

6-Pazarlığı yapılmakta olan mala müşteri olmamak.

7-Cuma vaktinde ticaret yapmamak.

8-Ticaret, insanı Allah’ı anmaktan alıkoymamalı.

9-Çok kazanma hırsıyla zamanımızı sadece ticari meşguliyetlere teslim etmemek.

10-İhtikar(karaborsacılık)yapmamak.

Ölçü ve tartıda hile yapmak, insanları aldatmak büyük bir günah olduğu gibi aynı zamanda ahlak yönünden de çok çirkin bir davranıştır. Her şeyden önce ölçerek ve tartarak alışveriş yapan bir kimsenin metresinin ve terazisinin eksiksiz ve usullere uygun olması gerekir. Bilerek ve kasıtlı olarak, eksik metreyle ölçerek ve yanlış teraziyle tartarak ticaret yapan kişi, hem haram yemiş hem de alışveriş yaptığı kişilerin kul haklarına tecavüz etmiş olur. O müşterilerin hepsi, İlahi mahkemede, yani kıyamette huzuru İlahide bu kimseden hesap sorarlar. Yüce Allah bu konuda Kerim Kitabımızda, ”Eksik ölçüp tartanların vay haline, onlar insanlardan kendilerine bir şey aldıkları zaman tam ölçerler, kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar. Onlar tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı? Büyük bir gün için. Öyle bir gün ki insanlar o gün Rabbinin huzurunda divan duracaklar.”(Mutaffifin 83/1-6)

Büyük alim Merhum M. Hamdi Yazır, bu ayetin tefsirinde ”Böyle az bir şeyi çalan veyli (Cehennemde derin bir çukur) hak ederse, çok çalanların kaç katlı veyli hak edecekleri düşünülmelidir.” demiştir.

Alışverişte, yani ticarette yalan konuşmak, yalan yere yemin etmek, malının ayıbını gizlemek, yalan olduğu halde malıma şu fiyat verildi demek ve çeşitli desiselerle müşteriyi aldatmak gibi konuları da gelecek yazımızda ele alalım.

Ankara’dan selam ,sevgi, saygı ve dua ile…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
10°
açık
banner303
banner364
Namaz Vakti 27 Ekim 2020
İmsak 05:32
Güneş 06:56
Öğle 12:29
İkindi 15:23
Akşam 17:52
Yatsı 19:11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@