08.02.2020, 00:01 140

TİCARET AHLAKI-3 BORCU ZAMANINDA ÖDEMEK-II

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Hatta Peygamberimiz (sav), borçlusuna kolaylık gösterenlere Rabbimizin ahirette nasıl davranacağına örnek olarak şöyle misal veriyor:

Sizden önceki ümmetlerden cömert bir kişi öldüğünde, melekler onun ruhunu karşılayarak:

-(Dünyada) bir hayır işledin mi? diye sormuşlar. (Hiçbir hayır işlememiş olan) bu kişi:

-Ben alacaklarımı tahsil eden görevlilerime:

-Yokula mühlet verin, zengine de kolaylık gösterin diye, emrederdim cevabını vermişti. Bunu üzerine Allah Teala:

-Vazgeçiniz, onu bağışladım, buyurmuştur. (Müslim, Müsakat, 6/4076; Buhari, Büyu, 17/2116)

Yüce Rabbimiz yoksulun borcunu bağışlayana, kendisinin borçlanacağını beyan ederek, Hadid suresini 10 ve11. ayetlerinde şöyle buyuruyor:

“Kim Allah’a güzel bir borç verecek olursa, Allah da onun karşılığını kat kat verir ve ayrıca onun çok değerli bir ödülü de vardır.”

Süleyman ibn Büreyde (r.a.) diyor ki: Ben bir defasında Peygamber Efendimizin (özet olarak): “Yokluk içinde olana borç veren kişi, kaç günlüğüne borç vermişse o günlerin her birinde verdiği borç kadar, günü gelince borçlu yeniden vade ister, alacaklıda bu vadeyi verirse, o ikinci vade günlerinin her birinde de borcun iki misli kadar sadaka vermiş gibi sevap kazanır” dediğini duydum. (Ahmet b. Hanbel, v/360)

Ebu Hureyre (r.a.)’ın rivayetine göre, Peygamberimizde alacağı olan bir bedevi, devesini istemiş ve tabiatı icabı Efendimize kaba davranmıştı. Orada bulunan ashab-ı kiram bedeviye haddini bildirmek istemişlerse de, Peygamberimiz:

-Bedeviyi bırakınız, her hak sahibinin (edep ölçüleri içerisinde) söz söyleme hakkı vardır. Buna bir deve alıp verin buyurdu. Ashab-ı kiram:

-Ey Allah’ın Rasulü! Aradık bunun devesinden daha yaşlı ve daha kıymetli bir deveden deve bulamadık dediler. Peygamberimiz (s.a.v.):

-O kıymetli deveyi satın alıp buna verin. Sizin hayırlınız borcunu güzel vereninizdir buyurdu.(Buhari, İstikraz,4)

Bu hale çok sevinen bedevi Peygamberimize dua etti.

Rasulullah bir hadislerinde de: “ Her kim bir Müslümanın ikalesini (akdini geri çevirmesini) kabul ederse, Allah’ta onun hatasını bağışlar” buyuruyor. (Müsned, 2/7122)

Paraya fazla düşkün olmamalı.

İslam dininde mala mülke, paraya ve servete fazla düşkün olmak, bunları kazanmak için haktan, hukuktan ve adaletten ayrılmak, helalı haramı, ahiretteki hesabı düşünmemek, bunlarla meşgul olurken Allah’a karşı olan kulluk görevlerini, ibadetlerini ihmal etmek ve çalışmakta bir ibadettir gibi düşünce ve boş savunmalara aldanarak hareket etmek de, kesinlikle doğru değildir. Nitekim Rasulullah Efendimiz bu konuda müminleri uyarmış ve “ Dinar ve dirhemin kullarına lanet edilmiştir.” buyurmuştur. ( Tirmizi, Zühd, 42/ 2549) Çünkü Rasulullah’a göre zenginlik mal çokluğu ile değil gönül tokluğu iledir.(Aadı geçen eser, 40/2547)

Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Kişi kardeşinin almakta olduğu mala müşteri olmasın, istemekte olduğu kıza da talip olmasın. Önceki izin vermişse o başka.’’ (Müslim, Nikah 6/3521) buyurarak pazarlık yapan kişilerin arasına ikinci bir alıcı olarak girmenin doğru olmadığını beyan etmiştir.

Yüce Allah Kuran’ı Kerim’de “Ey inananlar, cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman, Allah’ı anmaya koşun. Alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.’’ buyurmaktadır. O halde ticaretle veya başka şeylerle meşgul olurken Allah’ın bu emrine icabet edip meşguliyetleri bırakarak Cuma namazına gitmek gerekmektedir. Ulema dahi, Cuma günü ezandan Cuma namazının bitişine kadarki vakitte alışveriş yapma veya Cuma namazı kılmaktan alıkoyacak bir şeyle meşgul olmanın haram olduğunda müttefiktir. O halde beş vakit farz namazı vaktinde kılıp o anda başka şeyle meşgul olmamak, Cuma günü ezan okununca da Cuma namazı kılmak için camiye giderek kulluk borcunu ifa etmek Müslümanın asıl vazifesidir, bu vakitlerde başka şeyle meşgul olmak doğru değildir, çünkü Allah’a kulluğun dışındaki meşguliyetler Müslüman’ı Allah’ı anmaktan ve kulluk borcunu zamanında ifa etmekten alıkoymamalıdır. Gazali’nin dediği gibi dünya pazarı ahiret pazarına engel olmamalıdır. Bu konuda Kerim Kitabımızda şöyle buyrulmaktadır: “Öyle adamlar vardır ki, ne ticaret ne de alışveriş onları Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.’’ (Nur, 24/37)

Müslüman olarak Allaha karşı, kendimize karşı, ailemize karşı, komşu ve akrabalara karşı, çocuklarımıza olan terbiye, ilgi, sohbet görevlerimizi ve diğer bir hısım vazifelerimizi ihmal ederek, çok kazanma hırsıyla zamanımızı sadece ticari meşguliyetlere tahsis etmek kesinlikle doğru değildir. Hadis-i Şerif’te “Her hak sahibine hakkının verilmesi gerektiğine’’ dikkat çekilmektedir. (Buhari, Savm 51; Tirmizi, Zühft 64)

Kara borsacılık yapmamak.

Ticarette karaborsacılık (ihtikar) yapmak da dinimizce yasaklanmıştır. Nitekim peygamber efendimiz hadislerinde “Karaborsacı ne kötü insandır. Ucuzluk olunca üzülür, pahalılık olunca sevinir.’’ (Mecmau-z Zevait IV/101) buyurmaktadır. Yine peygamberimiz “Kim karaborsacılık yaparsa o günahkardır.’’ Buyurmaktadır.(Tirmizi, Büyu 40).

Alemlere rahmet olarak gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) hazretlerinin ticaret erbabı ile ilgili iki hadisi şerifini de son olarak zikretmek isterim, “Doğru ve cesur tacir kazanır.”, “Doğru ve güvenilir tüccar (kıyamet günü) Nebilerle, Sıddıklarla ve şehitlerle berberdir.” (Tirmizi, Büyu, 1/1252)

Netice olarak İslam’da helal kazanç yollarından birisi de, yazımızın başında da ifade ettiğimiz gibi TİCARETTİR. Allah’ın her konuda olduğu gibi, Ticaret ve alış- verişte de Müslümanın uyması gereken kuralları ve emirleri vardır. Bu kurallara uyarak ticaret yapanlar madden ve manen helalinde kazanır, uymayanlar da madden ve manen kaybeder, dünyada sefil, ahirette rezil olurlar. Unut mayalım ki, insanoğlu haristir. Ona bir vadi dolu mal verseniz, bir vadi dolusu mal daha ister. Onun gözünü ancak bir avuç toprak doldurur.

Rabbimiz cümlemize malımızı helalinden kazanmayı, helalinden yemeyi ve Allah yolunda harcayarak ahiretimizi de mamur etmeyi nasip etsin.

Üç haftadır işlediğimiz “TİCARET AHLAKI” ile ilgili yazımıza son verirken saygı değer okuyucularıma,

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dualarımı sunuyorum.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
12°
açık
banner303
Namaz Vakti 06 Ağustos 2020
İmsak 03:55
Güneş 05:35
Öğle 12:51
İkindi 16:43
Akşam 19:57
Yatsı 21:30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@